Hakkında yazacaktım,
tasarımım buydu. Yine yazıyorum fakat araya başka şeyler eklendi... Belki de
eklenmedi, bilinçaltıma tıktığım deliller gün yüzüne çıkıp çalkaladı beni...
Sonra yine bıraktım.
Sonra yine döndüm; bu
öğlen, adını bile doğru dürüst bilmediğim bir yerde, iki polisin arasında
umarsızca salınarak giden delikanlıyı görünce...
Anahtarı ver ulan dedi
polisin biri zanlıya.
Akşamüstü
Tilkillik'ten Kemeraltı'na doğru yürürken ise unutmuştum insanın "kötülüğünü".
Kalabalık, renkler, hay huy...