9 Şubat 2014

-18 KİTABI

Memleketin hali etvarı ortadayken edebiyat vesaire yazmak içimden gelmiyor. Ancak bloglarımız böyle zamanlarda kaçış yeri işlevi de görüyor; sığınılacak bir liman... (İnterneti de elimizden alıp eciş bücüş bir şey yapmaya çalışıyorlar zaten. Ama ne demişler Sultan Süleyman'a kalmadı bu dünya!*)


Başlığa geleyim. Bu kitap kesinlikle 18 yaşından önce herkese okutulmalı. İnsanı birey yerine koymanın, daha doğrusu insanı insan yerine koymanın romanı çünkü. Sürüden ayrılmak gerektiğini, ne kadar güç olsa da aslolanın bu olduğunu, profesör,vali, doktor ya da mühendis değil önce yolunu arayan bir insan olmak gerektiğini anlatan bir roman: Demian. Kimlik ve gelecek kaygılarıyla, kariyer dayatmalarıyla boğuşup kapitalizmin önüne civciv gibi atılacak gençlerin okuması lazım bence. En azından ben kendim şahsen 16 yaşımda tanışmak isterdim bu ya da benzeri bir kitapla.

Bozkırkurdu'nun hatrına aldığım bir Hesse romanı bu, ki elime ilk aldığımda kesinlikle sıkıldığım, sanırım hiç bitiremem dediğim bir kitaptı.

Kısaca, on yaşlarından onsekizine kadar bir delikanlının (Sinclair) ergenlik, kendini, yolunu bulma, hayatı anlama serüveni; içsel yolculuğu. Bu yolda ona destek olacak ilk ve en önemli kişi de Demian olacaktır.

Hesse'nin Jung'un çalışmalarını izlediğini bu kitapta rahatlıkla görüyoruz. (2. Dünya Savaşında kitapları Naziler tarafından yakılmış Hesse'nin. Savaştan zarar gören ailelere ve esirlere yardım eden Hesse, bunalım geçirir ve Jung'un öğrencisi Lang ona psikanaliz uygular. Lang ile dostlukları gelişir...)

Kitapta Habil- Kabil kıssası (ne bereketli bir kıssaymış bu ha, ha bire üzerinden romanlar, hikayeler yazılıyor:))  üzerine yeni bir yorum getirerek romanın çekirdeğini oluşturmuş Hesse... Yine Avrupa medeniyetinin ruhu arka plana atması ile geldiği hal, Hristiyanlığın katılığına, tek taraflılığına eleştiriler getirmiş. Mesela cinselliğin Hristiyan geleneğinde de şeytanın işi, günah gibi görülerek gençlere bundan hiç bahsedilmeyişi, oysa Tanrı her şeyi yaratmışsa cinselliğin ve diğer tabu ilan edilen şeylerin de onun eseri olması gerektiğinden bir bütün olarak ele alınması gerektiği... İyilik- kötülük, ying-yang, kadın-erkek... her şeyin bir çift, zıtlıkların bir bütünü olarak kabul ve hoş görülmesi gerektiği...

Bütün bunlarla yeni bir oluşum/dinden/Tanrıdan bahsediyor ama kast ettiği insanın makine olmadığının, tekipleşmemesinin gerektiği. Kendini olduğu gibi kabul edebilmesinin lazım geldiği... bunları kapsayan bir anlayış diyor Hesse.

Bir şeyi isteyince çok istmek gerek diyor bir de. Alıntı yazmak isterdim ama her biri birer paragraf sürünce pek pratik olmuyor. Sayfaların fotoğrafını mı çekip koysam acaba?

Bir de, Hesse'nin kahramanlarını intiharın kenarına getirip getirip geri döndürmesine bayılıyorum. Hesse kesinlikle benim yazarlarımdan biri...

Çevirmenimiz usta Kamuran Şipal'e selam bu arada. Öykülerini çok merak ediyorum Şipal'in.

Afa, 1990 basımıydı elimdeki kitap, diyerek nokta koyalım.

* Mabel Matiz'i dinlemem, ama bu şarkı güzel olmuş böyle...

15 yorum:

  1. yazınız efendim, memleketin hali hangi ahval ve şerait içinde olsa da yazınız. yazmazsanız on yıllar sonra edebiyat derslerinde kimse sizden bahsetmez. yazar çağını anlatana değil yazana denir.

    YanıtlaSil
  2. Çocuklara Demian'ı önereyim o zaman.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocukların ne kıvamdalar bilmiyorum açıkçası, ama okumadan bilemezler :)

      Sil
    2. Kıvamına geleni var gelmeyeni var. Hiç olmazsa gelenler okusun. :)

      Sil
  3. okusunlar tabii, okumaktan zarar gelmez, olsa olsa çok soru sorarlar, bu da en iyisi :)

    YanıtlaSil
  4. şipalin öyküleri var evet.

    hesse sölemiştim sanırım en sevdiğim yazar ya.
    her kitabını kaç defa okudum yaaa.


    (geçenlerde gelmiştim sana haber vermeye ya. bloguma baksana diye. gördün mü bilemedim ki. ilk kitabım çıktı ya. denemeler işte)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tebrik ederim, insanın kendi emeğini basılı ve dağıtımda görmesi güzel bir şey.

      Sil
    2. Ben de kitap çıkarıcam " Cin Ali'nin oğlu".. üfür üfür ipe diz, tarzında olucak.

      Sil
  5. Bozkırkurdu'nu beğendiniz mi? Herman Hesse benim favori yazarlarımdan. ama Bozkırkurdu nu henüz okumadım.
    George Orwell'in "Bin Dokuz Yüz Seksen Dört " adlı senaryosu kurmaca. Onu dışarıda okuyanların kanı donar ama biz ülkemizde yaşıyoruz değil mi? Aynen oradaki gibi sansürleri yasaklar, aynen oradaki gibi derin devletler, dikkatli olun biri bizi izliyorlar. Halkın beynini yıkamalar.((((
    Bu duruma gelmemize tek sebep okumamanın cehaletliğidir diyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bozkırkurdu da ilk başlarken temkinli olduğum bir kitaptı ama ilerledikçe çok sevdim.

      70-80 milyon insanız....Okuyan ve kendi kafasıyla düşünebilenimiz ne kadar acaba?...Evet...

      Sil
  6. Hesse'den Rosshalde var elimde, Siddharta'yı da okumak istiyorum, bu kitabınıysa bilmiyordum, okuma listeme ekledim, teşekkürler:)

    YanıtlaSil
  7. görmemişim bu postunu , yorum yapmadığıma bakarak söylüyorum , belki de görüp senden kapmışımdır bilemedim ama iyi kitap :D Şu intihar kısmı benim de çok hoşuma gidenlerden :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Ortak bir kitap üzerinde konuşmak çok güzel oluyor. Seviyorum böyle durumları.

      Sil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)