Dostoyevski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dostoyevski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

OKUYAMADIĞIM KİTAPLAR

1.Dostoyevski'nin Yeraltından Notları

2. Fernando Pessoa'nın Huzursuzluğun Kitabı

3. Ferit Edgü'nün Şimdi Saat Kaç

4. Susan Sontag'tan Sanatçı; Örnek Bir Çilekeş

5. Albert Einstein'dan Dünyamıza Bakış

6. J. Joyce'tan Ulysess


Hepsini okuyabilirdim; eski fikrim olsaydı, yani başladığım her kitabı ne olursa olsun sonuna dek okumak düsturum.

Artık buna sabrım yok, yaşlı ve huysuz bir hatun olma yolundayım, zamanımı bir türlü içine giremediğim metinlerle harcayacağıma sütlü kahve yapıp pencere kenarında ya da örgü öğrenmeye çalışarak geçirmek daha mantıklı geliyor bu ara.

EPİGRAF



1.*
Erkek ava çıkar ve dövüşür.
Kadın şeytanlık düşünür ve hayal kurar;
Fantezinin tanrılarının anasıdır.
Altıncı duyuya sahiptir,
Ve kanatları vardır,
Arzunun ve hayalin sonsuzluğuna uçmak için…
Tanrılar erkekler gibidirler;
Bir kadının göğsünde doğar ve ölürler.
                                                                       Jules Michelet


2.*
Ne dersen de, görünmüyor bir iz,
Şaşırdık yolumuzu, ne yapsak ki?
Kırda güden bizi şeytan olsa gerek,
Oraya buraya savurup duran.
Niçin böylesine çoklar,nereye sürüyorlar onları,
Niçin acıklı böyle şarkıları?
Kötü ruhu mu gömüyorlar,
Kocaya mı veriyorlar cadıyı?
                                                                       A. Puşkin

3.*
Size gerçek, gerçeğin ta kendisi olarak diyorum ki: Toprağa düşen bir buğday tanesi yok olmazsa,sadece bir buğday tanesi olarak kalır; fakat yok olursa, o zaman bereketli ürün doğurur.
                                                                       Yohanna İncil, 12. bab, 24

4.*
Her kadın zehir kaynağıdır ama, onun iyi olduğu iki saat vardır, biri yatakta, öbürü ölümünde.
                                                                       Palladas


.......................

1* : Carlos Fuentes, Aura hikâyesine (Körlerin Şarkısı, Can yay. )
2* : Dostoyevski, Ecinniler ( Ecinniler, Can yay.)
3* : Dostoyevski, Karamazov Kardeşler (K.Kardeşler, Antik yay.)
4* : Prosper Merimee, Carmen ( Carmen ve Colomba, Altın kitaplar)

ARTIK BÖYLE BÜYÜK ROMANLAR YAZILIYOR MU?

780 küsur sayfa,

Onlarca güçlü ve değişik karakter,

İnce bir ironi ile örülmüş cümle ve paragraflar,

Merak duygusunu eksiltmeden giden bir olay örgüsü ve kurgu, (geriye dönüşler, ileriye atıflar, başta önemsiz bir detay ya da karaktermiş gibi duran ama ileride önemli bir yere oturan karakter ve detaylar…)

Felsefi, ahlâki değer (baba-oğul ilişkisi özelinde) ve düşünceler başta olmak üzere fikri yoğunluk,

Okuyucuya yanı başındaymış gibi “hikâye” aktaran bir anlatıcı üslubu, (narrator kelimesi buraya denk düşüyor galiba?),

Dönemin Rusya ve Avrupa’sının fikri cereyanlar bakımından bir çerçevesini verebilme;Rus halkının (okumuş-okumamış; asil ya da köylü…) kültür ve düşünce tarzını, geleneğini,handikaplarını… işaretleme dahil başarılı bir dönem atmosferi,

Gogol,Belinski,Tolstoy,Schiller ve daha birçok önemli edebiyatçının (çoğu dönemdaşı ve sevdiği şahıslar) ad, fikir ya da eserleri ile romanda yer bulup renk katması...

Romanın sonlarına doğru ortaya çıkan yargılanma süreci ise değme Amerikan-Avrupa mahkeme–hukuk filmlerine taş çıkartmakta. Katil kesinlikle uşak derken bay S.Holmes'ü aratmayacak bir cinayet çözümleme romanı da olmakta.

Dostoyevski’nin bu romanı, arka kapakta “olgun ve sakin,dingin,iyi aile babası bir Hıristiyan”döne minin eseri olarak tanıtılmış. Devamı da yanlış olmamış: “K.Kardeşler’de Dostoyevski, bir romancı olmanın ötesinde, bir psikiyatr,bir feylesof, bir teolog olmaya cüret eder…” Ama alnının akıyla çıkmış doğrusu bu cüret ettiği işlerden.

Tolstoy da “en sevdiğim kitap” demişmiş bu roman için.

Sıkıldığım sayfalar da olmadı değil. Misal, Staretz Zosima’nın fikirlerinin anlatıldığı uzunca bir bölüm, sonlarda savcının uzun iddianamesi…

Ama bunlar devede kulak kalır.

Hasılı kelâm, hacimce olduğu gibi içerikçe de “büyük” bir roman Karamazov Kardeşler.

Bana ilginç gelen bir şey daha,