16 Kasım 2012

PRENSİP OLARAK KARŞIYIM!


Her gün blog yazısı yazmaya. Yani, öyle herkesin reader'ını, e-posta  kutusunu, blogroll'unu kalabalıklaştırmaya ne gerek var, her gün her gün yaz; belki çoğu da incir çekirdeğini doldurmayacak. Tamam, insanlar bi' hatadır edip izleyicim olmuş olabilirler ama (Bir de  benim gibi 40'ın üzerinde aktif blogu izlediklerini düşün) her gün okunması gerekecek onca yeni yazı...Herkesin işi var, gücü var.  Ha, okunsun diye mi yazıyorsun diye sorarsan, elbette okunsun diye yazıyoruz bunları ( Bu isimde bir blog duydum ama incelemedim hiç, hemen bakayım :p)

Karşıyım, derim , derim de bu aralar öyle olmuyor. Edebiyat çevrelerinde bir deyim vardır, ha bire yazanlar  için " yazı ishali olmuş" diye!

Kendime kınama cezası veriyorum!

Ne ki güzide ülkemizde kınama cezalarının hiçbir müeyyidesi yok  :)

Asıl konu mu, aşağıda:

***

Ferahlama duygusu…Öfke, belirsizlik,tekrar öfke, beklerken sabırsızlanmak ve öfkelenmek, sonra "felek ben sana n'ettim?" türküsüne düşmek …

Sonra belirsizlikle beklemenin yerini neyi beklediğinin bilindiği bir beklemenin alması…Bu bile çok ferahlatıcı… 

20 yorum:

  1. her gun yazmak problem degil de Sevgili Narda, ayni zaman ve hatta dakika dilimi icerisinde birden bir suru postu yayinlayip, reader'la kafa gecen insanlar da var. ne olup bitiyor ic dunyalarinda bir fikrim yok, taslaklarda biriktirip biriktirip hepsini ayni anda mi yayinliyolar nedir anlamadim. ancak dedigin gibi, hic hos degil.

    kendim de gerci, ayni gunun icine duygularim agir geldiginde, araliklarla da olsa 2-3 post girebiliyorum ama... bunu yaptiktan sonra da rahatsiz hissediyorum dogrusu. 3 post yazdin bugun, ne gerek vardi diyorum mesela. insan yine de, yazdigini saklayamaz oluyor bir sure sonra. paylasmak yorumlar cok alisildik ve beklenen oluyor. bu nedenle de sanirim biraz arsizlasiyor bloggerler, basta kendim tabi. :)

    iyi oldu bu yazin, dusundurdu beni tekrar ayni konu uzerine.

    Sevgi ile,
    Luna.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. LUNA,
      Bloglarımızı elbette yazmak,paylaşmak için açtık...Ben kendimi karşı taraf yerine koyup frenlemeye çalışıyorum :p Her blogun zamanla kendine has bir stili de oluşuyor zaten, izleyip izlemeyeceğine de genelde öyle karar veriyorsun...Ama yine de çok yazıyor olmam beni rahatsız ediyor işte:p

      Sil
  2. Aynı anda birçok yazıyı eklemeyi ben de mantıksız buluyorum ama her gün yazan biri olarak ilk söylediğinize karşıyım :) Yazılmalı her gün. Okunmalı. Ne kadar çok olursa olsun. Bu milletin en büyük eksikliği bu. Elimizden geldiğince yazıp okumalıyız ki bir şeyler yoluna girsin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke her gün yazsa da okusam dediğim oldukça blog var.
      Öte yandan ben kendim günlükvari şeyler yazmak isteğime ket vurmaya çalışıyorum:p

      Okumak da önce olmalı. En önce okumak. Cin olmadan adam çarpmak deyimindeki gibi, okumadan ahkam kesmek, ben bir numaralı yazarım demek iş değil bence de... yazmadan duramıyor olmak ise ayrı bir bitirme tezinin konusu :p

      Sil
  3. Ben ne her gün yazabiliyorum ne de okuyabiliyorum haftalık veya aylık oldu artık:))
    Bi de üşüyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kuzuuuu, Ankara soğudu mu o kadar?(gönül soğukluğu olmasın da, ya da Japonların dediği gibi "ruh üşümesi". Bugün doktordan geldim,ferahladım azıcık. Demek ki neymiş, hep dediğimiz gibi: Önce sağlık)

      Seni "yazmama mazereti kabul edilmişler" grubunda sayıyorum ama affetmiyorum. Senin öyle yazıların var ki bak aklımın kıyısında duruyorlar hala.

      Sil
  4. Yazmak bir delilik demiştim bir yazımda. Ben de aynı duyguları yaşıyorum sıklıkla. Blog okumaya ve yazmaya başlayalı bir yıl oldu,. Yaza yaza yazmayı öğreniyorum diyorum kendim için,hiç iddialı değilim o nedenle.Herkes beni okusun diye kaygım yok,o nedenle düşündüklerimi sansürsüz yazıyorum.Egom bunların çok dışında nedenlerle çok şişik olduğu için ihtiyacım yok burada şişirilmeye. Beğenmeyen izlemez diye düşünüyorum bu nedenle.Eğer bir bloğu izlemeye almış isem de okunmaya değer bulduğum içindir.Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. düşündüklerini sansürsüz yazabilmek, açık yüreklilikle,dobra dobra yazabilmek önemli bir keyfiyet ve yetenek bence.bizim toplumumuzun sosyo-psikolojik yapısından tutun, politik gelenek ve baskılara,çıkarcı- ideoloji yobazı aydın tiplerine,demokrasi bilincimizin yoksulluğuna kadar birçok şey düşüncelerimizi samimi (hem de kırıcı olmadan)yazmaya elverişli sayılmaz... Siz önemli konulara da değiniyorsunuz, fikir jimnastiği yaptırabiliyorsunuz. Okurken bu tip şeyler benim için önemli. Benim kendime pay biçerek söylediğim, buranın stiline ters düşmemek gibi bir şey olabilir. İzlediğim bloglarla bir sorunum olsa zaten izlemekten vazgeçerim ki :p

      Teşekkür ederim. Buradan da sevgiler.

      Sil
  5. İshal olan sen ol; bi de ağız ishali olmaktansa yazı(n) ishali olmak iyidir.:P
    Bende de üzerinize afiyet son aylarda bi peklik hali var; sorma gitsin..:P
    (Ulen yorumlara yazdığın cevaplar, yazıdan uzun olmuş hangi birini okuyacağız? Al okumadım işte yorumları.:P)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuma usta, canın sağolsun. Senin yorum yazman yeter. (Ne yalakalık potansiyeli varmış bende yahu :p)

      sende bir "biriktirme" var ama bakalım görüciiz :)

      Sil
    2. İçimde biriktiriyorum.:P

      Sil
  6. Ama öyle olmaz ki. Yazma hissi gelince yazılır. Sende kendini tutma istek geldi mi saldır klavyene :)

    Belirsizlik beni güçsüzleştiriyor. Eminim sana öyle bir zararı olmaz.
    Sevgiyle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asya'nın dediği gibi yazmak delice bir şey zaten, durduramıyorsun :p

      Sil
    2. Belirsizliğe gelince...insan olarak çoğumuzun buna direnci düşük sanırım, benimki de yüksek sayılmaz...

      Sil
  7. Yazmanın bahanesi de olmamalı yazmamanın da olmayacağı gibi.. Saçmalamak bile içinde barındırdıkları ile zamanla anlam kazanabilir çünkü. Ama her gün ama ayda bir. İş ne zaman başlayıp ne zaman bitirebileceğinde gizlidir bence.
    Bırak gitsin gittiği yere kadar. Bir gün aniden duruverir nasılsa... :)

    YanıtlaSil
  8. Üzgün değilsin değil mi?

    Ben üzgün olduğum zamanlarda; çok neşeli, çok esprili ve çok konuşkan olurum da :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ! Bu garip huy bir tek bende var sanırdım. Üzgünken aşırı geveze ve neşeli olduğum çoğunluktadır...

      Bugün daha iyiyim ama,teşekkür ederim.

      Sil
  9. Yazmak içimizden gelen bir şey, içimizden gelmese ne olursa olsun dökülmez satırlar.
    Birde yaş sınırı var işte. Benim gibi aydan ayaaa yazmakta blog tutmak olmuyor ama içimden gelmeden de yazamıyorum:)

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)