10 Temmuz 2011

TAGORE'UN GORA'SI

1913’de Nobel edebiyat ödülü alan Rabindranath Tagore 1861 Kalküta doğumlu. Ölümü 1941. 17 yaşında eğitimini tamamlaması için İngiltere’ye gönderilmiş. Babası varlıklı bir din adamı ve yeni bir mezhebin kurucu ve geliştiricilerinden. Tagore, bu kitabında da işte bu mezhebi, bu yeni mezhebin temel taşlarını, karşısına geleneksel ve katı Hint dinini koyup karşılaştırarak anlatıyor. Bunu sert ve putatapar Hindu dininden olan Gora ile arkadaşı Binoy’un diğer mezhep olan Brahmo Samaj’ın önemli isimlerinden Pareş Babu ve kızları ile karşılaşmaları üzerinden veriyor.

Güzel bir kitap. Karakterler güzel oturtulmuş: Gora’nın dinini milliyetçilik içinde gören temelsiz dindarlığı ve gençlik hislerinin kuvvetiyle ülkesine bağlanışı, Binoy’un Gora’nın etkisiyle bu fikirleri benimsiyor oluşu, Pareş Babu’nun olgun hali, “guru”luğu filan… İşin içine aşk girince dört genç de (Gora,Binoy,Lolita ve Suşarita) bugüne değin başka bir görüşe saygı göstermeden ve bağlandıkları şeyleri etraflıca düşünmeden yaşayageldiklerini görmeye başlarlar. Biz de bu şekilde her iki tarafın da iyi ve kötü yönlerini, Hindistan’ın İngiliz boyunduruğuna karşı çıkacak gençliğinin oluşumunu vb.ni görürüz…

Bu kitabı okumazdan önce itiraf ediyorum ki Hint kast sisteminin bu kadar sert ve saçma-ilkel kuralları olduğunu bilmiyordum. Misal sizden aşağı kasttan birinin dokunduğu yiyecek ve içecekler murdar sayılıyor ve onu kesinlikle yiyemiyorsunuz. Ve yine kadının geleneksel Hindu toplumunda “olmayan yerini” görüyoruz.

Kitabın sonundaki mini sözlük yeterli değilse bile Hint dini ve kültürü hakkında başka okumalar yaparsam sıkılmayacağım fikrini verdi bana. Mesela Cemil Meriç’inki olabilir :)

Kitabın girişindeki bölümden bazı parçaları buraya alarak bitiriyorum:


“…Raca Rammahun Roy ve babasının etkisindeki genç şair Tagore’un dünya görüşü, Hint’in geleneksel kast sınırlarını aşarak panteist bir din inanışının yanı sıra,Hindu dininin tekelci ve çok gelenekçi çemberini kıran bir enginliğe kavuşmuştur. …Roy, 1930’da yeni bir mezhep olan Brahmoizm’in temellerini attı. Brahmo Samaj adı altında tanınan bu hareket Hinduluk,Hıristiyanlık ve Müslümanlığın ortaklaşa değerlerini kucaklamaktadır. … B. Samaj’ın belli başlı sosyal ülküleri, kardeşlik, ahlâklılık, insanseverlik, kadınlığın yükseltilmesi, kastların kaldırılmasıdır. … Tagore, ince bir lirizmle adeta mistik duyguları dile getirirken, çevresindeki sosyal çalkantıların da etkisinde kalarak, politik konulara da ilgi duydu. Hindistan’ın İngiliz emperyalizminden kurtulması için savaşan yurtseverlerin yanında, ılımlı da olsa Tagore da yer almıştı. …”

Son bir not; Tagore eserlerini Bengal dilinde yazmış ve çoğunu kendisi İngilizce’ye çevirmiş.

Kitabın adı : Gora
Yazarı: R. Tagore
Yayınevi : Engin Yayıncılık
Basım yılı : 1999
Çeviren: Adnan Cemgil 







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)