Edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

O DA KİM?

 Doğan Sahafa uğramak Kıbrıs Şehitleri'ne her geldiğimizde bir ritüel oldu 5 yıldır.

Geçen gene uğradık. Tesadüf, son yıllarda çok popüler bir yazarın bir kitabı takıldı gözüme. (Kitabın adını vermeyeceğim.)


Sayfaları çevirdim.

ÖYKÜ İKİNCİ SINIF BİR TÜR MÜ ?

Öykü hakkında hiçbir tartışmaya girmedim, girmiyorum. Bunun iki sebebi var, tartışmalar beni ilgilendirmiyor, önemli olan yaptığım işi iyi yapabiliyor muyum, öyküyse öykü, romansa roman... Diğeri de bir konuda tartışabilmek ve başkasını ikna edebilmek için o konuya  tüm yönleriyle vakıf olmam gerekir  ki bunu hiç iddia etmiyorum....

"Gündelik hayatın kokuşmuşluğundan sıkılan bir insan soluğu edebiyatta alır. Ancak, geldiği yeri "geçmiş" olarak sırtında taşıyan insan o kokuşmuşluğu üzerinden atamazsa, yani mayasında edebiyatın kökü "edeb" yoksa, o kişi edebiyat dünyasına alınmaz. Fakat bir defa adım attıktan sonra, dışarıda da çıkarmaz. Tam da edebiyatı üretemediği bu aşamada, üzerindeki kokuşmuşlukta kendini tüketmeye başlar. İşte tam da burası, edebiyat olanın konuşmaya başladığı yerdir.
Bir yazar, jüriden rahatsızsa, "özgür" bir insan olarak, bu yarışmaya katılmayabilir. Kimse onu zorlamaz.. Doğan Hızlan ismi yarışmanın başında açıklanan jüri listesinde var, sonunda da. Sürpriz değil...

ARKADAŞIMIN DERDİ

Benzeri benim de başıma geldiği için çok iyi anlayabiliyorum onu.


Genç bir şair arkadaşımın bilgisayarı ve hard diski çalınmış birkaç gün önce.

GÖLGE ETME...


Devlet, edebiyatı ve sanatı kesinlikle desteklemeli, evet!

Ama eğitim müfredatında edebiyat ve sanata daha çok yer vererek; ezber- not korkusuyla değil, sevdirerek çocuklara, hayatlarının mühim bir parçası olduğunu göstererek. Kısacası vatandaşının "maneviyatını" önemseyerek.

Başka ihsan istemez.


Devlet, edebiyatçıyı ve sanatçıyı desteklemeli mi? Yanına böğrüne kuş tüyü yastıklar koysun mümkünse!