Sayfalar

9 Ocak 2018

DEFOL GİT NİL!

Bir tek benim mi dikkatimi çekiyor, bir tek ben mi gıcığım?

Olmadığıma sevinmiştim. Birkaç hafta önce.
 
Ne tesadüftür ki aynı şeyden bahsedecekken başkası bahsetmişti tam da o gün facebook'ta. Takip ettiğim yazarlardan Selçuk Orhan, hem de ne dokundurmuştu Nil Karaibrahimgil'e.

Yahu, banka reklamında sen, sabun reklamında sen, mağaza reklamında sen, telekom reklamında sen... her yerde sen ve senin bunalıma sevk eden tekdüze sesin!

Kardeşim, üstelik her markaya aynı cıngılı yazıyor! Sözler bile aynı.

Kocası reklamcıymış hatunun. Nasıl bir reklamcıysa bütün Türkiye'nin reklamları bu heriften* soruluyor demek ki!

Valla öğğ geldi bu kadının aynı terane reklam müziklerinden.

Bi' defolur musun kek prensesi? Please!



*Sizin için araştırdım, herif dediğim Sertab Erener'in kardeşiymiş!

Ekşi'de ilk ve son sayfaya baktım; benim gibi düşünenler çoğalmış:" reklam sektörümüzün sönmüş yıldızı. yıllardır ürettiği yaratıcı tek bir iş yok. anca karısına şarkı söyletsin..."


13 yorum:

  1. İnan dikkat etmemiştim sen yazıncaya kadar çünkü gündüz hiç tv açılmaz bizim evde. Ta akşam 19.00'a kadar açmıyorum o yüzden reklamların pek farkında değilim. Akşam da birkaç diziye bakarken, aynı anda internette geziyorum o yüzden reklamlar olunca aklımı hiç vermiyorum.

    Ama bak o kadar haklısın ki, her konuda belli, ÜNLÜ birileri köşeleri tutuyorlar, hep aynı isimler, siyasette öyle, futbolda öyle, işte dizi sektöründe öyle, hep aynı isimler dizi yazıyor kimse bana yazdırmıyor çünkü ÜNLÜ değilim, argo tabiriyle işin raconu bu galiba.

    :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dikkatini cekmesin daha iyi, ben bi'takıldım artik kulagimdan gitmiyor o pacozluk. Hayir ben de aksamdan aksama aciyorum ama her yerde karsimda!
      Diger soylediklerinde de haklisin maalesef.

      Sil
  2. :=)) çok iyi gerçekten, ben de katılıyorum, üstüne bir de kendi fotoğraflarından duvar takvimi yaptırmış!! pes doğrusu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yemin ederim pespayelik.Yav hadi her işi kocan sayesinde kaptin, bari bir zahmet farkli müzikler yap!
      Takvim de olur anıt da diktirirler Erencim, Mujde hanimin dedigi gibi köşe başi meselesi...

      Sil
  3. Düşünüyorum Nili sadece dove reklamında hatırlıyorum. Aa pardon çocukta yaparım kariyerde vardı. Bu ikisi nedense bana itici gelmedi. Daha çok Burcu Esmersoy itici geliyor bana. Oynamadığı reklam yok. Nil en azından şarkı söyleyebiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaaa, bugünlerde en sık çıkan reklamlarda hep o var:) Duru, garanti, lcwaikiki ve birkaç tane daha. Ama sıkıntı şurada hep aynı tonda aynı teranede cıngılları, arka arkaya gelince cok rahatsızlık verici. Kendisi ilk piyasaya cıktığında çok dinlerdik fakat baktım sonunda kendini tekrardan başka bir şey yok. Yaldızlı bir motto sadece. Babası hatrına sahnede kalanlardan gibime geliyor:)))
      Tabii bunlar şahsi düşünceler. Burcu Esmersoy da bir türlü sevmediğim tiplerden. Ay ben zaten pek kimse sevmiyorum ekranlardan:)

      Sil
  4. https://youtu.be/hwkAoSvmqII o zaman dinleyelim😃

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok şu ara dinlemem.Belki sonra :)

      Sil
    2. Gıcıklık yapayım istemiştim 🙄

      Sil
  5. Kaç gün oldu bu yazın aklıma geldi, sebepsiz gelmedi epeydir siyasi yazı yazmıyordum taslaklara yazı yazarken geldi.
    Nil'in köşe yazarı olduğunu da biliyorsundur.:) Hatta Zülfü Livaneli'nin şarkıcı kızı Aylin de köşe yazarıydı. Hala öyle mi bilmiyorum muhtemelen öyledir yani babasının soyadı ile bunlar köşe yazarı oluyorlar. Dünya da para alıyordur niye bıraksın? Azçok şarkı zevkim vardır, kendimi övmek gibi olmasın iyi şarkıdan, güzel melodiden anlarım babası tamam ama ne Aylin, ne Nil benim için matah bir şarkıcı değiller hayatımda şarkılarını almadım, dinlemedim, söylemedim.

    Peki köşe yazarlığı? Baban Zülfü Livaneli ise oluyorsun. Şarkıcılığın vasatsa ama işte arkan varsa köşe yazarı da oluyorsun. Her malın bir alıcısı vardır okuyanı da vardır.

    Ama iş oradan, buradan bir şeyleri araklamaksa işte o zaman sadece kul hakkı değil, 4 yıllık basın yayın okulu bitiren, gerçekten gazeteci olanların hakkını çalmak değil hırsızlık da oluyor şöyle ki, tesadüfen bunlardan birinin köşe yazısı(!)na denk gelmiştim çünkü yazının başlığı dikkatimi çekmişti: HAYAT BİR BOYAMA KİTABI.

    Hmmm...ne tesadüf İsveçli ünlü topluluk ABBA'nın solisti Agnetha'nın ünlü şarkısı (ABBA sonrası şarkısı) da MY Coloring Book ....kız da zaten uzun yıllar İsveç'te yaşamış muhtemelen ABBA seviyor ve bu şarkıdan da enaz benim kadar haberi var çünkü ben orada yaşamasam da ben de ABBA hastasıydım. Agnetha'yı da o şarkıyı da çok severim...

    yaaa...söylesen esinlendim der en fazla...sen dahil şu blogda köşe yazarı olacak arkadaşlarım var ama sizlerin babası ünlü şarkıcı, abisi bilme kim olmayınca olmuyor:( bana da senin senaryoları çekmeyiz sen ünlü değilsin diyorlar al sana Kalbimdeki Deniz, severek izliyordum. Dizide Fikriye diye bir karakter var, kafasını çarpıyor kötü iken iyi oldu, aylar sonra kafasını yine çarptı bu sefer iyi iken kötü oldu. Yalanım varsa sen bunu görene kadar yaşamayayım..o derece..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dizilerin durumunu bilmeyenimiz var mı, rezalet. Biraz iyisi yabancılardan uyarlama-aşırma oluyor, o kadar. Rezalet her yerde...

      Ve bu ülke en ufak bir şeye yeltendiğinde "torpilin var mı?" diye soran insanlarla dolu. Bunu ev kadınından esnafına, memurundan amirine herkes soruyor. Öyle kanıksamışlar rüşvetsiz-torpilsiz iş görülmeyeceğini. Böyle memleketten ne beklersin ki...yuh olsun!

      Sil
  6. Ha unuttum.
    kafa çarptı kötüyken iyi oldu
    Tekrar kafasını çarptı iyiyken kötü oldu dedim ya, sitcom olsa eleştimem, bir şey demem ben de Karpuz Apartmanı'nda kafa çarpma kullandım ama adı üstünde o sitcom zaten her şey komik olacak, fazla ciddi olmayacak, ne kadar klişe komiklik' varsa herkes tepe tepe kullanabilir sitcomda, sitcomun kuralı bu:) Kalbimdeki Deniz ise akşam yayınlanan dram dizisi.!!!!

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)