ÜLKÜCÜNÜN İSYANI

 

Mahallede bulduğum ilk elektrikçiye girdim. Tv kablosuna ek yapmak için f konnektör gerekiyordu. Dükkandaki adam biraz bezgin biraz kızgın yanındakine bir şeyler anlatıyordu. Cumada birileri bir şey demiş, o da neyi neden dediğini, buna karşılık ne söylendiğini filan anlatıyordu. Esmerliği sözlerine, vurgularına yansımıştı. 6 lira verip f konnektörü aldım. Tv yeni yerinde süper oldu.

 

İkinci gidişimde önceki oturanlardan kalan ve eşimin nedense söktürmek istemediği avizenin abidik gubidik lambasını arıyordum. Adı kapsül ampülmüş. Bit kadar bir şey, ama 20 watt, o da 6 lira. Esmerliği ruhuna işlemiş adam bir yandan elimdeki örnek ampule bakarken bir yandan

Uzak Durulacak Nakliye Firmaları

 İnternetteki şikayetleri görünce şöyle düşünmeye başladım: Bir iş beceremeyen, işi gücü olmayan ne kadar vasifsız ve özensiz , mafyatik insan varsa nakliye işinde çalışıyor bu ülkede. 

Bir benzeri de "usta" geçinenler. 

.........


Ankara İpekyolu N. , Kayseri Çelik N.


HANGİ YILDAYIZ?

 

Taşındık. Helak olma noktasına yaklaştım. Kendimi tutmayı başardım biraz, bırak ölen ölsün kalan sağlar bizimdir hesabı. Zehir zıkkım olsun özensiz nakliyecilere. Japon kanalında görmüştüm nakliye firmasının elemanları astronot kıyafeti gibi kıyafetler giyip müşterinin evine geliyorlar, paketlenecek şeyleri tek tek not ediyorlar ve ertesi gün pambıklara sarıp bebek taşır gibi taşıyorlar. İşte hayalimdeki taşımacılık! (Hayaller Tokyo, gerçekler Ankara. Ama beye dedim, sigortalı değil bunlar diye, dinletemedim. Ey inatçı beyler, hatunlarınızı dinleyin, elalemi değil.)

 

Eski Sevgili, Leyla Erbil

 

Profesyonel kamera ile fotoğraf çekmeye başladım bir süredir. Yukarıdaki de bunlardan. Yavaş yavaş öğreniyorum teknik konuları. Liseden beri hayalimdi bu, ucundan da olsa başladım, mutluyum. Ülkenin halini unutup fotoğraf çekmeye vereceğim kendimi...

Mafyası, müsilajı.... Ülke mahvolmuş... Leyla Erbil de bu mahvolmuş ülkeyi anlatmış aslında. İnsanımız kafa yapısını değiştirmezse bir şey de değişmeyecek, dönüp dolaşıp bu cümleyi kurarken buluyorum kendimi. Kafamda bir şey var bu konuda, yapmalıyım bunu...


Kitap çok güzel. Ivır zıvır okumak yerine usta işi bu uzun öyküleri okumak iyi bir karar olmuş.

Gecede adlı kitabını 2012'de okumuşum. Onu da beğenmiştim.

Öykü sevmeyenler için Erbil'in bu uzun  öyküleri iyi olabilir, onlara da ısrarla öneririm. Tabii laylay lom konular beklemeyin. Ama anlatımdaki güzellik sizi çekecektir.

Erbil, ödüllere yarışmalara katılmıyormuş, en güzelini yapmış!



Mide Fıtığı Diye Bir Şey Yoktur

 Profesör doktorun demeye getirdiği bu, beden diliyle. Hiç mühim değilmiş benimki. Haliyle ben de yokmuş gibi davranacağım. Neyse ki başka sorun çıkmadı sindirim sisteminde. Bir pimpirik olayını daha kazasız atlatmış bulunmaktayım😄