19 Şubat 2012

GEBER JÜSTİNYANUS DEDİM VE...



Madem gittik, e bir de beğendik,iki satır yazalım film hakkında.
Hani gitmezdim ama bir fragmanda efektleri gördüm. Yakından bakmakta fayda mülahaza ettimJ

Beğendim be ben bu filmi. Tabii ufak tefek kusurları var. Misal, Bizans imparatoru savaş kararlarını hamamda,güzel hatunlar arasında,sefahat içinde veriyor. (Belki doğrudur da) Eh o kadar kusur kadı kızında da olurmuş. Ne de olsa, Türklerin yaptığı bir epik filmden bahsediyoruzJ

Bir de Karaman ovasındaki ordu efekti pek sarmadı beni. Ama astigmattan da olabilirJ

Görsel efektler iyiydi, müzik de idare etti. Hollywood tipi bir savaş filmi olmuş diyebilirim ama serde atalardan gurur duymaklık olunca kabullendikJ Fatih’i oynayan şahıs da fena oynamamış. Lakin şu Akşemseddin neden durup durup sonlarda arz-ı endam etmiş onu hiç anlayamadım!

Mehmet Han’ın, İstanbul’u fethetme tutkusu, dönemin siyasi şartlarının verilişi…bana yeterince iyi geldi. Yine bir insan olarak Sultan Mehmet’in babası,oğlu ve “zevcesi” Gülbahar hatunla olan (kuşatmadan önce ona bir şiir yazar ve verir) ilişkileri de epik bir film içinde yeteri kadardı diyebilirim. Yani buradan senariste artı puanJ Savaş sahneleri, Lağımcıbaşı ve sahneleri…epey emek verilmiş…Ki Lağımcıbaşının kısa ama öz performansına dikkatinizi sündüreyimJ Ha,bir de bizim çok bildiğimiz gemileri karadan yürütme olayını abartmamış yönetmenimiz.

Geber Jüstinyanus dedim de,aslen iki yakışıklı arasında kaldım, bu biraz uzun olmuş olan teke tek dövüş sahnesinde. Sonunda damarlarımdaki “ırkçı” kan ağır bastı ve Jüstinyanus’a beddua ettim. Üzgünüm Cengiz Coşkun J

Yalnız… son sahne bu kadar mı aceleye getirilir, bu kadar mı saçma olur yahu? Aptallıktan yapılmadıysa gizli bir gönderme var diyebiliriz de göndermenin amacı beni aşar: Bir Amerikan başkanı (Klingon muydu Clinton mıydı?) gelip de bir bebemizi öpmüştü ya,Fatih de fetihten sonra Ayasofya’ya giriyor,yeni tebaasına hitap ettikten sonra bir kız bebesini kucaklayıp öpüyor filan. Bu sahneyle bitmesini gururuma yediremedimJ

Hasıl-ı kelam, Kral Arthur ve Merlin hikayeleri izlemekten cıcığı çıkmış biri olarak bu filmi aldım baş üstüne koydum.

Not: Burada filmin resmi web sitesi
İyi seyirler efem.

7 yorum:

  1. Hadi bakalım ben dolanbaçsız dalayım konuya:))
    Efendim, İstanbul ve 1453 hakkında en iyi kitaplardan birisi, Gustave Schlumberger nâm keferenin, "İstanbul Düştü" (Kaknüs Yayınları)olup, dönem Bizans ve Batılı Vakanüslerinin, kuşatma sırasında Bizans saflarında savaşan Venedik ve Latin Komutanların günlüklerinden de yararlanılarak hazırlanmış bir eserdir. İlginç bilgiler de yer alır: Sırp Kralının birleşik olarak Osmanlı Ordusunda 30.000 savaşçısı ile yer aldığı gibi. Doğru bilgidir bizimkiler görmezlikten gelseler de. Şu son sahne biraz fazla abartılı olmuş; 3 günlük yağma yapılırken ("Altınları sizin, binaları benim.Halkına ve binalara dokunulmayacak." Son hücum günü gecesinde söylendiği dikkate alındığında, Ayasofya'ya girip bebe falan öpmesi olacak iş değil. Suikast olasılığı üst düzeyde iken hele.) seçim gezisine çıkmış gibi işler yapılmaz orada. Gemiler abartılı değil diyorsun da benim gördüğüm kadarı ile fragmanlardan yine de abartılı. Zaten, gemi değil bunlar, "çektirme" diye tabir edilen, oniki metreden uzun kayıklar. Gemiden az küçük bir şey anlayacağın. Justinyanus dediğin muhtemel, Jan Justiniani olmalı. Cenevizli Longo. Latinlerin komutanı. Nasıl yaralandığı tartışmalıdır filmde kim yaraladı bilmiyorum gemisinde mi yoksa adada mı o bile tartışmalı iken bi de falanca mı öldürdü? Dur yoksa, Ulubatlıya mı öldürttüler.:)) Hipodromda o kadar kalabalığı niye topluyorlar onu da anlamadım ama neyse. Ne İstanbul'da o nüfus kalmıştı kuşatma döneminde, ne de o kadar asker vardı. Bakma, iyi dayanmış adamlar.:)

    YanıtlaSil
  2. Usta, sen benden de negatif eleştirmensin ha:)) Seni "danışmanlar" kadrosuna önereceğim de bu kez filmler hiç çekilemez diye korkuyorum:))

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Evet izlemedim ve düşün bi de izlesem neler yazarım.:)) Cennet Krallığına etmediğm laf kalmamıştı.:))
    Çekilir be yahu niye çekilmesin. Kovuverirler beni olur biter.:P

    YanıtlaSil
  5. Usta be, illet ediyosun adamı bazen:) Neyse,hemşeri hesabından kurtarıyosun. ( Nedim Hazar da epey kondurmuş kritiğinde.)

    Selamlar efem:)

    YanıtlaSil
  6. Güzel yorumuna hemen hemen virgülüne kadar katılıyorum. Hele Karaman ovasındaki ordu efekti ve Akşemseddin hakkında söylediklerine en küçük pikseline kadar :) Akşemseddin oyunculuğu hakkında ben de birşeyler söylemek isterdim kendi yorumumda ama olsun o da bende kalsın. :)
    Link için de teşekkürlerimle kardeşim...

    YanıtlaSil
  7. http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19963103.asp sen bi de bana negatif diyordun değil mi; al sana "Negatiflerin Efendisi".:))

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)