780 küsur sayfa,
Onlarca güçlü ve değişik karakter,
İnce bir ironi ile örülmüş cümle ve paragraflar,
Merak duygusunu eksiltmeden giden bir olay örgüsü ve kurgu, (geriye dönüşler, ileriye atıflar, başta önemsiz bir detay ya da karaktermiş gibi duran ama ileride önemli bir yere oturan karakter ve detaylar…)
Felsefi, ahlâki değer (baba-oğul ilişkisi özelinde) ve düşünceler başta olmak üzere fikri yoğunluk,
Okuyucuya yanı başındaymış gibi “hikâye” aktaran bir anlatıcı üslubu, (narrator kelimesi buraya denk düşüyor galiba?),
Dönemin Rusya ve Avrupa’sının fikri cereyanlar bakımından bir çerçevesini verebilme;Rus halkının (okumuş-okumamış; asil ya da köylü…) kültür ve düşünce tarzını, geleneğini,handikaplarını… işaretleme dahil başarılı bir dönem atmosferi,
Gogol,Belinski,Tolstoy,Schiller ve daha birçok önemli edebiyatçının (çoğu dönemdaşı ve sevdiği şahıslar) ad, fikir ya da eserleri ile romanda yer bulup renk katması...
Romanın sonlarına doğru ortaya çıkan yargılanma süreci ise değme Amerikan-Avrupa mahkeme–hukuk filmlerine taş çıkartmakta. Katil kesinlikle uşak derken bay S.Holmes'ü aratmayacak bir cinayet çözümleme romanı da olmakta.
Dostoyevski’nin bu romanı, arka kapakta “olgun ve sakin,dingin,iyi aile babası bir Hıristiyan”döne minin eseri olarak tanıtılmış. Devamı da yanlış olmamış: “K.Kardeşler’de Dostoyevski, bir romancı olmanın ötesinde, bir psikiyatr,bir feylesof, bir teolog olmaya cüret eder…” Ama alnının akıyla çıkmış doğrusu bu cüret ettiği işlerden.
Tolstoy da “en sevdiğim kitap” demişmiş bu roman için.
Sıkıldığım sayfalar da olmadı değil. Misal, Staretz Zosima’nın fikirlerinin anlatıldığı uzunca bir bölüm, sonlarda savcının uzun iddianamesi…
Ama bunlar devede kulak kalır.
Hasılı kelâm, hacimce olduğu gibi içerikçe de “büyük” bir roman Karamazov Kardeşler.
Bana ilginç gelen bir şey daha,