Şark-İslam Klasikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şark-İslam Klasikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17OO'LERDE OSMANLI'DA PROFESÖR OLMAK :)


Adım nadir konulan bir isim ve Farsça. Özellikle okul yıllarındayken anlamı çok sorulurdu. Sanırım ortaokul yıllarımda anlamını bulup öğrenmiştim. Bir de kullanıldığı bir şiir vardı. Hem bilinmeyen bir adım var, hem de bir şiirde kullanılıyor (tabii isim haliyle değil ama olsun:)) hemen aklıma yazıldı. İşte o zamandan beri, şiirin müellifi Erzurumlu İbrahim Hakkı Efendi adını bilirim. Damla blogunda hocamız da birkaç gündür onun hakkında yazıyor. Özellikle belirttiği kaynaklardaki doktora tezi vb. gibi bilimsel çalışmalar çok hoşuma gitti. Kendisine emeği için buradan teşekkür ediyorum.

Alttaki ilk linki ise özellikle verdim. Osmanlı'nın üniversiteleri denen medreselerde "alim" yani profesör olmak o kadar da kolay değilmiş, en azından sıralanan eserlerin bilinmesi gerektiği şartına bakarsak. 

Her devirde, gerçekten araştıran,okuyan,tartışan öğretmenlere,bilim insanlarına ihtiyacımız var.



Alttaki bu linki de özellikle seçtim, çünkü E.İ.Hakkı Efendi'nin olduğu gibi diğer alimlerin de üslubu içindeki kendine ait yorum ve tarzları ayırt etmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Bu tip çalışmalar (Prof. Cemal Ağırman) hem alimlerin kendi yorumları olduğunu, bunun onların hem yorum yapabilecek,geliştirebilecek kadar birikimli olduğunu gösteriyor,hem de - bu örnekte;İsrailiyyat tabir edilen bilgilere, kurgusal anlatım ve süslemelere- farklı söylemlere başvurduklarını gösteriyor, dolayısıyla İslam'daki ilk metnin ayrımına varmamızı sağlıyor.

BOSTAN

Yazarı: Sadi-i Şirazi

Yayınevi: MEB

Basım yılı:1967

Eserin yazıldığı tarih: 1257

Çeviren: Hikmet İlaydın



MEB'nın Şark-İslam klasikleri arasındaki bu eseri daha lisedeyken duymuştum; Gülistan ile beraber. Kitapçılara girdikçe aramış, bulamamıştım. 2. el kitap satan bir kitabevinde görünce aldım.



Çeviren, Sadi'nin beyitlerini düzyazıya çevirmiş, geniş dipnotlar ve açıklamalar düşmüş. Döneminin hükümdarına nasihatler içeren bu eserde Sadi,hikaye ve menkıbelerden faydalanmış.

Kitabı bitirmeden başka birine geçtiğimi itiraf ediyorum.

Gülistan'ın daha güzel olduğunu söylüyorlar. Umarım öyledir. Gerçi elimde yok şu an. Bostan'daki öğütler ise bence hala geçerli devlet yöneticileri için. Keşke tüm idareciler okusa bu tip eserleri; bulundukları mevkilere "halka hizmet" için geldiklerini ve herkese "eşit" davranmaları gerektiğini "unutmamaları" için.