*
Öğretilen çok şeyi olduğu
gibi kabul etmekten çıkıyor sorunlar, sormuyor,düşünmüyorum…
Günümüzde
kapitalizmden,tüketim toplumu olmaktan hemen her vicdanlı insan şikâyetçi…
Problem daha en başta,
iktisat tanımında başlıyor. Nedir bana üniversitede derslerde öğretilen iktisat
tanımı: İnsanın sınırsız ihtiyaçlarının, sınırlı dünya kaynaklarıyla
karşılanması için yapılan faaliyetler…
Karşımdaki adam, şöyle değil
mi işin aslı diye soruyor:
Sınırsız olan insanın ihtiyaçları değil, arzularıdır.
Ve bundan belki de bin yıl
kadar önce yaşamış bir Endülüslü'den alıntılıyor:
Su içmek : ihtiyaç
Suyu bir bardak ya da tasla
içmek : tedbiliyat
Suyu, bir liralık süslü bir
bardakla içmek : tahsiniyyat
Suyu, bin liralık bir
bardakla içmek : tahribiyyat
Gerçekten de gereksiz yere
tüketerek ne kadar çok tahrip ediyoruz: zamanımızı, bedenimizi, tabiatı, başka
insanların hakkını, emeğini…
*Germain Krull, via by süprüntü.tumblr