28 Ocak 2013

SİMİRNA CİNAYETLERİ


Okumalarımı eski çeşitliliğine kavuşturmak adına polisiye ve felsefe okumaları yapmaya karar vermiştim. Evvelsi hafta bir Agatha Cristie almıştım ki ertesi gün, haftalık edebiyat atölyemizde, gelecek söyleşinin konusunun polisiye roman olacağını öğrendim. Yuppii J Daha güzeli ise o hafta dersimize misafir olan kişinin, söyleşinin de konuğu olan Suphi Varım olmasıydı. Kendisinin iki polisiye kitabı çıkmış bir ekonomi doktoru olduğunu da ekleyelim unutmadan. İşte, hazır polisiye okuyacakken yeni bir yazarın da tadını çıkarayım dedimJ

Evet efendiler, bir İzmirli olarak Suphi Varım ismi kulağımıza çalınmış olsa da, kitapla tanışma hikâyemiz kısaca böyleJ

Başından sonuna kadar kendini okutan, acaba katil kim ya da kimler ve niçün yaptı bu hayınlıkları diye merakınızın eksilmediği bir polisiye Simirna Cinayetleri. Bir yığın karakter, her an yeni bir olayın gerçekleşmesi  ya da durumun keşfedilmesiyle işlerin karıştığı bir olaylar yumağı.


1890'da Simirna yani İzmir'de, İzmir'in o İngiliz, Alman, Fransız, Rum, Ermeni, İtalyan karışımı mozaiğinde, Abdülhamit Han zamanının kargaşa dolu fonunda geçiyor olaylar. Kitapta okuru sıkacak, merakını sönümlendirecek betimlemeler yok. Yazar  söyleşisinde belirttiği üzere kitapta geçen mekanları özellikle araştırıp incelemiş, geçmişte olduğu halleriyle betimlemiş. Ki kahramanların Cafe de Paris'den Punta Garı'na, Buca'dan Manoly Oteli'ne, Havra Sokağından Saint John Kilisesine daha duymadığımız bir sürü, şu anda çoğu bize  yabancı kalan mekan ve sokaklardan geçişlerinde ,o yılların İzmir'ini iyice merak ettim. Bir nokta da, o dönemde yabancılar ile müslüman Osmanlıların yaşam alanı olarak şehirde ikiye ayrıldıkları, kıyı kısmında  "gavur"ların yaşadığı. Bu tespiti ilk kez Yılmaz  Öztuna'nın MEB yayınlarından çıkan Türk Tarihinden Yapraklar adlı kitabında okumuştum. Hafızama güvenmeyip kitabı elime aldım ve bilgimi doğruladım. 1344'de büyük bir donanmayla İzmir'i ansızın basan Avrupalıların başında Rodos'ta üslenen Saint Jean Şövalyelerinin olduğunu okudum. Altını bile çizmişim! (s.158) Şimdi diyeceksiniz ki ne alaka yazdın bunları. Şu alaka ki kitabımızda Tapınak Şövalyeleri de mevcutJ Fazla ipucu vermek istemiyorum ve kitabı polisiye meraklılarının ilgisine sunuyorum.



Au revoir canlarım J

Not: Kitap üçleme olarak düşünülmüş ve ikincisinin mart ayında yayınlanması bekleniyor.

Kitabın adı: Simirna Cinayetleri, Düello
Yazarı: Suphi Varım
Yayınevi: Dedalus Kitap
Basım yılı: Eylül 2012

6 yorum:

  1. nasıl kaçırmışım ben bu yazarı rezalet..hemmen alına..agatha candır onu da araya ekleyim:)

    YanıtlaSil
  2. Yanıtlar
    1. boş boş gezceğine oku tabe:p

      Sil
  3. Yeni yazarları okumayı seviyorum, Suphi Varım'ın kitabını hemmen listeme ekledim, konusu da meraklandırdı beni, paylaşımın için teşekkürler Nardacım, bu arada ne güzel bir yazım atölyeniz var, kıskandım!:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Polisiye okumayalı epey hamlamışım :)) ama doğrusu akıcı bir hikayeydi. Atölyemiz iyidir ya :)

      Sil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)