Okur-yazarlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okur-yazarlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

kelimelerin namusu

Cemil Meriç, tam olarak hangi bağlamda söylemiş bilmiyorum ama kelimelerin namusundan bahsetmiş.

Bugün, ülke olarak başımızdaki bunca belanın temelinde de benzer bir şeyi görüyorum: Kavram karmaşası.

Neden karmaşa?

neden

Bazı hikâyelerin, romanların bir sahnesi, diğerlerinden daha çok kalmış aklımda. O kadar canlılar ki, adeta o hikâyeyi ya da sekansı yaşamışım gibi. Benim gibi ezberinde ne bir çift mısra olan, ne de  okuduklarından bir cümle anekdot dahi kalan biri için şaşılacak şey.

METİNLERARASILIĞIN MEŞRUİYETİ HAKKINDA KENDİ KENDİNE BİR KONUŞMA



Umberto Eco'nun 50 bin adet kitabının olduğu ve geçtiğimiz aylarda bir "liste" müzesi açmasına dair bir   haberin* ardından şöyle düşündüm: Eco, işini bilen bir yazar.

Onca kitabının olması ve çoğunu -yeri geldikçe okuyacak diyelim- okumuş olması… Sonra yazdığı zengin metinleri okuyoruz. Göndermelerini, kaynaklarını belli etse de, yahut (yine o tatlı kurnazlığıyla) okuru iyi ve sıradan diye ayırıp göndermelerimi anlayabilen zaten iyi okurdur ve benim nelerden alıntı, nelere gönderme yaptığımı, nelerden esinlendiğimi bileceklerdir demeye getirmesi… Ama sonuçta yazdığı metin, onun başarısı oluyor.