G.G.Marquez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
G.G.Marquez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

GECE VARDİYASI MI YAPTINIZ ŞEREFSİZLER?



*Negatif bir şeyle başlamıştım yazıya. Sildim onu. Şirin, havai, hoş şeylerden bahsedelim.

*Hezaren kelimesinin iki farklı dilde iki anlamı varmış.

Mavi Köşede ÖYKÜ Kırmızı Köşede ROMAN



Vallahi öykü yazmak daha zor.

Çok iyi bir öykü ve roman okuru olup öyküler ve roman yazmaya çalışmış (hatta, cahil cesaretiyle yazıp yolladığı ilk ve tek roman "taslağı", adı sanı belli bir yayınevi tarafından çalınmış :p)  biri olarak gönül rahatlığıyla söylüyorum bunu.

İyi bir öykü yazmak, iyi bir roman yazmaktan daha zor. En azından daha kolay değil.

SİNYOR MARQUEZ'İN 12 GEZİCİ ÖYKÜ'SÜ

Çamur da  pek beğendi. 


Turgut Uyar’ın Büyük Saat’i hayli hacimli olunca araya başka kitapların girmesi benim açımdan kaçınılmazdı.

Marquez’in sırf girişteki “Neden on iki,neden öykü ve neden gezici?” kısmı için (A.Ural programlarından birinde okumuştu) bile alırdım kitabı  ki öyle de oldu.

Eski mahalleden Niğde’li komşumuz Salih amcanın tıpkısı (bknz. arka kapak resmi,bknz. Salih bey amca) olan Sinyor Marquez ile tanışıklığımız Yüzyıllık Yalnızlık’a dayanır. Hemen bir kıyaslama yapacak olursak, haliyle, hacimli o romandaki karmaşa,ağırlık yok bu öykülerde.

Ama yazarımızın “büyülü gerçekçilik” tabir edilen üslubunu yine görmekteyiz. Arka kapakta yazdığı gibi “Usta, gerçekçilik dünyasıyla düşler dünyasını buluşturmaktaki eşsiz yeteneğini bir kez daha ortaya koyuyor.”(…) 1982 Nobel ödüllü Marquez, 18 yıllık (yanlış yok,18) bir zaman diliminde aralıklarla kaleme aldığı kısa öyküleri bir araya getiriyor.”

Bu 18 yılın serüveni başlı başına bir öykü bence.