Müziğin bende yeri vardır.
Müzik öyle bir şeydir ki, onu yakalayan eller (gerçek müzisyenler,sanatçılar) ondan ne renk tonları, ne kifayetler çıkarırlar, ne ilmekler atar, ipekler dokurlar! Çok azdırlar ama bunlar,çok az…(Öyle olması belki daha iyi. Her şeyin sahtesi olduğu gibi benim canımın içi müziğin de sahteleri var artık, müzisyen adını hak etmeyen ellerden çıkan. Onları es geçmelidir.)
“Müzik damağıma” uyan çok ve çeşitli müzikler vardır ama genelleme yaparım yine de. Ki düşünelim bir, radyoda sadece TRT var (kasetin ne olduğunu bile bilmiyoruz,bilsek de harçlığımız almaya yetmez ayriyetenJ) ve “Solistlerden Nihavend Makamında Şarkılar” dinliyorsunuz,ardından “Beethoven,Listz,Bisette”, sonra Beraber ve Solo Türküler, akşam da “Hafif Batı Müziği” yahut "Türkçe Sözlü Hafif Müzik"… İşte öyle ortaya karışık bir müzik menüsü. Bunun belki tek kötü yanı hiç birinin mütehassısı olamıyorsunuz. Misal bir şarkı çaldığında nihavend mi,hüzzam mı olduğunu söyleyebilmek isterdim.J
“Müzik damağıma” uyan çok ve çeşitli müzikler vardır ama genelleme yaparım yine de. Ki düşünelim bir, radyoda sadece TRT var (kasetin ne olduğunu bile bilmiyoruz,bilsek de harçlığımız almaya yetmez ayriyetenJ) ve “Solistlerden Nihavend Makamında Şarkılar” dinliyorsunuz,ardından “Beethoven,Listz,Bisette”, sonra Beraber ve Solo Türküler, akşam da “Hafif Batı Müziği” yahut "Türkçe Sözlü Hafif Müzik"… İşte öyle ortaya karışık bir müzik menüsü. Bunun belki tek kötü yanı hiç birinin mütehassısı olamıyorsunuz. Misal bir şarkı çaldığında nihavend mi,hüzzam mı olduğunu söyleyebilmek isterdim.J
Gelelim sadede, “sevdiğimiz şarkılar ve onların bizdeki anıları ve/ veya uyandırdığı hisler” konulu bu mimi, bana gönderilmemişse de yazmak isteyişimin nedeni hep yapmak istediğim ama asla başaramadığım bir yazı konusu olması. Yine de deneyeceğim. J

