3 Aralık 2012

SİZİ EN YAKININIZ KADAR TANIMAK İSTİYORUM

                  

En yakınınız!.. Tanır mı bizi en yakınımız? Babamız, anamız, kardeşlerimiz, karımız, kocamız,kızımız,oğlumuz, kırk yıllık dostumuz, arkadaşımız… bunlardır en yakınlarımız. Ama en az atnıyanlar bunlardır!Bizi herkesten çok tanıdığına inananlar. İnanç kadar yanıltıcı ne var. Tanıyorum diye bırakır anlamayı, tanımayı, öğrenmeyi. Oysa bildiği, tanıdığı belki de on yıl önceki  ben'dir. Kişi değişir zamanla. Kendine bile yabancılaşır. Ama bizi herkesten iyi tanıdığına bir kez inanmış kişi vazgeçmez bildiğinden. "En yakınınız kadar sizi tanımak istiyorum" diyen baksın çevresine, en yakını bildiğine, gerçekten onların tanıdığı gibi mi? Kimse kimseyi tanıyamaz diye yazdım kaç kez. Biz bile tanıyamayız kendimizi. Tanısak, ne yapacağımızı bilirdik., sağlam bir yol tutardık, durmadan yanılmazdık, aldanmazdık! Bir insan, tek bir kişi değiliz ki biz! Hangi kişiyi tanıyacaksın? İçimizde yaşayan insanlardan hangisini?      

4 yorum:

  1. Beşer yanımız yanılmak ve aldanmak üzere bina edilmiş..
    Melek olsaydık yanılmazdık,aldanmazdık,ama insan olmanın keyfini de yaşayamazdık.

    Aldanıp,yanılmayan için yeryüzü sahnesinin anlamı da olmazdı..

    En az doğrularımız kadar hatalarımızı da sevmeliyiz bence..:)

    YanıtlaSil
  2. Ben iyi tanıdığım insanlar olduğunu düşünüyorum. Empati kurabilmek, değer verdiğin insanın yerine kendini koyabilmek çok önemli. İnsanları koşulları içinde değerlendirirken yargılamamak da. Ama gözü kapalı ilerlerken, insanlara görünürde iyi davranıp onlara zırnık kadar değer vermeyip umursamazken onları anlamayı başarmak imkansız olur diye düşünüyorum. Elbette her insanı tanıyamayız ömür boyu, sadece tanımaya değer bulduğumuz bir kaç kişiyi tanırız diye düşünüyorum ben. Oktay Bey ile örtüşemedik bu konuda :)

    YanıtlaSil
  3. Oktay Akbal'ın yazar kişiliğini düşünerek sonuna kadar katılıyorum kendisine. Kaldı ki yukarıdaki satırlar,kendisinin 5o'li yaşlarında yazdığı ve hayatını sorgulayıp değiştirdiği bir döneme tekabül ediyor...Sanatçılarda bir çoklu kimliğin oluşu söz konusu...

    İnsanları bir yere kadar tanıyabiliriz: kendilerinin izin verdiği yere kadar. Bir de değişim gerçeği var, eskiler tagayyür dermiş. İnsan değişmiyorsa hayat karşısında, zaten bana göre problemlidir...

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)