26 Kasım 2017

OKUYAMADIĞIM KİTAPLAR

1.Dostoyevski'nin Yeraltından Notları

2. Fernando Pessoa'nın Huzursuzluğun Kitabı

3. Ferit Edgü'nün Şimdi Saat Kaç

4. Susan Sontag'tan Sanatçı; Örnek Bir Çilekeş

5. Albert Einstein'dan Dünyamıza Bakış

6. J. Joyce'tan Ulysess


Hepsini okuyabilirdim; eski fikrim olsaydı, yani başladığım her kitabı ne olursa olsun sonuna dek okumak düsturum.

Artık buna sabrım yok, yaşlı ve huysuz bir hatun olma yolundayım, zamanımı bir türlü içine giremediğim metinlerle harcayacağıma sütlü kahve yapıp pencere kenarında ya da örgü öğrenmeye çalışarak geçirmek daha mantıklı geliyor bu ara.


Geçici elbette, okumayı ve yazmayı seviyorum. Ama hayat bu ikisinin dışındakilerle birlikte hayat benim için. En azından henüz böyle...

Neyse, bu açıklamalarıma rağmen yine de kitapları neden okuyamadığıma dair bir şeyler eklemeden duramam.

Dosto amcayı şimdi bu olgun yaşımda ve terütaze bir öykücü olarak yeniden okumak istedim fakat geveze Dosto'yu çekecek modda değilmişim anlaşılan.
 
İskoçya ve İrlanda'dan sonra
Çin tabiatına da merak saldım.
İki numara bir kısım tarafından "kült" haline getirildi. Huzursuzluğun Kitabı aslında iyi başladı denebilir, insanı kendine çekme başarısı gösteriyordu, bayağı da ilerlemiştim. Ama yine de bir yerde sabrımı tüketti.  Aksiyon filmi izleme modundaysam demek ki...

Edgü'nün kitabı denemelerinden oluşuyordu. '70'lerde ve '80'lerde yazdıkları... Severim  bu tarihlerde yazılan deneme ve köşe yazılarını okumayı da.. ııh, olmadı yine.  Ama okurum ben bunu bir ara.

4 numarayı beyefendinin kitaplığında ilk gördüğümde kafama koymuştum. Ne ki felsefeci de olan Sontag hanımın 30'lu yaşlarındaki (1960'lar) eleştiri yazılarını anlamak için felsefeci olmak lazım; öyle bir dil. Biraz da çevirenlerin de başarısızlığı belki. Yani benim kafa artık görüngüler, örtük içerik, biçemsiz biçem gibi lafları çakozlamak istemiyor. Evet, farkındayım, yeni ergen nesil gibi okuduğunu katı nesnelerle eşleştiremeyince isyan ediyorum:) Onu da belki bir ara yeniden denerim?

5 numara ilk başta ilginç gelmişti ama giriş yazısı amerikan demokrasisine güzelleme aşamasındayken tıkandım. Gerçi Hitler'in yahudi kıyımı zamanında kaleme alındığı dipnotunda geçiyor; olacak o kadar. Şimdi sayfaları çevirdim de, "Bilim ve Toplum" yazısına denk geldim. İki önceki yazıma(https://mavikalemdekiler.blogspot.com.tr/2017/11/teknolojiye-karsilik-insan.html) ilaveten okunacak. Ta o zamandan insanlığın teknoloji karşısında böcek gibi kalacağını görüp ifade etmiş. Asıl önemlisi ise yöneticilerin alamsı gerektiği tutum üzerine düşünmüş olması. Eee, Einstein sonuçta.  Fakat savaşı kaybetmiş: "Öte yandan, üretim araçları, bunları elinde tutanlara, politik kurumların geleneksel güvenekleriyle önlenemeyecek ölçüde bir güç sağlamaktadır. İnsanlık bu yeni koşullara uymak için yeni bir savaşa girişmiştir. Bizim kuşağın insanları, görevlerine yaraşır bir güç gösterebilirse, bu savaş gerçek bir kurtuluşa götürebilir. (Tam fb ya da insta'da paylaşılacak metin!!!)

6 numaradan listemize giriş yapan Ulyses de başına kült halesi kondurulanlardan. 300'lü sayfalara kadar, hem de sözlüksüz gayet iyi geldim:) Ama sonra dedim ki Joyce o zaman için devrim olanı yapmış, ödülünü almış, sonrasında, benzeri (sadece küçük bir zaman dilimini konu alması, göndermelerin bolluğu vb. yönlerden) çok yapıldı zaten, aşinayız. Acaba sonunda ne olacak, bu ademler havvalar nereye varacak, ne olacak bu mahallenin insanlarına... diye geceleri uykumdan feragat etmeli miyim? :))) Laf aramızda Tutunamayanlar geldi sık sık hatrıma Ulysses okurken...
 
İrlanda olduğunu tahmin ettiğim İngiltere:)

Uzun lafın kısası okuyamacağım kitaplar değillerdi ama her zamanki bahaneyle:  zamanlama yanlış olmalı:) 

Au revoir canlar:)

Not: Bu pazar çok yazı yayınlama rekoru kıracak gibiyim. Taslaklardakiler de dahil her şeyi yayınlayasım var. Hayır olsun:)






18 yorum:

  1. Bazen bende de oluyor. Kitabı okuyamama durumu. O anki ruh hali etkili oluyor bende.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk etken o: ruh hali. Haklisiniz. Cok kötü bir haldeysem o kitabi tekrar okumam cok cok ileri atabiliyor,o durum iyi degil iste. Tesekkurler yorumunuz icin

      Sil
  2. "Görüngü", "biçimsiz biçem" oha! Git yaaaa...bir kitap okuyacaksam sözlüksüz okumalıyım. Hiç dert etme bence her gün binlerce, yüzbinlerce kitap yayınlanıyor, hepsini okumak zorunda değiliz, okumaya değer olanları okuyalım yeter:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de. Valla hic vakit kaybetmemeli, hayat kisa zaten. :)

      Sil
  3. Kırdınız beni Narda! Dostoyevski demek! Hem de Yeraltından Notlar! Şaka bir yana, hiç adetim değilken ben de kitap bitirememeye başladım 40 yaşımda. Örnek mi? Kurtlarla Koşan Kadınlar... Aziz Nesin'den Zübük... Zübük'ü bu yaşa bırakmak hataymış onu gördüm. Sütlü kahve ve örgü fikri iyiymiş ama :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla ben de istemezdim ama oldu iste:)
      Sukunete ihtiyacim cok bugunlerde. Pencere kenarindan hsyata el sallamak iyi gibi:)40
      Yaş onemli bir donum noktasi. Daha İyiye donelim insallah.

      Sil
  4. Amaann hayat işte Narda 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle😅
      Amaan hayat boyle zaten demeyi unutmasam harika olacak:)

      Sil
  5. "Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?” sözünün üstüne söz düşmez Kafka'nın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben onu "sizi icine almayan metinle bosuna cebellesmeyin" diyerek yumusatiyorum:)

      Sil
  6. Yeraltından Notlar'ı sevmiştim:) Ben de Julio Cortazar'ın SEKSEK'ini iki kez okumaya çalıştım olmadı son bir kez daha deneyeceğim yine olmazsa kalacak. Keyifli okumalar olsun:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkesin bir okuyamadığı var:)
      Tesekkurler. Herkese keyifli okumalar olsun:)

      Sil
  7. Huzursuzluğun Kitabı'nı çok beğendiğim için ikinci kez en baştan okuyorum.
    Kitaplarda insanın yaşadığı şehir gibi bazen, hatta çoğu zaman kaderi olabiliyor :)

    İyilikle kalın.

    YanıtlaSil
  8. Pessoa'yi okurum kesin:) Zamani vardir...
    Bilmukabele.

    YanıtlaSil
  9. süper yazmışsın yine Narda'cım, ben de eski inatçılardanım ama artık vageçtim, onun yerine eskiden okuyup sevdiğim bir şeyi yeniden okumayı tercih ediyorum, benim okuyamadıklarım arasında wilkie collins'ten beyazlı kadın, henry miller'den yürek burgusu ve daha niceleri var:)) sevgiler:;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. valla benim liste de aslinda kabarık:)
      Sevdigin kitaplara donmek en iyisi olabilir aslinda. Selamlar:)

      Sil
  10. Genelde çevirenlerin gazabı oluyor. Görüngü de ne.. Konuşmada kullanılmayan bir şeyin çeviri de işi ne

    YanıtlaSil
  11. Degil mi ya, kitap akademik bir cevreye hitap etmeyecekse krsinlikle gundelik anlasilir olmali dil.

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)