i'll come as soon as etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
i'll come as soon as etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ankara

Liseye kadar, yaz tatillerinin ilk adresi…

Amcalar, hala, dayı ve kimden, hangi evlilikten dolayı akraba olduğumuzu hâlâ ezberleyemediğim diğerleri.
Tam anlamıyla meşakkatle geçen otobüs yolculuğunun sonunda varılan bulanıklık.
Sonrasında soğuk, beton binalar, alışkın olmadığım bir şiveyi konuşan kadınlar
Serilen yataklar, yüklükten indirilen çarşaflar, yaz yorganları, ısrar edilen sofralar
Sonrasında, çamurlu bahçe taşları,


VARSAYIMSIZ


Alacağım cevaplardan (incinmekten) korktuğum için hiç soru sormadım. Varsaydım. Bilmeyerek de olsa, bunu  yaptığım için üzgünüm. Keşke yapmasaydım.

Ama; "no regrets";  önümüzdeki maçlara bakıcaz





ÖZENLİ


Seninle*  konuştuğumuzda, sözcüklerimi yeterince özenle seç(e)mediğim için üzgünüm…

                                                                                             




* Bu cümle, senin için. Yine de, senin yerinde başka birinin de olabileceğini bilerek söylüyorum bunu. Yani mesele sensin ama  aslında benim…


















ÖZGÜR MÜYÜM?



Sınırsız gibi görünen bir alanın karşısındayım.

"Gibi" burada bir sıfat kısıtlayıcıdır. Resmî olarak benzerlik edatı dense de adına. Çünkü ben "sınırsız"ı bilmiyorum. Bilmediğim gibi "havsalam" da almıyor. Ama sorun değil,

 " sınırsız gibi" benim için yeterlidir.

Şimdiye kadarki "kısıtlar"ım, yasaklarım,

hepsini tek seferde yok edebilir, her şeyimi ters yüz edebilirim.


 Bu "açık alan"ın varlığı - artık önüme serilmiş oluşu yahut önüme serili olduğunu fark edişim- beni tuhaf bir duygu kesifliği içinde bırakıyor. (Hem duygularım,hem duygularımın tuhaflığı kesif bu arada.)

Bu özgürlük hissi  "yol"dan çıkarıcı bir şey, bu da önsezilerimden.

"Yol"dan memnun muyum, çıkarsam üzülür müyüm?  


haziran.

resim:Beautiful nightmare...by vacuumslayer

Romantica



Masanın üzerindeki yaseminler güzel kokularını en nazlısından salıyorlar bana doğru aralıklarla. Masanın masam olup olmadığını bilmiyorum… ama yaseminler benim olmalı…


“duvardaki saat,
6:23’ü söylüyor
Geçmiş susamış
Şimdi ise adımsız bir koşucu
ve şimdi 6:43
ve geçip giden cesedi dakikanın
söylüyor bana yaşam şimdi, burası, beğensen de beğenmesen de
ve nostalji kurmakta evini kafamın içinde
ve işte 6:50
sana kim söyledi senin bir kere düşlediğini benim de düşlediğimi
kim söyledi sana geleceğimi yanlış yöne çevirdiğini
işte şimdi 7:16
…”