“Dün sınıftan en beğendiğin çocuk, şiirinin yayınlandığı sayfayı kıvırıp üste getirerek, adını bile göremediğin bir dergiyi sıranın üstüne bırakmıştı “Bakın bakalım” diyerek. Aslında senin önüne konması tesadüf değildi, ilk senin görmeni istediği çok açıktı. Bunu yaydığı ısıdan anlamıştın, anlardı her kız böyle şeyleri. Bir an yoğunlukla gözlerine de bakmıştı zaten. Bir andan da kısaydı belki ama anlardın. Anlaşılan bir şiiri yayınlanmıştı ilk kez. Daha elini süremeden,sadece sayfadaki başlığı görmüşken bir başka kız çekip alıverdi dergiyi,sınıfın içinde elden ele kaybolup gitti yapraklar, yalan olmuştu her şey bir anda. Bir tek başlığı kalmıştı aklında: Vakti Geldi. Olanları göz ucuyla ve çaresizlikle izlemişti çocukcağız.” (Şairle Randevu'dan)
Daha ilk hikâye biter bitmez yazmak istediğim kitaplardan biri oldu bu: Angelika.
Yazarın ismini duymuşluğum vardı, hikâyeci oluşu önemliydi benim için. Bir de bir röportajdaki cevapları, sivil toplum hareketlerinde aksiyoner kimliği (bu kimliği Hüküm hikâyesinde de rahatlıkla görüyoruz) hayal-meyal kalmış aklımda. İnternetten adını aratınca bazı makalelerine,röportajlara rastladım. Kitaptaki dili ve samimiyeti gördüm oralarda da.
Kitabını almakta gecikmemin iki sebebinden biri yayınevi. (Bu konuda(yayınevi) ekşisözlükten edindiğim ve test edip onayladığım bir başka “hırsızlık” notunu en alta koydum* .Bakınız efem :))
Yayınevine olan “garez”im dışında böyle bir kalemin daha iyi tanıtılması gerekir diye de düşündüğümden başlık böyle oldu. Gerçi “belli bir kesim” tanıyordur (zira baktığım kaynaklarda “İslamcı” etiketi var sıfatlarının en önünde, yine kendisinin bu konudaki bir soruya cevabını dipnot olarak veriyorum** ) ama kesinlikle daha geniş okur alanını hak ediyor Yıldız hanım.
Yazarı bırakıp kitaba geçmeliyim hemen.
7 uzun hikâye var yazarın bu son kitabında. Hepsi de birbirinden güzel. Uzun uzun anlatmak istiyorum doğrusu. Yazarın samimi, esprili üslubu kadar içerik,göndermeler de başka güzel geldi bana. Günlük,hepimizin yaşadığı detaylar,hisler ve belki çelişkiler, güzel bir anlatımla yerini buluyor öykülerde. Her paragraf dolu dolu. Akıcı. (Tabii kadınlık hallerine,toplumda kadın olmaya dair şeylerin çok olması da sevdirmiş olabilir içeriği bana. Ama dil ve üslup göz ardı edilemez.)
