Özgecan derken Nuh Köklü
derken bir de Çengelköy'deki vahşi koca cinayeti...
Bütün bu karamsarlığın
ortasında bütünlüğüm kaybolarak okuyorum bu yılın aldığım ilk edebiyat
dergilerini...
İlk dergi varlığından yeni
haberdar olduğum Yalnızlar Mektebi.
İki ayda bir çıkıyor ve 11. sayı elimdeki.
Ha, demelisiniz ki
varlığından haberdar olman şart mı, geçen sene ölümlerden döndün sen, yazıya
harf veremedin, tek satır okuyamadın...
Evet, aynen böyle deyip
savunmalısınız blogcanınızı :)
Fakat oldukça iyi bir dergi;
bu sayıya bakarak bunu rahatlıkla söyleyebilirim.