Kitabı Çıkan Arkadaşlarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitabı Çıkan Arkadaşlarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Düş Bahçelerinde Gezinti

 


Bir blogger arkadaşımızın daha kitabı çıktı. Çok güzel bir adı var: Düş Bahçelerinde Gezinti.

KDY yayıncılıktan çıkan kitaptaki yazılar, okuru duyguların labirent bahçelerinde gezintilere çıkarıyor.

Gamze Ece'yi Blogforum'dan ve Lady Cherryland blogundan tanıyoruz. 

Tekrar tebrikler:)

HAYALET MELODİ


Bir sabah uyanmışsın, kargocu yeni kitaplarını getirmiş. 


Blogger arkadaşımız Okuma Günlüğüm'ün kitabı da geldi. En kısa sürede okuyacağım, demiştim. 

Okudum. 

Başarılı bir ilk kitap olmuş. Kendini okutan bir kurgusu var. Aşk-macera karışımı. Dili güzel; sade ve akıcı. Zaten blogunu okurken biliyorduk Eren'in dilinin güzel olacağını. 

İçine adım attığın edebiyat dünyasında yolun açık olsun Eren'cim.

ENTEL NARDA İŞ BAŞINDA :P


İki haftadır entelliğin tavanına vardım,siz de engin deneyim ve görüşlerimden eksik kalmayın dedim, başladım yazmaya :p

Şaka bir yana, artık bi' tarafımızı kaldırıp hayatın renklerini içinden gözlemek lazım di mi?

Yeni slogan da şu: Hayat 35'imden sonra başlayacak :p

Efendim önce evvelsi ve geçen haftalarda iki arkadaşımla buluşup güzelinden uzunca sohbet etmeyi becerdim: Biri şu güzellik (üstelik de burçdaş çıktık, daha ne olsun:p) Diğeri de bu. Geç de kalmış olsam bu güzel buluşmalar için  ikisine de teşekkür ediyorum. Ve ekliyorum, en azından İzmir'li blog yazarları olarak daha sık buluşmalıyız.

Güzel bir haber de kitapları çıkan arkadaşlarım ve onların tanıtım-kutlama etkinlikleri. Bunlardan en sonuncusu için geçtiğimiz cumartesi  (Nesrin İnankul'un yeni şiir kitabının tanıtım etkinliği için) Karşıyaka Ziya Gökalp Kültür Merkezindeydim. Veysel Çolak'ın yıllardır belediye bünyesinde gerçekleştirdiği şiir atölyelerinin tatlı meyvelerinden biriydi bu. Metin Bey ve Nesrin Hanım için arkadaşlarının düzenlediği bu samimi ve güzel etkinlikte, kitapların artısı ve eksisiyle açık açık irdelenmesi ve eleştirilmesi çok hoşuma gitti doğrusu. Nesrin Hanım'ın kitabı Gülyaşı'nı Cevdet Yüceer, Metin Soydeveli'ninkini MazharAlphan Bey irdelediler. (Bu arada en kısa sürede Mazhar Bey'in son kitabını okumak istiyorum. Mühür Kitaplığından)

Bu arada Nesrin Hanım'ın bu kitabının imge ağırlıklı ve daha başarılı, duru,özgün şiirlerle dolu olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Yıllardır emek verdiği şiirde daha ileriye gideceği aşikâr. Onun gibi çalışkan ve canayakın birisini tanıdığım için kendimi iyi hissediyorum J

Evet, bakalım başka ne havadisler verebilirim :p

GÖLGE FALI


Merakla beklediğim bir kitaptı Gölge Falı.  Buralarda   duyurmuştuk.

Hazır yazarı da Tüyap'ta iken dedikodusunu yapalım kitabın :p

DOST KIYAĞI :P

http://hakikivladimir.blogspot.com/2012/11/kitap-tantm.html

http://halilektem.blogspot.com/2012/11/deniz-moraligil-imza-gunu.html

Buralarda da yazılı ama olsun, bir arkadaş olarak ben de tekrar duyurayım istedim.

Vladimir'imizin kitabı çıktı biliyorsunuzdur, bilmiyorsanız da artık öğrendiniz :p

Geçtiğimiz cumartesi kitabı aldım ve  imzalattım Vladimir'e . Bitirince bir yazı karalayacağım elbette ama dedik ya dost kıyağı bu diye; önceden de reklamını yapalım.

Evet, okumayan kalmasın efem :)



BELA

Kitabın adı: Bela
Yazarı: Suzan Nur Başarslan
Basım yılı: 2011
Yayınevi: TB Yayıncılık

Belâ bir ilk roman. Yeni bir yazarla kendimi tanıştırmayalı çok oldu doğrusu. Bunun bir sebebi yüzyılların seçimlerini öncelemem ise diğeri de yaşadığım hayal kırıklıklarıydı: Ekran yüzlerinin yazdığı “melankolik şiirimsiler, iç dökmeler (deneme denemez onlara) mi ararsın, bilmem kaç dile çevrildi de şu kadar ülkede satış rekorları kırdı diyen arka kapaklar mı…

Gerçi Belâ’da böyle bir çekincem yoktu, zira yazılarından ve edebiyat incelemelerinden az- çok tanıyordum yazarını. Di end Ar’dan (tamam D& R) alıncaya kadar epey bir merak içindeydim doğrusu.(Kitapyurdu'nda da satılıyor.)

Ufak tefek takıldığım yerler olsa da bence gayet başarılı bir ilk roman olmuş. Bir kere çok sürükleyici, kendine has üslubu oturmuş. Hele de güzelce kullanılmış bilinçakışı tekniği çok hoşuma gitti. Her bölüm bir kahramana ait aslında ve en çok bu bilinçakışı tekniği kullanılmış. Böylece kahramanlarımızı hemen tanıyor ve empati kurabiliyoruz. Ben öyle hissettim en azından :)

Özellikle Suaytan,Işık ve Giz’in bilinçakışı ile yazılmış bölümleri çok güzeldi.

Diyaloglar da yerli yerindeydi, ne az ne çok.
Gerçi birkaç kez okumak zorunda kaldığım uzunca cümleler yok değildi ama fazla yormadı.

Bu noktada romanın konusuna değinmek isterim: