Haldun Taner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haldun Taner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ÇOK GÜZELSİN, GİTME DUR...

Böyle yakın geçmişimize ait gazete vb. yazılarını okumak kadar ufuk açıcı bir şey yok galiba... Yani okuduklarıma, Taner'in o dönemde eleştirdiklerine bakıyorum - siyasi görüş vb.den bağımsız olarak- toplumumuzun sakat yönlerinin yeni olmadığını, bilakis kökü derinlerde arızalar olduğunu ve sorunların çözülmek yerien en fazla günübirlik çarelerle geçiştirildiğini, böylece de kangren olduğunu görüyorum.... Meğer ne rezil, uyuşuk bir milletmişiz! Şimdi böyle diyorum diye birileri beni linç etmeye kalkar diye de korkup bu bahsi uzatmıyorum! Malum, durumlar belli...

Birkaç alıntıyla bitireyim en iyisi. Görülecektir ki bir gıdım yol alamamışız o günlerden bu yana.... kısacası  zihniyetimiz sakil...

ŞİŞHANE'YE YAĞMUR YAĞIYORDU...

Haldun Taner de geç okuduğum yazarlardan. Oysa bu kadar geç kalmamalıydım.

Keşanlı Ali Destanı'nı çocukken Tv'den izlemiştim. Tabii ki TRT'de.

Şamama kim, sen kimsin, herkes haddini bilsin, repliği aklımda kalmıştır, bir de " Kıllısı, kılsızı, hırlısı, hırsızı, donlusu, donsuzu..... heeep buradan geçer" gibi sözleri olan o tirad...

Meraklısı intenetten bakıp bulsun bu güzel oyunu. Gülriz Sururi ve yakınlarda kaybettiğimiz eşi Engin Cezzar oynamışlardı... Tabii o zaman bu isimlere aşina değildim, ilkokulda filandım galiba...

Neyse, gelelim Taner'den okuduklarıma.

Elbette ki öncelikle Şişhaneye Yağmur Yağıyordu / Ayışığında Çalışkur.

Dönemi itibariyle, entelektüel kimliği itibariyle Taner'in yazdıkları çok önemli bana göre. Bunu özellikle gazete yazılarının toplandığı, Çok Güzelsin Gitme Dur,  Ölürse Ten Ölür, Canlar Ölesi Değil gibi düzyazılarının toplandığı seri için söyleyeceğim.

Dönelim Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu'ya... İlk basım 1953.

ZAMANSIZ




Necati Mert de geç okuduğum yazarlardan.
Geç okuduğum ve buna hayıflandığım.
Arada o kadar şişirme ve değmeyecek kalem okumuş oluyor ki insan, böyle ustaları geç keşfettiğine yanıyor bazen.

Gerçi kötü ya da vasat olmasa iyiyi ayırt edemezdik, değil mi? :)