KARABATAK

TOPAL

bu sabah olmak istediğim kadın uyandırdı beni
sesi cetvelle çizilmiş
“neden gelmedin” dedi bana
“hâlâ geliyorum,topallar gecikir” dedim.

bu sabah olmak istediğim kadın
gökyüzünü yere indirip boğazıma doladı
yıldızlar şah damarımı kesti
“Allah kimseye böyle ölüm nasip etmesin”
olmak istediğim kadın mıhladı beni
ambulansa bindiğimde bir fatihayla yüzümü gözümü ovuşturdu hemşire
doktor röntgeni kaldırıp bakınca
kayan yıldızları gördü

bu sabah olmak istediğim kadın
cenazemde ne  çok ağladı bilsen
direksiyonsuz arabayla takip ediyordum onu kaç yıldır
kendimle olmak istediğim kadın arasında
milyonlarca kaza vardı
milyonlarca kere
cepleri sargı bezleriyle dolu tuzaklara çarptım

ölünce
not defterimin içinde kıvrılıp uykuya daldı yapacaklarım
ölünce
şiir için topladığım malzemeler kıldı namazımı
hoca onlara:
“nasıl bilirdiniz bu hatunu” dedi bir ara
topaldı dediler
Ayşe SEVİM


****

Çıktı çıkacak derken Karabatak ikinci sayıyı yaptı.

2 ayda bir yayınlanıyor(muş) Karabatak Edebiyat ve Sanat Dergisi. İlkini edinememiştim bu yüzden merakım hâlâ tazeydi.Dergide şiir,öykü,deneme örnekleri  dışında çeviri şiire (Hallac,W.V.Auden,Robert Graves vd.),fotoğrafa,illüstrasyona, müziğe,gezi, sinema ve tiyatro yazılarına da yer veriliyor. Hemen söyleyeyim fotoğraf çalışmaları güzel olsa da  fotoğraf için uygun bulmadım dergi materyalini.

Dosya konusu ise Ayşe Şasa. Şasa’yı zor soyadı kadar Türk filmlerinde,haylaz oğullarını sinirli babadan koruyan saf ve merhametli anne rolüyle hatırlarım. Tasavvuf deryasına daldığını ve son dönemde  yeni bir sinema üzerine kafa yorduğunu da biliyordum. Ki Dinle Ney’den filmini izlemiştim ve bu filmi, kurulan bu yeni sinemanın ilk denemesi olarak düşünmüştüm kendi çapımda. Sonu dağınık kalmasaymış – ağır temposuna rağmen- gayet başarılı sayacağım bir filmdi diye hatırlıyorum.(Eksiğim varsa mazur görün,sinemadan koptum epeydir)

Poetika’daki bir yazıda ise ummadığım Türkçe hataları vardı. Şaşırdım.

Önce şiir ve hikâyeleri okudum. Gerçekten iyi örnekler. Bütünüyle beğendiğim şiirler olduğu kadar biraz daha çalışılsaymış dediklerim de oldu. Ama nihayetinde hepsi belli bir çıtanın üstündeydi bana göre. Şair A.Ural’ın dergisinde de başka türlü olmazdı herhaldeJ

A.Ural’ın Bir Naatın Kıyısında adlı şiiri ile başlıyor şiir sayfaları. Ve daha ilk sayfada dudaklarım yayvanlaşıyor zevkle, hormonsuz çilek yemişim gibi:Ayşe Sevim’in Topal şiiri. (bknz. giriş)

Yine Çayan Özvaran’ın Robotların Ay Mefkuresi Hakkında Olmayacak Dua adlı şiiri benzer tat bıraktı damağımda. Diğer şiirleri tek tek anamıyorum.

Öykülerden Mehmet Erte’nin Küçük Parçalar başlığı altında yayınlanan 5 kısa öyküsünün hepsini beğendim doğrusu.  Sare Kuş’un Kirli ve Sıcak öyküsünü de çok beğendim. Diğerleri de iyi örneklerdi.

Bu ayki portrede Kleist vardı ki hakkında bir şey bilmediğimi itiraf edeyim. İyi bir portre çalışması; bütüncül, ana hatlarıyla Kleist’ın  sanat anlayışını veriyor.

Eylemsel Müzik köşesinde Mercedes Sosa portresi vardı.

Fena dergi olmamış Karabatak :)

8 yorum:

  1. evet duymuştum dergiyi..şiirde harikaydı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sayıdaki şiirlerin tümü güzeldi bence. Bu ise en hoşuma gideni oldu :))

      Sil
  2. Karabatak'ı ilk defa duyuyorum Nardacım, ama yer verdiğin şiire bayıldım çok güzel gerçekten, derginin diğer içerikleri de böyle güzelse denemek isterim, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deneme ve gezi yazıları hariç hepsini okudum. Şiir ve öyküler gerçekten iyi. Çoğu genç kalemler anladığım kadarıyla.Mayıs-haziran sayısı çıkınca sen de kendi kararını verirsin artık :)

      Sil
  3. Ben duymamıştım bu dergiyi. :) Sayenizde duydum ve edineceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sende de şiir damarı var Anıl. Bu damardaki cevheri biraz damıtırsan o dergide yayınlanabilir günün birinde.

      Sil
  4. "ölünce
    not defterimin içinde kıvrılıp uykuya daldı yapacaklarım"
    Dağıtan bir çift mısra.
    İsmini duyup edinmek istediğim bir dergiydi ancak bu yazıyı okuyunca "yine" daha çok istedim.
    Buraya hep yazıyorum "alayım", "okuyayım" diye ama
    "Hevesim olsa param olmuyor,
    Param olsa hevesim."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam üniversitedeki öğrenci hallerim:) Kılık kıyafet parasından keser kitap alırdım çoğu zaman:)

      Sil

Ölümü görün yazın bir şeyler, üşenmeyin.
E, üşenmeyin dedik ya:)