2 Aralık 2015

İnsanın Kötülüğü

Hakkında yazacaktım, tasarımım buydu. Yine yazıyorum fakat araya başka şeyler eklendi... Belki de eklenmedi, bilinçaltıma tıktığım deliller gün yüzüne çıkıp çalkaladı beni...

Sonra yine bıraktım.

Sonra yine döndüm; bu öğlen, adını bile doğru dürüst bilmediğim bir yerde, iki polisin arasında umarsızca salınarak giden delikanlıyı görünce...

Anahtarı ver ulan dedi polisin biri zanlıya.

Akşamüstü Tilkillik'ten Kemeraltı'na doğru yürürken ise unutmuştum insanın "kötülüğünü".  Kalabalık, renkler, hay huy...


Sonra evde haberler... " Gerçek dünyaya hoş geldin, başka dünyalara hoş geldin."

Bir arkadaşımın Facebook'ta paylaştığı bir yazı, konuyu bir zamandır evirip çeviren kafamda düğmeye basmıştı.

Sonra Füsüsul Hikem'i okumaya çalışırken derinden düşünmeye başladım. Sufilerin "insanın içindeki iyi ve kötü çekirdekler" mecazını düşündüm ardından.

Derken geçen sene izlediğim bir belgeseli hatırladım; bebeklerle yapılan bir "masumiyet" deneyini anlatıyordu.  Sonra Bakhtin okurken rastladığım bir Dostoyevski alıntısı...


Ve hatırladığım şekliyle bir anekdot: Çok güzel bir manzarası olan - deniz ve orman gibi- bir otoyolda gittiğinizi düşünün. O manzarayı izlemek için bir kenara çekip birkaç dakika durmaz insan ama bir kazanın enkazını vb. ni görmek için merakla durup bakar. Güzeli değil kötü olanı izlemek için meraklanıp duruyoruz. Neden?

Yazımın girişi kafamda böyle şekillenirken Ankara'daki dehşetle sarsıldım. Gönlüm insanoğlunun özünde iyi olduğundan yanaydı, bu habere kadar.  

Aslında gönlüm yine o yanda. Umut olmasa acaba yaşar mı insan?


FUSUSÜL HİKEM, ZEKİ DEMİRKUBUZ, DOSTOYEVSKİ, YALE ÜNİVERSİTESİ, ANKARA PATLAMASI VD.


Fusüsül hikem, hikmetlerin özü demek. Hikmet'in ise değişik anlamları var. İbn Arabi'nin Hikem'i ise peygamberlerin hikmetleri hakkında.

Kitabı tanıtmak haddime değil, beni aşıyor. Burada bu kadarını söyleyip takıldığım ilk noktaya geçiyorum.  

Adem peygamber bahsinde; Kuran'da[1] meleklerin: “Yeryüzünde bozgunculuk yapacak birini mi yaratacaksın?” dediklerine bir yorum getirmiş. Şöyle devam ediyor İbn Arabi:  

Ama bu, (Âdem’i) kötülemekten başka nedir? Ve kötüledikleri şey, bizatihi bu kötülemeleriyle onların kendisinde ortaya çıktı. Bu şekilde, Âdem’in yapacağını söyledikleri bozgunculuğu, Hakk’a karşı kendileri yapmış oldular."

Çünkü , Adem - burada Adem kamil insanı da temsil ediyor- Allah'ın ona "öğrettiği esmasını" biliyordu, oysa " Melekler, Allahu Teala’nın kendilerine bilgisi ulaşmamış başka İlahi İsimleri de olduğunu bilmediklerinden, bu İlahi İsimlerle Allah’ı tesbih ve takdis edemediler. Böylece, sözünü ettiğimiz şey (yani, anlayış yokluğu) onlara egemen oldu ve bu halin (yani, bilgisizliğin) hükmü altına girdiler", insanı bozgunculukla suçladılar....

İnsanın değil; hazreti insanın ya da diğer deyişle kâmil insanın meleklerden üstün olduğu fikri... Bilen insanın üstün olduğu fikri ilgi çekici ... burada konunun karışmaması için kötülüğe, bozgunculuğa geri dönüyorum.

İkinci bir kez Meal okurken bu ayette durup düşünmüştüm. Gerçekten de insan bozguncu.

Melekler bir şekilde bunun bilgisine sahipler, ama İbn Arabi onların bilgisinin "tam" olmadığını söylüyor???

Nitekim ayetin devamında Allah meleklerine şöyle cevap verir: Şüphesiz Ben, sizin bilemeyeceğiniz şeyler bilirim."

Burada da bir "tam bilgi" söz konusu. Bizim bilemediğimiz bir bilgi...

Bunlar, insanın bozguncu olduğu gerçeğini değiştirmiyor elbet.

İnsanın özünde iyi olduğu doktrinini her nasılsa kabul etmiş biri olarak yukarıdaki cümleyi kurmam zaman aldı...

Ben ortaokuldayken dünyanın bütün savaşlarının bittiğini, bir daha böyle şeylerin asla yaşanmayacağını, insanlığın "ilerlediğini" sanırdım. Bütün savaşlar olmuş bitmişti, adı üstünde tarihte okuyorduk, tarih olmuştu onlar. Çocukluk işte. Birinci körfez savaşında orta sondaydım ve müzik hocamız "Bu dünya haritasına iyi bakın çocuklar, bir daha aynısını göremeyebilirsiniz" dediğinde afalladığımı çok iyi hatırlıyorum. Nasıl yani, sene olmuş 1991 ve insanlar bombalarla, tanklarla savaşıp kan dökecekler ha?

Şimdi anlıyorum ki insanoğlu yaşadıkça yeryüzünde - ve onun gittiği başka her gezegende- kan ve bozgunculuk bitmeyecek. Değil mi ki Kabil ve Habil kıssası da ilk kan dökmek üzerinedir ve bu kan kardeş kanıdır üstelik...

Peki insanoğlunda iyiliğin baskın olduğuna dair düşüncem neyin nesi?..

Arkadaşlarımdan biri geçenlerde bir bağlantı paylaşmış facebook'ta. Zeki Demirkubuz'la bir röportaj: http://www.radikal.com.tr/kultur/zeki-demirkubuz-sevisme-sahnelerini-oynayacak-aktor-bulamadi-kendisi-oynadi-1440484/


Böyle bir başlık benim için (artık :) ) haber değeri taşımıyordu ama arkadaşımın alıntı yaptığı cümleler bağlantıya tıklamama yetti:

 "Yaşamın esası ihanettir, kötülüktür. Bu tür şeyleri gerçekleştirmektir. İyilik, güzellik, sadakat bir çözüm arayışı olarak ortaya çıkmıştır. Düzen deriz, iktidar deriz, ama insan doğasını kazırsak ulaşacağımız yer yaradılıştaki sakatlıktır" ...  

(Ben, inandığı Allah "her türlü sakatlık ve noksanlıktan" münezzeh biri olarak "yaradılıştaki sakatlık" demiyorum, daha doğrusu bu sakatlığın Allah'ın bilmeden değil bilerek - onun bildiği ama meleklerin bilmediği tam bilgisiyle-  yaptığını söyleyerek bir çizgi çekiyorum insanın kötülüğüne dair...)




 Yukarıdaki link de bilinen bir sosyolojik deney hakkında. Yale Üniversitesinden bilim adamları çalışmış... Bilimsellik kriterlerine uygundur herhalde :) Buna bakarsak insanın özünde iyiliğe meyyal olduğu fikrini doğruluyor...

Bu deneysel çalışma da ( Prof. Bloom'un açıklamalarına bakarsak)  sufilerin " insanda iyi ve kötü çekirdek vardır, insan hangisini sularsa o yönde gelişir" demelerine eş oluyor....

Daha bir çok şey söylenebilir, okunabilir ama kısaca, sanırım benim çözümüm de bu yönde olacak; insan hem iyidir hem kötü; ama Allah onun iyilik ve sevgi üzerine olmasını istiyor. İnsanın bunun için "çaba sarf etmesi" gerekiyor.


Son olarak Bahktin'in Karnavaldan Romana eserinden bir alıntı:

"... Burada Gülünç Adam'ın ( Dostoyevski'nin bir eseri) insanlığın özlemlerinin bütünlüğüne ve insan doğasının iyiliğine duyduğunu açıkladığı tümüyle karnavalesk inanç son derece tipiktir...."


İnsan doğasının iyiliğine inanç...

 İnanalım bakalım...









[1] [Bakara Suresi,30. ayet]

10 yorum:

  1. İyiler iyi olmalı, iyi kalmaya devam etmeli ki yıkılsın kötülük :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyilerin işi çok zor:) Selamlar.

      Sil
  2. sevdim yazını.
    insanlığın içinde ki kötülüğü Hz Nuh yani ikinci babamız bile oğluna söz dinletemedikten sonra normal insanlardan ne beklersin.
    kaza yapmış insanları seyreden bizler seviyoruz başkalarının bitap düşmüş hallerini. son yazımda bahsetmiştim ya bunalıma girmiş insanlara bir önem verme bir destekleme ama sadece göstermeik bir kendini tatmin etme durumları.
    tebrik ederim.

    YanıtlaSil
  3. Hımmm sen umutsuz taraftasin yani. Reele bakinca sana hak vermemek de mümkün değil hani. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  4. Çok düşündüğüm bir konudur bu, zaten deist olmama sebeptir gerçi tam olarak deist de olamıyorum insan öyle zayıf, aciz bir şey ki, illa bir yaratıcı güç istiyor, istiyor ki, işte bu yazındaki kötülere, şeytan ruhlulara karşı korusun....ama sonra mantığım hadi ya, koruyan eden yok diyor...meleklerle tanrı arasında öyle bir konuşma geçtiyse - melekler haklıymış işte insan bozgunculuk çıkartmak, öldürmek, kötülük etmekte üstüne yok! Hiçbir hayvanda olmayan kötülük çeşitleri insanda var mesela hiçbir hayvan işkence etmez, işkence ile öldürmez ama insanlar ta ilk çağlardan beri yüzlerce korkunç işkence metodu, aletleri geliştirmiştir...melekler haksız değilmiş.. hatta bence Allah da iyi biri değil, iyi olsaydı güçlünün güçsüzü yok etme prensibiyle dünya yaratmazdı yani bir köpekbalığı daha anne karnında kardeşlerini yiyor (belgeselde görmüştüm), aslan ceylanı yiyor yemek zorunda diyoruz ya Allah öyle yaratmış e hani Allah çok merhametliydi? O zaman Allah öyle duyguları olan bir şey değil, yaratan ve sadece mantık kurallarıyla yaratan ötesine karışmayan bir şey...bir sistem belki...yani öyle dinler gönderen biri gibi gelmiyor bana..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah bence merhametli. Fakat insanlara seçenek sunuyor ve bekliyor. Çünkü iyi de olabilirsin kötü de diyir. Sen seç. Ama ven senin iyiyi seçmeni istiyorum zalim olmanani.

      Sil
  5. Doğadaki en tehlikeli ırk insandır. Bencildir, düşmandır, taraflıdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yıkıcılık potansiyeli maksimum olan tek tür. .. ama isterse tam tersi de olabiliyor...

      Sil
  6. Güzel yazı N.Narda. Farklı kaynaklardan güzel bri derleme olmuş.
    Bence dünyanın gizi denge...
    İnsan da hem iyi hem kötü bu bağlamda...
    Selametle,

    YanıtlaSil
  7. Iyi ve kötü çekirdek birarada... " karanlık hep vardı, çabalayan ışıktır."
    Teşekkür ederim:)

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)