15 Temmuz 2014

GARGAMEL KOCA AĞIZLI DEMEKMİŞ, ŞİRİNLER AŞKINA*





"François Rabelais (d. 1483 ile 1494 arasinda, Chinon, Fransa, ö. 9 Nisan 1553, Paris) onemli Fransız Ronesans dönemi yazari, doktor, Rönesans düşünürü, keşiş ve antik Grekçe alimi. Tarihsel olarak elimizdeki bilgiler ve eserlerden onun bir fantezi, hiciv, grotesk, müstehcen güldürü ve şarkı yazarı olduğunu biliyoruz. Bir baba ile oğlunun hikayelerinden oluşan ve gayet açık saçık bir fantezi güldürü olan felsefi eseri Gargantua and Pantagruel 'baş yapıtıdır. Rabelais klasik dünya edebiyatinin büyük yazarlari arasinda sayilmakta ve modern Avrupa ve bati edebiyatinin kurucularindan olduğu kabul edilmektedir. Hümanizm'in öncülerindendir, Desiderus Erasmus'la çağdaştır. Jean Paul Sartre, Rabelais'nin üslubuna hayranlığını saklamaz ve onun Avrupa Düşüncesinin ve Hümanizm'in tekamülü açısından önemini Erasmus ile Montaigne arasında köprü olmak derecesinde görür.

Bir avukatın oğludur. Fontelay le Comte'daki Fransiskan okulunda eğitim gördü ve orada bir rahip oldu. Rabelais burada Yunanca ve Latince öğrendi ve eski eserleri (hümaniteleri) okudu. Ayrıca bilim, filoloji ve hukuk alanında da çalışmalar yaptı ve bu çalışmaları onun,aralarında Guillaume Budé'nin de bulunduğu çağının Hümanistleri tarafından, tanınmasına neden oldu. Çalışmalarının Fransisken Kilisesi tarafından yönlendirilmesi onu bezdirdi ve Papa VII. Clement 'ye bir dilekçe yazarak Fransisken Kilisesinden ayrıldı. Montpellier Üniversitesi'nde tıp öğrenimi gördü. Lyons’a doktor olarak gönderildi. Doktorasını verdiği sıralarda, ünlü eserleri ‘Gargantua’ ile ‘Pantagruel’ yayımlanmıştı.

Bu eserleri yüzünden Kilise ve Sorbonne'luların lanetine uğradı, eseri sansürlendi ve toplandı, Rabelais Metz’e kaçtı. Hayatının geri kalan yıllarını Quimper yakınlarında geçirdi. Rabelais, Yunan ve Latin Edebiyatı’nı en ince ayrıntısına kadar bilen, Fransız rönesansının en büyüklerinden sayılır. Coşkun bir yaşama sevgisiyle, öğrenme aşkıyla doludur. Eserlerinde canlı, mizah yüklü bir üslûpla yeni insanı yaratmaya çalışmıştır. "(Vikipedi'den alıntıdır)



Yazdığı dönem ve kiliseyle problemli ilişkisi göz önüne alındığında cesur bir adammış Rabelais....Zaten kitabı o döneme göre değerlendirmek lazım.Yoksa biz yirmibirinci yüzyıldakilere yeni bir şey verdiğinden değil. Yine de İbn Sina'nın ve onca Latin-Yunan eseri ile yazarının adlarını görmek (Rabelais'in uydurmaları hariç) ilginçti ve şuradaki hissi yaşadım yine: http://masadakalan.blogspot.com.tr/2014/01/sokrat-ve-cagnn-akla-getirdigi.html 


Bir başka tespitim de, dönem itibariyle Osmanlı'nın en güçlü zamanlarından biri ve kitapta sık sık Türklerden korku ve hayranlık karışımıyla bahsetmiş Rabelais, kinayeleri,hicivlerini yazarken...

Kitabın bendeki  nüshası, Z. Erhat,S. Eyüboğlu ve Vedat Günyol'un ortak çevirisi, 1973 Cem yayınevi basımı. 


*Dev Gargantua'nın annesinin adı Gargamelle ve koca ağızlı demekmiş bir eski Fransız halk efsanesine göre :)

6 yorum:

  1. merhaba takipçin oldum bana da beklerim

    YanıtlaSil
  2. Ne tuhaf ki hiç duymamışım.
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim. Ben de bir blogda okumuştum, kitapçıda rastlayınca alayım demiştim. Yazıldığı dönemine göre karşı fikirleri ve cüretkarlığıyla tarihte yerini almış :)

      Sil
    2. O halde mutlaka okunmalı. İyi bayramlar olsun :)

      Sil
    3. Sizlere de efenim :)

      Sil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)