27 Ocak 2012

NEFS HAKKINDA*

NEFİS (NEFS) ATI

İslam irfanında nefis, daima bir ata benzetilir. İnsanı ebediyete (sonsuzluğa) taşıyacak odur çünkü.

Pek çok insan nefsinden emin olmak için onu öldüresiye tahrip etmek ve yormak ister. Oysa “nefsi öldürmek” tabiri İslam irfanına yabancı bir şeydir. İslam’da esas olan onu öldürmek ve tahrip etmek değil, terbiye ve tezkiye (TDK ,tezkiye: temize çıkarma,aklama) etmektir.

Azgınlık, tıpkı serkeş atta olduğu gibi insan nefsinin temel vasıflarından biridir. İyi bir jokey olamazsanız atınızla her zaman başınız belâda demektir...

Huysuz at, azdırılmış bir nefistir, pimi çekilmiş bomba ya da taşmış bir okyanus…Nefis okyanusunuz bir kez taştıysa, artık tüm hâsseleriniz, akıl, kalp,ruh ve vicdan mekanizmalarınız su altındadır demektir. Tarlanız sular altında kaldıysa onda iyi bir şeyler bitiremezsiniz, hatta hiçbir şey bitiremezsiniz.

*Aydan Atlayan Kedi blogundan aşağıdaki satırları okuduğumda bu notlarım aklıma geldi. İnsanı yukarıdaki (nefsi) halleriyle en kıymetli varlık kabul edemeyiz elbette ki...

AYDAN ATLAYAN KEDİ'den:

Evet insan değiştirme ve biçimlendirme gücüne sahip.
Düşünme ve konuşma yeteneği de var. Ama tanımlamada birşeyler eksik sanki. İnsan gözü dönmüş bir hırsa da sahip. Daha çok toprağım olsun, daha çok altınım olsun, krallar gibi yaşayayım, "Ben bunlara sahip olayım da ölen ölsün bana ne"ci bir anlayışa da sahip. İnsan öfkeden kudurabilme yetisine de sahip. Bu öfkeyle önüne çıkan ne varsa yakıp yıkabilme kaabiliyeti bile var. Dünyayı yok edebilme, dünyanın dengesini bozabilme gücüne de hatta.

Siz hayvanları "bu orman benim, diğer hayvanları öldüreyim de ağaçlardaki tüm yemişleri ben yiyeyim" derken hayal edebiliyor musunuz? Ya da "ben bir kargayım madem bir tel bulup şişenin içinden yiyecek birşeyler çıkarabiliyorum o halde o telle diğer kargaların gözünü oyup en kral karga ben olabilirim" derken hayal edebiliyor musunuz? Peki bir aslanın "karnım tok ama şu 5 ceylanı öldürüp soğuk bir yere koyayım da sonra yerim, yemediğimi de çöpe dökerim, nasıl olsa bir sürü ceylan var, tükenmediler ya" dediğini... Ya da pembe tenli bir genç kızı gören bir ayının "şu insanı öldürüp derisini yüzeyim de kendime güzel bir palto yapayım" diye planlar yaptığını... Peki şuna ne dersiniz; Bir filin "aman şu insanı yakalayayım da sirk diye birşey icad edip orada maskara edeyim çoluk çocuk eğleniriz bir güzel hem sonra para diye birşey de icad eder biri hem eğlenip hem de para kazanırım" Şuna bir bakın. Var mı böyle bir olasılık? Ne de olsa onlar içgüdü ile hareket ediyorlar. Hayatta kalmak ve soyun devamını sürdürmek maksatlı hareket ediyorlar. İnsan ise bütün bunların yanı sıra yakıp yıkmak yok etmek ve daha fazlasına sahip olmak için akla hayale gelmeyecek pek çok şeyi yapıyor. Elbette içgüdü ile yaşayalım başka hiçbir şey yapmayalım gibi saçma bir fikrim yok. Eğer, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı isek buna göre hareket edelim diyorum. Olmayacak birşey istiyorum farkındayım ama bütün bu olup bitenlere fena halde kızıyorum. Tecavüzler, cinayetler, doğanın katli, hayvanların insanın keyfine kurban edilmesi ve daha bir dolu şey, sırf düşünebilme yeteneği yüzünden "insanın yeryüzündeki en kıymetli varlık" olarak kabul edilip edilmemesi konusunda beni düşündürüyor. Sahi insanı yeryüzünün en kıymetli varlığı olarak kabul edebilir miyiz?







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)