29 Mayıs 2013

İSTATİSTİK VE OLASILIK 1

           
*

           Burada olma ihtimalin vardı. Dünya küçüktü ve bu ülke de. Dolayısıyla bu şehir de. Şimdi hangi ülkede olduğunu bile bilmiyordum gerçi. Bu, burada olma ihtimalini yok etmiyordu şüphesiz.


            Kafamı kaldırıp baktım. Kararmış, çürümüş pervazlar, kapılar, içeride gezinen ruhlar varmış klişesini gayet güzel taşıyorlardı. Aklıma uzun, sarı, kıvırcık saçların geldi. Sonra, bir an, iğri büğrü, kırık kırpık taşlarla döşeli yolda, topuğum takılıp da düşecekken, elimden tutuverecekmişsin hissine kapıldım. Gamzende bir yarı alayla. Ne çok beğenmezdin beni. Kıvırcık saçların olmasaydı.

            Badire Yokuşu'nu çıkarken, iğri büğrü, kırık kırpık taşlarla döşeli bu yoldan çıkarken, nasıl olup da sevdiğime kendimi sevdiremediğimi bir kez daha düşündüm. Sevgim samimi ve özveriliyken karşılık bulmamışsa bu işte bir terslik yok muydu? Küçük hırsızın çantama asılıp sapını koparmasına mâl oldu bu dalgınlığım. O lüle lüle saçların olmasaydı.


           Koluna yapışıp bir çimdik atabildim ancak. Çanta gitti gider. Kalabalık çarşıda bir polis bulmam mümkün değildi. Sora sora bir karakola vardım. Epey bir para, kimlik kartlarım… yine de zırh giymiş bir savaşçı gibi, dışımdaydı bu sıkıntı. İfademi imzalamak için masaya eğilince açık kapıdan gördüm. Evrak çantan dizlerinin arasında, saçların ensende bağlı. Oysa okulda ihtimal hesaplarında hep başarısızdım.



* Emilian Chirila

2 yorum:

  1. bence bu posta;

    "yerle gök arasında
    bir yerdee

    ...

    ah bu ben, kendimi
    nelere koşsam
    saklansam bir yerlerde, gizlice ağlasam"

    bu şarkı gider.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. fotoğraflardan değil de şarkılardan hikaye mi yazsam bundan sonra o zaman ;)

      Sil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)