Borges etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Borges etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ben Diyeyim Elif, Sen De Aleph...



... kumlara özenle bir dizi harf çizip çizip siliyordu, tıpkı düşlerimizdekiler gibi kavranış sınırına varır varmaz dağılıp giden harfler. 

Mavi Köşede ÖYKÜ Kırmızı Köşede ROMAN



Vallahi öykü yazmak daha zor.

Çok iyi bir öykü ve roman okuru olup öyküler ve roman yazmaya çalışmış (hatta, cahil cesaretiyle yazıp yolladığı ilk ve tek roman "taslağı", adı sanı belli bir yayınevi tarafından çalınmış :p)  biri olarak gönül rahatlığıyla söylüyorum bunu.

İyi bir öykü yazmak, iyi bir roman yazmaktan daha zor. En azından daha kolay değil.

BEŞİ BİR YERDE


Sanki buraya kaydetmesem bu kitapları okuduğuma inanmayacağım. Böyle bir alışkanlık oldu işte…

Geçen aylar içinde okuduğum 5 kitabın bendeki akislerini kısaca anlatayım.

Borges, Alçaklığın Evrensel Tarihi, Celal Üster’in çevirisiyle İletişim Yay.,2011 baskısı:

Borges’i çok seviyorum, Alef’ten bu yana. Tüm eserlerini okumayı planladım. Alçaklığın Evrensel Tarihi, daha 30’lu yaşlarının başındayken yazdığı,ilk dönem diyebileceğimiz ve büyülü gerçekçilikle ilgisi olmayan öyküleri. Kimini kitaplarda okuduğu, kimini gazete haberlerinde duyduğu olaylardan  yola çıkarak (Billy The Kid bile var),duru, sade ama “hissiz” ama elbetteki yanlı bir üslupla anlatmış. Okuduğunuzda ne demek istediğimi anlayacaksınız. Yine kitaptaki Vesaire bölümünde, yazarın daha o zamanlardan ilgi duyduğunu gördüğümüz müslüman-doğu hikâyelerinden yaptığı çeviriler var. Diğer Borges kitabı kitaplıkta göz kırpıyor ama tatlıyı sonra yemek gibi onu okumayı erteleyeceğim sanırım.

Truman Capote, Gümüş Damacana,Püren Özgören’in çevirisiyle, Sel Yay., 2010 baskısı:

BORGES, BORGES,BORGES

Kitap: Alef (El Aleph, 1949)
Yazar: J.L.BORGES (1899 Buenos Aires,Arjantin - 1986 Cenevre, İsviçre)

Yayınevi: İletişim, 2010, 10. Baskı
Çevirenler: Tomris Uyar, Fatih Özgüven, Fatma Akerson, Peral Bayaz Charum



Borges hakkında topu topu iki- üç yazı okumuştum ama iyice merak ettiren metinlerdi bunlar. Gariptir ki karışık hislerle erteledim okumayı. Bir de yakındaki kitapçılarda bulamıyordum. İyice oluruna bırakmıştım. Geçen ay günü geldi, gidildi,alındı. Ama hemen başlamadım tabii o garip his sebebiyle. Bir müddet kitaplıkta serazad durdu öyle.


Okumaya başladım. Yavaş yavaş ilerledim.Bitirdim.

Ve …nasıl anlatabilirim!

Arka kapakta da yazdığı gibi sanki yüzlerce sayfa okumuşuz, evrenler içinde evrenler gezmişiz hissini veren öykülerden oluşuyor Alef.

Garcia Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık’ındaki doğaüstüyü doğallaştıran o çarpıcı ve akıcı tarzı hatırlatan bir üslubu gördüm Alef’de genel olarak.


Düşle gerçek, doğu ile batı, kuzey ile güney, göl ile okyanus,İslamiyet ile Hristiyanlık, geçmiş çağlar ile bugün, eski moda ile yeni moda, felsefe ile mizah, kütüphaneler ile sokaklar, tabiat ile teknoloji, taşra ile gökdelenler arasında gidip gelmiş, yıldızlar katına çıkıp mitoloji prensesleriyle bakışmış , insanları gözetlemişim gibi hissettim Alef’i okurken.


Ve bir itiraf : Öykülerde geçen gerçek (hangileri gerçek değildir bilemem ya) yer, kitap,yazar isimlerinin yarıdan fazlasını duymuşluğum yoktur. Borges’in Batı-Latin-Yunan klasikleri kadar Doğu-İslam eserlerini de “biliyor” olduğunu yine evvelden okuduğum makalelerden biliyordum. Ve öykülerin içinde bunlar öyle erimiş, billurlaşmış ki hayran kaldım.

(Misal; öykülerden biri Averroes yani İbn-i Rüşd ile ilgili. Hani “bir Doğulu olarak ben” yazmalıydım böyle bir hikayeyi, ama nerde bizde İbn-i Rüşd’ü tanıtacak eğitimciler,okuyup anlayacak istek ve tavır? )

Kaçmak isteyebileceğim ( dönmesem de olur ) bir dünya buldum Borges’de. Borges’in Dünyası. Diğer kitaplar için bütçe çalışmalarına hemen başlamalıyım.

Sonuç olarak bana sorarsanız,hâlâ varsa, BORGES okumayan kalmasın lütfen! :)



NOT: O makalelerden birini buldum:

“Borges ve Borges’in sanatı üzerine kuracağımız her türlü yaklaşımın, bakışın, bir süre sonra hayal ile gerçeğin,