Hiçbir şey olmamış gibi devam
edip gittiğimi kim söylemiş?
Merhabanın bile bir sorumluluğu varsa, gördüğüm
her aynı renk gözde seni hatırlıyorum, diye başlangıç cümleleri olan bir hikâye yazmayı
düşündüm. Galiba kötü bir başlangıç?
*
Sesimi duyan 17, yüzüme bakan
25, kafa kâğıdım 35 diyor. Bu aralar hissettiğim yaşla hiç alâkaları yok.
*
Hemen her yazısına yorum yazmak istediğim, ama inatla kendimi
tuttuğum iki blog var*. Kendime göre sebeplerim var tabii. İradem olmadık
yer ve zamanlarda, aptal saptal konularda kendini gösteriyor, ona da
şaşırıyorum.
*
İnsan kendi kendine
konuşmaktan çekiniyor galiba. Yoksa kendiyle mi demeliydim?
*
Yoga hakkında bir yerli programda, yaşlıca ve kadın bir psikiyatrist şöyle dedi: Eskiden teyzeler, halalar, yaşlı
komşular… dinleyen ve teselli edip öğüt veren insanlar olurdu hep, konuşacak
insanlar olurdu çevrede. Artık bunlar yok. Bunun için para verip psikologlara,
bizlere geliyor insanlar.
*
Valide sultanın bir lafı var:
"Bu dünyayı nasıl tutarsan öyle gider." Kısaca: Salla Gitsin Kapsülleri. Her sabah
ve yatmadan önce her gece, onar adet yutulacak.
..
Kötü not: Yapabilseydi valide
sultan önce kendi uyardı o sözüne.
*: Yazdıktan sonra, olduğundan da saçma gelen bir şey daha.
fotoğraf: Andrus Fowler