Ufaklı tefekli kafelerden birinin gölgeli masalarından
birine geçip "iki çay söyledik
orada". Alan küçük olunca iki
masa sandalye atmışlar yan yana, haliyle dip dibe oluyorsunuz. Benimki
ihtiyaten oturabilir miyiz diye sordu yan masamızdaki beye. İngilizce
"Elbette, hele yanınızda bir hanımefendi varken" diye cevap alınca vay be dedim
Avrupalılık böyle bir şey olmalı :)