Hermönetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hermönetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

AYNI DİLİ KONUŞMAK...


Dil felsefesi üzerine yapılan çalışmalarda gramatik dilin sınırlı ve dar yapısı içinde hakikatin ne kadar ifade edebileceğimiz tartışılmaya başlandı. " Dilimiz düşüncelerimizin sınırlarını belirler" sözü insanı dilin mahkumu yaptı. Sınırsız olan hakikat sınırlı dil içerisine nasıl birebir taşınabilirdi? Bunun üzerine dil-ötesi ifade biçimlerinin de önemi vurgulandı. Beden dili, simgesel dil, sözsüz aktarım, sessizliğin sesi, semiyotik, semantik, yapıbozum vb. dil felsefesi yöntemleri, hep gramatik dilin sınırlarını aşma çabalarıydı. Bu noktada bilhassa hermenötiğin yeniden  önem kazanması teknik anlamda tasavvufu çok yakından ilgilendiren bir husustur. Bir metnin ilk okuma ile elde edilen anlamı o metni tüketmek yani metnin anlamına sın noktasını koymak demek değildir. Bir metnin anlam katmanları vardır; okuyucu bu metnin labirentlerinde ilerlemek suretiyle onların içlerine nüfuz eder. Objektif olan ilk okumanın dışında sübjektif alanlar da vardır ki metnin gizli özelliklerinin bulunduğu alan burasıdır. Kimi uzmanlara göre esas metin budur, yazıda gözüken ise bunun bir yansımasıdır. Modern düşüncenin, özellikle dil felsefesi ve edebiyatın vardığı bu noktalar ile tasavvufun söylemi arasında büyük paralellikler bulunmaktadır.