Hasan Ali Toptaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hasan Ali Toptaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oysa uzun süredir burada kimse kimseyi tanımıyor artık. Tanıyormuş gibi yapıyor.
Sonra, şehir aşağıda insanlarla dolup taşan sokaklarını,
caddelerini, meydanlarını ve alışkanlıklarını sürükleyerek gürül gürül akar,
camlarının parıltısıyla söner, bacalarıyla tüter, hiç değişmiyormuş hızıyla
değişir, için için çürür, leş gibi kokar ve apartmanlardan oluşmuş kirli bir
deniz edasıyla durulup durulup yeniden bulanırken, biz yukarıda kalıp bir süre
birlikte yaşayacaktık belki... Şehrin ve hayatın içinde, şehirden ve hayattan
uzak, uzun uzun geceler geçirecektik. Kenarları, bize dünyanın öteki ucunda
yankılanıyormuş gibi gelen incecik kalem cızırtılarıyla süslenmiş; içi sancılı
daktilo tıkırtıları, alın kaşımalar, deri değiştirmeler, yarışırcasına yan yana
yürümeler, efkârlı efkârlı sigara içmeler, dudak bükmeler, aniden kalkıp şıngır şıngır oynamalar ve kâğıtların
beyazlığına doğru yayılan belli belirsiz gülümsemelerle doldurulmuş; hem
dervişlerin çile odalarına hem decennetin sonsuzluğuna benzeyen, bir varmış bir
yokmuş tadında, uzun uzun geceler...
BİN HÜZÜNLÜ HAZ / GÖLGESİZLER
1. Listede yıllardır alınmayı
bekleyen bir kitap: Bin Hüzünlü Haz
2. "Sözde" yaratıcı
yazarlık atölyesinde vakti zamanında önerilen bir kitap.
3. Türkçe'nin, damakta
harikulade tat bırakan kullanımı için önerilen - ve önerilmekte sonuna değin
haklı çıkılan- bir kitap.
4. Olay örgüsü olmadan,
atraksiyonsuz, hatta sadece duman duman kıvrılan bir atmosferle de bir roman,
hem de güzel bir roman yazılabileceğini gösteren bir kitap.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

