27 Haziran 2015

Okumadan olmaz, olduranlar da var tabii...

Ursula K. Le Guin'i, sevgili genel yayın yönetmenimiz tavsiye etmişti, kendisi nedense fantastik yazmamda ısrar ediyor. Gerçi çalınan romanım da fantastik idi :p


Önerdiği kitapları arasında Kadınlar, Rüyalar ve Ejderhalar'ı kitap fuarında görünce almıştım. Meğer Ursula ablamızın  edebiyat ve yazarlık ile ilgili makalelerinden oluşuyormuş. 70'li ve 80'li yıllarda yazdığı makaleler ama bu kadar güzel bir içerik olacağını ummamıştım doğrusu. Özellikle, yazan kadının evli ve çocuklu olmasının önünde bir bağ teşkil edeceğine dair "erkeksi" düşünceye karşı duruşunu anlatışı çok hoşuma gitti. Tesadüf, kitabı okuduğum zamanda ziyeret ettiğim "bir arkadaşım" da seni bir elinde çocuğun, diğerinde yazılarınla hayal ettim bir anda deyivermişti sohbetimizin ortasında. Zarpanditliğe mi soyunsam ne :p


Ali Şeriati'ini o çok merak ettiğim kitabı İnsanın Dört Zindanı beni şaşırtmadı. Ama aradan çıkmış oldu. İnsanın gerçek manada özgür olabilmesi (ve dolayısıyla varoluşunu ve Allah'ı anlayabilmesi için) doğuştan sahip olduğu 4 özelliği, çevre şartını, zindanı yenmesi gerektiğini belirtiyor. Uzun zaman önce okuduğum için tam hatırlamıyorum detayları. Sadece Kuran'da geçen  insan ve beşer kelimelerindeki ayrımı anlatışı önemliydi benim için. Bilahare yazmak lazım.




Filmini sevdiğimden dolayı ikinci kez bir kitabın kitaplığımda bulunmasını istedim: Fuarda görür görmez aldım : Edmond Rostand'ın meşhur oyunu: Cyrano De Bergerac! Voila! (Diğer kitap Ölü Ozanlar Derneği olmuştu.)

Sabri Esat Siyavuşgil'in çevirisiyle - yine manzum- İş Bankası yayınlarından. Önsözden öğreniyorum ki Bergerac'lı Cyrano gerçekten yaşamış bir karakter. Rostand bu kişiden esinlenmiş oyununu yazarken. Cyrano'nun meşhur "İstemem Eksik Olsun!" tiradını sanırım paylaşmıştım şurada: No, merci!

Zeki, esprili, şair, fakir, asil, gururlu, yiğit ama uzun burnuyla çirkin olduğunu düşünen Gaskonya Beyi Cyrano, kuzeni güzel Roxanne'a aşıktır diye özete başlayayım mı :p




Fuardan aldığım son kitap Sabahattin Ali'nin Değirmen'i. Kendisinin de önsözde belirttiği gibi ilk öyküleri bunlar; "Bazılarını bu basıma almazdım ama yazıldıkları için de okurdan saklayaccak değilim" manasında sözleri var. Birdenbire Sönen Kandil'in Hikayesi bana Poe hikayelerini anımsattı. Bir Firar ise en sevdiğim öykü oldu. Raif Bey'in türevi erkekler ve Puder türevi kadın karakterleri de sezinledim öykülerde.


Amin Maalouf'un Semerkant'ı ise arkadaşımı ziyaretimde kitaplığından arakladığım bir kitap. Yazım yılına bakılırsa iyi iş çıkarmış Maalouf. Best seller şablonunn naif bir örneği :p Hakkını yemeyelim, Doğu ile Batı'yı dengede tutmaya çalışmış:p

Semerkant'ta Hayyam, Nizamülmülk, Hasan Sabbah, Selçuklular ve Acemler, İran devrim tarihinden kesitler, Titanic... (Evet, Titanic) var. Kitap ilerledikçe İ. Pala'nın Şah ve Sultan'ı aklıma geldi. Pala'nın örnek aldığı şablonlardan biri olması muhtemel Semerkant'ın diye düşündüm hep :p




Araklama daha doğrusu dostumun önerisi bir diğer kitap Mustafa Ulusoy'un Yakınlık adlı kitabı oldu. Psikiyatristmiş, ben psikolog sanıyordum kendisini. Onun makalelerini internet üzerinden okumuştum bir ara. Bu kitaptakiler de deneme türünde yazdıkları. Kimi bakış açılarını tek taraflı bulsam da ("Said Nursi- Risale talebesi" olarak belirttiği için, mesela kahkaha konusu) altını çizdiğim görüşleri oldu. Lakin beyefendi hep aynı stilde yazdığı için bir noktadan sonra kitap benim için okunamaz oldu.

Uyku tutmayan bir başka ramazan gecesi  bu kitaplardan alıntılar da paylaşmak umuduyla au revoir canlarım :p


9 yorum:

  1. başlığın oldukça dikkat çekiciydi :D ne kadar güzel okumuşsun :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Okumadan okumuş numarası yapan, çok bilmişlik taslayanlar var ki - hele de belli yerlere gelmiş içi boşlar- bazen suratlarına şöyle haykırmak geliyor içimden: Biz mütevaziyiz tamam da, siz tamamen boşsunuz!

      Sil
  2. Güzel yorumlar,laf ola beri gele değil yani.
    Seviyorum bloğunu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, marifetler iltifata tabii imiş, bir nevi araca benzin gibi:)

      Sil
  3. Ve indim Izmir'e.. :)
    Bak bu yorumu izmirden yazıyorum.
    Yahu bu kadar kitabı ne kadar zamanda okudun? Ben bir kitabı bitirinceye kadar aylar geçiyor nerdeyse. :)
    ilgimi çekenler : Amin malouf Semerkant, Sabahattin Ali , ölü ozanlar Derneği.
    Yalnız okumadan ne olmaz? Anlamadim Sayın yazarımız ..

    YanıtlaSil
  4. E hoş geldiniz o zaman.
    Son iki ayda okuduklarim bunlar.
    Okumadan kamil insan olunmaz diyeyim de aydın havası olsun:)

    YanıtlaSil
  5. E hoş geldiniz o zaman.
    Son iki ayda okuduklarim bunlar.
    Okumadan kamil insan olunmaz diyeyim de aydın havası olsun:)

    YanıtlaSil
  6. Nardacım keyifle okudum yazını, resimler de çok yakışmış:) Semerkant'ı lisedeyken okumuştum beni çok etkilemişti Baltazar'ın bir türlü aradığı aşkı bulamaması..:)

    YanıtlaSil
  7. Blogları bile okuyamadığım şu yaz gününde suratıma okkalı bir tokat gibi oldu bu başlık amanın :( Ama doğrudur be ya. Bu kadar okuyabilmene hayranım, ne diyelim darısı başımıza. Sevgiler...

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)