4 Ocak 2011

PİŞMANIM, LÜTFEN! :)

Küçüğün kurşuniye kaçan gözleri, ince bir sis tabakasıyla buğuluydu. Ümitsizlik, sevimli yüzüne tamamen hakimdi. Hemen ilişiverdiği iğri kaldırım, ayakkabısını ayağından fırlattığı alçak evin karşısındaydı.


Sokak fenerleri, karanlık yolda kendi etraflarında sarı ışıktan bir daire çeviriyordu.
Küçük :
- Bismillah! dedi.
Gözyaşları kirli yanaklarında izler bırakırken:
- Bi daha yapmam Allah’ım! dedi.
Nedamet, küçük kalbini olanca ağırlığı ile eziyordu.
Direğin dibinde yalanansiyahlı beyazlı kediye pisi pisi diye yanaştı.
Daha dün, zavallının sırtına bir sopa indirdiği için yeniden pişman oldu:
- Bi daha yapmam Allah’ım, bi daha yapmam Allah’ım! diye mırıldandı. Kedinin gitmekle gitmemek arasında arasında bocalayan bir hali vardı. Hayvana doğru yürürken, pişmanlık ve mecburiyetin ağırlaştırdığı adımları müteredditti. Şimdiye kadar yaptığı fenalıklar, kardeşinden zorla aldığı çikolata parçası, taşladığı köpekler, Ayşe’nin saçını çekişi…

Bir daha bunları yapmamayı düşündü. Tekrar Allah’a yalvardı.
Gözyaşlarının yerini, buruk bir huzur, acı bir yorgunluk alıyordu.
Hoşuna giderdi, ne yapsındı, ayakkabıyı ayağından fırlatmaya bayılırdı. Bugün daha kuvvetli attığı anlaşılan ayakkabı dama kaçtı.
Ev sahibine yalvarmayı düşündü. Halbuki daha bir hafta evvel camlarını taşlamıştı. Yoldan, ellerinde paket ve ekmeklerle erkekler eve dönüyorlardı. Babasını düşündü, endişeyle yaralı alnı kırıştı.

Midesi açlıktan gurulduyordu. Yeniden ağlamağa başladı. Melul melul ayakkabısız ayağına baktı. Annesinin; namazda okurken aklında tutabildiklerini huşu ile, inanarak tekrar etti. Küçük, duaların sihirli tesirini bir müddet ümitle bekledi. Sonra, söyleyeceği yalanları tasarlayarak, müteessir ve ürkek eve doğru yürüdü.

BAHAEDDİN ÖZKİŞİ, NEDAMET, GÖÇ ZAMANI KİTABINDAN.

3 yorum:

  1. Yukarıdaki metinde erkekler yerine insanlar, ya da insan yerini tutan adamlar kullanılsa daha mı iyi olurdu. Yoldan geçen kimsenin erkek niteliğini abartarak bir masumun ve çocuğun zihniyle pratikte bağdaşmıyor. Bence cinsiyeti değil de insanın yerini tutan adamlar veya insanlar kelmesi kullanılabilirdi.

    Bunu da sizle paylaşmak istedim.

    YanıtlaSil
  2. Bu arada sayfamda bir yavrucak sizden şefkat bekliyor. Bir değişiklik sizin için iyi gelebilir.

    YanıtlaSil
  3. Bence yazar özellikle erkekler demek istemiş, fiile yaklaştırmış çünkü. Bir de hikayenin yazıldığı dönem itibariyle, ya da çocuğun bulunduğu mahalle itibariyle çalışan en çok erkekler de olabilir.
    bir de ardından gelen cümleyi bağdaştırmak için böyle yazmış olabilir Özkişi; "babasını düşündü..." Çocuğun düşüncesine geçiş yapabilmek amacıyla erkekler demiş olabilir...ama evet, "adamlar" da uygun o cümleye.

    Bahaeddin Özkişi'yi bu sene tanıdım ama çok hoşuma gitti hikayeleri; burada daha önce yazmıştım birkaç kez. Tekrar okudukça paylaşmak istiyorum hep :)
    Teşekkürler paylaşımlarınız için.

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)