Faruk Aksoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Faruk Aksoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

GEBER JÜSTİNYANUS DEDİM VE...



Madem gittik, e bir de beğendik,iki satır yazalım film hakkında.
Hani gitmezdim ama bir fragmanda efektleri gördüm. Yakından bakmakta fayda mülahaza ettimJ

Beğendim be ben bu filmi. Tabii ufak tefek kusurları var. Misal, Bizans imparatoru savaş kararlarını hamamda,güzel hatunlar arasında,sefahat içinde veriyor. (Belki doğrudur da) Eh o kadar kusur kadı kızında da olurmuş. Ne de olsa, Türklerin yaptığı bir epik filmden bahsediyoruzJ

Bir de Karaman ovasındaki ordu efekti pek sarmadı beni. Ama astigmattan da olabilirJ

Görsel efektler iyiydi, müzik de idare etti. Hollywood tipi bir savaş filmi olmuş diyebilirim ama serde atalardan gurur duymaklık olunca kabullendikJ Fatih’i oynayan şahıs da fena oynamamış. Lakin şu Akşemseddin neden durup durup sonlarda arz-ı endam etmiş onu hiç anlayamadım!

Mehmet Han’ın, İstanbul’u fethetme tutkusu, dönemin siyasi şartlarının verilişi…bana yeterince iyi geldi. Yine bir insan olarak Sultan Mehmet’in babası,oğlu ve “zevcesi” Gülbahar hatunla olan (kuşatmadan önce ona bir şiir yazar ve verir) ilişkileri de epik bir film içinde yeteri kadardı diyebilirim. Yani buradan senariste artı puanJ Savaş sahneleri, Lağımcıbaşı ve sahneleri…epey emek verilmiş…Ki Lağımcıbaşının kısa ama öz performansına dikkatinizi sündüreyimJ Ha,bir de bizim çok bildiğimiz gemileri karadan yürütme olayını abartmamış yönetmenimiz.

Geber Jüstinyanus dedim de,aslen iki yakışıklı arasında kaldım, bu biraz uzun olmuş olan teke tek dövüş sahnesinde. Sonunda damarlarımdaki “ırkçı” kan ağır bastı ve Jüstinyanus’a beddua ettim. Üzgünüm Cengiz Coşkun J

Yalnız… son sahne bu kadar mı aceleye getirilir, bu kadar mı saçma olur yahu? Aptallıktan yapılmadıysa gizli bir gönderme var diyebiliriz de göndermenin amacı beni aşar: Bir Amerikan başkanı (Klingon muydu Clinton mıydı?) gelip de bir bebemizi öpmüştü ya,Fatih de fetihten sonra Ayasofya’ya giriyor,yeni tebaasına hitap ettikten sonra bir kız bebesini kucaklayıp öpüyor filan. Bu sahneyle bitmesini gururuma yediremedimJ

Hasıl-ı kelam, Kral Arthur ve Merlin hikayeleri izlemekten cıcığı çıkmış biri olarak bu filmi aldım baş üstüne koydum.

Not: Burada filmin resmi web sitesi
İyi seyirler efem.