12 Kasım 2017

KÜLT NEDİR? NASIL ONDAN KORUNMALIYIZ?

Eco'nun Anlatı Ormanlarında altı Gezinti'sinde de kült eserlere ayrılmış birkaç paragraf vardı. Fakat o naif kültlüğe gelmeden önce okuyun-izleyin derim. Farkında olmadan hemen hepimizin bir "külte" takıldığını acıyla fark edeceksiniz...

"Bu kelimeyi nasıl tanımlamışlar iyice öğrenmemiz lazım. Amerika’da 1979 yılından bu yana,

10 Kasım 2017

Cep Telefonu Seçme Problemi

Fizikteki hız problemleri kadar zor benim için.

O kadar çok seçenek var ki...( Yorum yazarak yardımcı olabilinir:))

Teknolojiyi takip etmediğim de ortada. 4 buçuk yıldır mini bir telefonla idare etmişim, yeğenlerim dalga geçiyorlar artık:) Fakat dalga umrumda değil, benim akıllı telefon alzaymır oldu. (Her şeyin yerini şaşırıyor, vermediğim komutları uyguluyor, verdiklerimi de bi' tarafına saymıyor. Bu isyan durumunda kellesinin uçurulması şart.)

8 Kasım 2017

GAVUR MAHALLESİ

Paketin arkasında "Çok amaçlı ayıklama metodlarını kullanmamıza rağmen taş çıkabilir, gözden geçirilmesini tavsiye ederiz." yazıyordu. 

Barbunyaları gözden geçirmeden tencereye atmış ıslatmıştım, son anda ellerimle gözden geçirdim; bir şey çıkmadı. Çocukluğuma dönmemem imkansızdı; valide önümüze bir tepsi verir, mercimek, pirinç, bulgur... Allah ne verdiyse ayıklamamızı buyururdu...

7 Kasım 2017

ORASI CENNET OLMALI!

İş ve eş gereği ABD, Houston, Teksas’ta yaşıyorum. Geçen hafta başımdan geçen ilginç ve gerçekten çok etkilendiğim olay, evime yakın bir postanede gerçekleşti. Yeni yıl hediyesi olarak internet aracılığıyla satın aldığım kol saati paketten camı çatlamış çıkınca, vakit kaybetmeden derhal iade formunu doldurup soluğu postanede aldım.

2 Kasım 2017

SEVMEK KOLAY

                                                                              SEVMEK KOLAY

                                                                       Bir sıcak söz, bir demlik çay... İşte sevmek bu kadar kolay.
                                                                                              Bastığımız toprak, gökyüzünde ay, al tut elimi bu kadar kolay.
                                                                                              Göklere çıkmasak olmaz mı, yıldızları tutmasak
                                                                                              Dağları delmesek olmaz mı, Mecnun gibi yanmasak?
                                                                                              Bir sıcak söz, bir demlik çay...İşte sevmek bu kadar kolay...
                                                                                              Her mevsim bahar ılık bir rüzgâr, kapılsan gitsen bu kadar kolay
                                                                                              Samanlık seyran, göğüm saray, al tut elimi bu kadar kolay...*

                                                              
                Dolmuştan indiğimde bacağım hâlâ sızlıyordu.
                Asıl sızlayan neydi tahmin edin bakalım. Anladınız hemen değil mi? "Beni bir daha arama!" dediği andan bu yana, yani... dört saat yirmi dakikadır sızlayan şey kalbimdi.