8 Şubat 2011

ALDOUS HUXLEY: MONA LISA TEBESSÜMÜ

                                         
Kitabın Adı: Mona Lisa Tebessümü

Yazarı: Aldous Huxley (1894-1963)
Yayınevi: Can Cep Yayınları
Basım Yılı: 2005

Yazıldığı Yıl: 1922

Çeviren: Seçkin Selvi

Kitabı 2009’daki Tüyap Fuarından almıştım. İzmir’deki. Ne berbat bir düzenlemeydi! İstanbul'da da böyle berbat, özensiz bir yerleşim ve standlar mı söz konusu? Hiç sanmam. Bir-iki büyük yayınevi özenmişti. Adı sanı duyulmamış, böyle olduğu gibi eserleri de özensiz yayınevleri çoğunluktaydı. Tam bir hayal kırıklığı olmuştu benim için. En çok çocuk kitapları vardı, hatırladığım kadarıyla.

Dizi editörü Celal Üster’in önsözünden:

“…A.Huxley, 1922’de kaleme aldığı bu uzun öyküsüne Mona Lisa Tebessümü adını vermişti. Öyküdeki tebessümün nasıl bir tebessüm olduğunu açıklamayacağım; okuyucuyu merakta bırakmak için. Ama Huxley’in bu öyküsünün de hemen hemen tüm yapıtlarındaki zarif ve yergili üslubuyla yazıldığını söyleyebilirim. Mona Lisa Tebessümü, tıpkı Ses Sese Karşı gibi Huxley’in edebi inceliğini ve zekâsını olduğu kadar insan ilişkilerine duyduğu ilgiyi de ortaya koyan ilk dönem yapıtlarından.

Huxley bu öyküsünde belki bildik bir aşk üçgenini anlatıyor, ama insan ilişkilerine bakışındaki derin gözlem gücü ve ustalıklı anlatımı, öyküyü sıradan bir aşk üçgeni hikâyesi olmaktan çıkarıp handiyse bir gerilim öyküsüne dönüştürüyor…”

Tamamen katılıyorum, onun için alıntıladım ya.

Yalnız arka kapakların en basit ifadeyle nasıl abartılı ve çarpıtmacı, sattırmaya yönelik basitlikler içerebildiğini de yine arka kapak yazısından açık seçik görüyoruz!

İşte bu arka kapak “Tutkuyla örülen fırtınalı yaşam” gibi abuk bir cümle sarfetse de bu kısa hikâye insanın gözüne bir şey sokan , sonlara doğru da gerginleşen, usta işi bir hikâye. Oyunlaştırılmış ve 1947’de filmi de çekilmiş.

Mr.Hutton, zengin, neredeyse narsist, orta yaşlarda, hâlâ cazibesini koruyan, kendisinin de itiraf ettiği gibi zevk düşkünü, çapkın bir sorumsuz. Bir zamanlar çok sevdiği karısı ise artık hasta ve çirkindir.

Kız kurusu Miss Spence’i çirkin bulsa da onda gizem bulmaktadır Mr.Hutton. Buna, sorumsuzca ettiği çapkın imalar eklenince sonuçlarına ummadığı bir şekilde katlanacaktır. Karısının beklemediği ölümü, başka sınıftan, gönül eğlendirdiği bir genç kız ile kendisinin bile anlamadığı bir şekilde evlenivermesi…

Bay Hutton’un bu kısa hikâyedeki karakterini, olayların ilerlemesiyle duygularının değişimini okumak çok hoştu.

Şaşırtıcı çözümün, satırlarda kaybolan bir yan karakter tarafından gerçekleştirilmesi de başka bir hoşluktu.

































1 yorum:

  1. Kedi'cim çok teşekkürler, benim dalgınlığım.Düzeltiverdim. Malum bu aralar olduğumdan fazla leylayım.:)

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)