13 Şubat 2016

AYNA İNSAN

Üç ayda bir çıkan Ayna İnsan Edebiyat, Kültür ve Sanat Dergisi, sektörde 4. yılındaymış.

17. sayıyı adresime gönderme inceliğinde bulunan Mabelard'a teşekkür ederek yazıma devam edeyim.

Sunuşunda, tıpkı bir önceki yazımda bahsettiğim Melamet'teki gibi kapitalizm içinde endüstrileşen edebiyattan bahsediliyor, burada yayınevi ve editörlerin tercihlerinin "piyasa"yı nasıl etkilediğine değiniliyor ve "iyi" edebiyat ya da "iyi satan" edebiyat gerçekten "iyi edebiyat" mıdır sorusunu sorarak cevabın kısa bir zamanda kendiliğinden ortaya çıkacağını, hatta çıktığını bile söyleyerek bitiriyor.



Bir öykümle katkıda bulunmaya çalıştığım bu sayıda, ilk önce, Nesrin Şevik'in " Thomas Mann ve Reşat Nuri Güntekin'de Ailede Çöküş" adlı karşılaştırmalı edebiyat yazısı yer almış.

Semiha Kavak'ın "Günümüz aynasından Gölpınarlı'ya Bakmak- 1" adlı yazısını büyük bir iştahla okudum. Devamını bekliyorum artık.

F. Yavuz Çiçek, J. Austen'ın ünlü Aşk ve Gurur'una, 2006 yılı yapımı Joe Wright'ın filminden bakmış, güzel de bakmış.

Valla bilmiyordum, Bilge Olgaç'ı da T. Hiçyılmaz'ın yazısından öğrendim.

Öykülerden Murathan Çarboğa'nınki yer etti; bildik bir tema ancak oturmuş bir anlatıma sahipti.

Şiirlerden  Barış Ağır'ın Travers'ini, Abdullah Eraslan'ın Gece Gelen Mektuplar'ını sevdim.

Ayna İnsan da, Melamet de ilk kez okuduğum ve boş olmayan dergilerdi. Tanıştığımıza memnun oldum :)




7 yorum:

  1. Narda'cım satır arasına gizlemişsin öykünü:) merak ediyoruz, alıp okuyalım o zaman, sevgileR:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Reklam yapmayı öğrenemedim henüz :)

      Teşekkür ederim canım.

      Sil
  2. Senin öykün burada yok sanırım, neden onu da eklemedin. Gece gelen mektuplar tam benim tarzım :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir de "de facto" olarak yayın dünyasında bir kural var; basılmış bir hikayenizi birkaç ay sonra sanal alemde ya da başka mecralarda yayınlayabiliyorsunuz. Reklamı tam beceremediğimden fotoğrafını da çekmedim:)

      Sil
  3. Bu sayıdaki El Ele adlı öykü benim:-)

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)