13 Aralık 2011

ÖLÜMDEN KORKMAYACAK KADAR YALNIZIM...

Fotoğraf: Martinez Clares



DEMİR KAPIDAN GİRDİLER
YEŞİLKÖY
                   YOL
                            KADIN
Uğraş düzeninin koridorlarından geçtiler
         Artları sıra yürüdü
         Odalar
                   Pencereler
Birbirini arayıp buldular
Tüm ayrıntılarıyla…
         Kapılar
                   Anahtarlar
                      Kilitler
                            Yerine takıldı
                                      Kuruldu
                                               Çalışma Yüzeyi.

(…)
Ayrıca TAM BİR AŞK EFSANESİ…Lakırdı söylemenin tam sırası
Diye düşündü.
Aklında sinsice bir şeyler buldu.  Bildiği şeyleri KENDİNE saklayacaktı:
“SİZİ SEVİYORUM BARON BAHAR” dedi haince. Baron Bahar, “Bu,eski şarkıdır, je vous aime beaucop mademoiselle”
Diye cevap verdi ve yumuşak bir sesle yere düştü.
         Kadın yere düşen Baron Bahar’ı kaldırdı.
BANA NE SÖYLEYECEKSİNİZ?
Baron Bahar:

- Size söylemem gereken bazı gerçekler var,diye konuştu.
Kadın bunları makinede yazmaya koyuldu
Konşimento
Manifesto
Çimento
Demir aksamı…
Baron Bahar’ın anlattığı şeyler
Tam bir hayat boyu sürdü.
DÜZ
UZUN
İNCE.
(…)
SİZ, Baron Bahar, hayatın dehşetini hiç düşünmüyorsunuz:
HER ŞEYİNİZ VAR
OTOMOBİLİNİZ
YATINIZ
7 CÜCELİ EVİNİZ
BONOLARINIZ
ÇOCUKLARINIZ.
BENSE,ÖLÜMDEN KORKMAYACAK KADAR YALNIZIM.



*************************


(…)
Cadde’de Yeşil Şapkalı Adam bulutla aynı yöne doğru yürüyor. “İşte başını alıp giden adam bu” diyorum. ­­– Derin uykulardan- paslı merdivenlerden- pencerelerden- kapı zillerinden KAÇAN ADAM BU ADAM.
EVE BAKIYORUM,
İŞTE O EV BU EV DİYORUM,
ODA BU ODA.
KADININ KENDİNİ ASTIĞI EV BU EV,
SANDALYE BU SANDALYE,
MASA BU MASA,
CADDE BU CADDE,
BU ÇOCUKLAR
O ÇOCUKLAR.
Sonra anı defterine bakıp - bütün bunların yalan olduğunu kendimi kandırmak için YEŞİL ŞAPKALI ADAM’ı kendim çizdiğimi- YEŞİL ŞAPKALI ADAM’ın da bunu bildiğini – beni kandırmak için penceremin önünden geçtiğini,
BULUTUN BULUT
CADDENİN CADDE,
EVİN EV,
YEŞİL ŞAPKALI ADAMIN DA
YEŞİL ŞAPKALI ADAM OLMADIĞINI
DÜŞÜNÜYORUM.
ANI DEFTERİNDEKİ
Bulutu,
evi,
caddeyi,
Yeşil Şapkalı Adam’ı
Karalıyorum.




* YANIK SARAYLAR VE PENCERE HİKÂYELERİNDEN
** Büyük-küçük harfler,satırlar ve noktalama işaretleri orijinal şekliyle alıntılanmıştır.

2 yorum:

  1. 'Ölümden kormayacak kadar yalnız olmak' iyi midir acaba! Soru olsun diye değil not düşmem sorguluyorum cidden son günlerde sık sık... bu satır denk geldi.
    Korkmayacak kadar yalnız olmak mı gerekir, korkarak beklemek:( Yalnız değilken.

    YanıtlaSil
  2. Ölümden korkacak kadar bağlı/bağımlı değilim hiçbir şeye, belki de budur o yalnızlık?

    Hiç kolay/anlamlı değil böyle şeyler söylemek,hele de onca şey,onca sevilen varken elimizde...

    Korkmak ise doğal, bilmediğin bir şeyden...

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)