HİSSELİ HARİKA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HİSSELİ HARİKA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

RESSAM VE ÇIRAĞI



Usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış.
Claude Theberge

Büyük usta öğrencisini uğurlamış.

Giderken çırağına:

''Yaptığın son resmi şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın?"" demiş.

"Resmin yanına kırmızı bir kalem bırak insanlara resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını
rica eden bir yazı iliştirmeyi unutma" diye ilave etmiş.

Öğrenci birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş.Resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş.

Üzüntüyle ustasının yanına dönmüş.

Usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini önermiş.Öğrenci resmi yeniden yapmış.


Usta yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Fakat bu kez yanına bir paket dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş.Yanına da , insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş.

Öğrenci denileni yapmış.
Birkaç gün sonra bir de bakmış ki resmine hiç dokunulmamış.

Sevinçten ustasına koşmuş.

Usta ressam şöyle demiş:

'' İlkinde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleşitri sağanağı ile karşılaşabileceğini gördün.

Hayatında resim dahi yapmamış insanlar gelip senin resmini karaladı. İkincisinde, onlardan yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.''

Emeğinin karşılığını,senin  ne yaptığını bilmeyen insanlardan alamazsın.

Değer bilmeyenlere sakın emeğini sunmayasın.

Asla bilmeyenlerle tartışmayasın…

SORUNU ÇÖZMEK YERİNE ÖRTMEK,BASİT ÇÖZÜMÜ GÖREMEMEK, LİDERİN SONU, SIRADIŞI BAKMAK, SAVAŞ ÇOCUKLARI

                                                                Karikatürist: Chuyang Ye
                                                      Karikatür: Constantin Ciosu
                                               Karikatür: Doğan Arslan

                                                      Karikatür: Oleg Delgadcshov

                                                  Karikatür: Rana Mermertaş
(Başlıktaki yorumlar bana aittir.)

YALANCI İLE YAMAYICININ FIKRASI *


Efendim, tarihte bir yalancı bir de yamayıcısı yaşamış. Yalancı, yamayıcısını yanından hiç ayırmazmış. Çünkü söylediği yalanlar bazen itirazlarla karşılanırmış. İşte o zaman yamayıcıya iş düşer, yalancının gözünü kırpmadan söylediği yalanlarını anında yamar, inanılır hale getirirmiş.

Bir gün mecliste başköşeye oturan yalancı yine başlamış yalanlarını sıralamaya:

- Ben demiş, buraya gelirken gökten köpek sesleri geldiğini işittim. Kulakları patlatırcasına köpek havlaması geliyordu gökyüzünden..

İtiraz etmişler olmaz böyle şey demişler, gökten köpek sesi gelmez!

Hazır bekleyen yamayıcı hemen devreye girip yamasını yapmış:

-Arkadaşlar demiş, ben de işittim gökten gelen köpek seslerini. Kartalın biri yerden kaptığı köpek yavrusunu havaya kaldırmış götürürken havlayan köpeğin sesiydi!..

İtirazcılar olabilir diyerek susmuşlar.

Cesareti artan yalancı, yeni iddiasını da şöyle atmış ortaya: