30 Kasım 2010

EFLATUN GÖZLERİN OLDUĞUNU BİLMİYORDUM

Şair: Attila İlhan
Basım yılı: 2005
İlk yayımlanış yılı: 1954
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yay.

Attila İlhan'ı bir hemşehri olarak geç tanıdım diyebiliriz. Adını bilirdik sadece.

Onu asıl sevmem TRT 2'deki muhteşem cumartesi programlarıyla olmuştu. Sonra 3 kitabını peşpeşe okumuştum: Dersaadet'te Sabah Ezanları, Sisler Bulvarı, Ulusal kültür Savaşı. Hangi Batı'sı da okumak için aklımda kalmıştı. Henüz okuyamadım.
 Sisler Bulvarına gözüm takılınca açıp kıvırdığım sayfalara baktım.

Sisler Bulvarı ; Paris,'in cafe'leri, zayıf sokak fenerleriyle aydınlatılmış loş sokakları, sisli ve ıslak limanlar, sarhoş gemiciler ve aşıklar,sarpa sarmış aşklar, hayat kadınları,düşünce gel-gitleri, entellektüel yalnızlık, sıradan  insanlara sevgi...

Kafiyeler, adeta hikaye anlatmalar, ama kesinlikle tahkiye değil, modern olmasına modern ama bir o kadar da halk şiirlerini anımsatıyor. İşte favorilerimden  birkaç alıntı:

Başka Adam

yerinden kaldırmasalar
tedirgin etmeseler
armonikle ezbere polkalar çalan
alcas'lı kör kadını
türkülerin başladığı bittiği yerdeki kız
raspail bulvarı'ndan yine gelip yine geçsen her akşam
yalnız
tedirgin etmeseler
armonik çalan bir kadını
ışıklar yola çıkınca herhangi bir akşam
beni alıp duvarların arkasına götürmeseler
seni alıp götürmeseler
................................

BAŞKA YERDE OLMAK

oniki sfır beşte izmir'de bir yıldız kaydı
imbat durmuştu kan ter içindeydim
akdeniz'in elindeydim söz temsili
ışıklı bir tespih karşıyaka'ydı
istanbul deyip mendebur sisli
bir deniz kahvesinde içiyordum
istanbul soluk yeşil bir tramvaydı
sultanahmet demişti inliyordu
oniki sıfır beşte izmir'deydim allahım
şiir deniz gibi kımıldıyordu

oniki onbeşte istanbul'a dağılmıştım
hilal gibi bir kızcağız beşiktaş'ta
rüyasını dokuyordu ondan bıkmıştım
çiğ mürekkep ve aseton kokuyordu
sarıyer'de balıkçılar denizi çekiyordu
deniz büyük büyük içini çekiyordu
..................................
oniki otuzbeşte napoli garı'nda bir tren
çırpınıyordu aşağılık bir gemici barında
ben burnumu şaraba sokmuştum
katiyyen sarhoştum kirpiklerim yanıyordu
.......................
oniki otuzbeşte napoli'de allahım
uyuyamıyordum uyuyamıyordum
..................
not: imla kitaptakinin aynısıdır.

3 yorum:

  1. Atilla İlhan gerçekten iç dünyası geniş, derin ve duyarlı bir insan. Eserlerini okudukça tazeleniyor insan.

    YanıtlaSil
  2. Yazının adıyla başlayan şiiri de ilave edeydiniz keşke...en favorilerimden değil ama paylaştıklarınızdan daha çok severim.
    Üstad'ı ölümünden 3 gün önce ilk ve son kez gördüm. Tüyap'taki bir söyleşide bir saat konuştu, ağzım açık hayran hayran dinledim. Şöyle bir dokunuvermek de isterdim ama...rahatsız etmekten ürktüm. Hayatımdaki en büyük pişmanlıklardan biri üstad o gün 4. holde imza dağıtırken benim bundan haberim olmayıp tüm günü 1. holde geçirmemdir!..Kitap imzalatmayı da hiç sevmem, imzalı kitabım da yoktur (bi tane var ama sayılmaz) ama ondan küçük de olsa bir anı kalsa pek hoş olurdu...Olsun ama, dünya gözüyle 1 kere de olsa gördüm ya, çok şükür.

    YanıtlaSil
  3. O da bir şans,yakından görmek,dinlemek böyle değerli isimleri...
    Ben sisler Bulvarında çok fazla hoşuma giden şiir bulamamıştım. Diğer şiir kitaplarını da almadım henüz.

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)