26 Haziran 2016

24 Haziran

Cenaze namazını "cafcaflı" bir şey sanırdım.

Meğer musalladaki padişahlık iki dakikadan fazla sürmüyormuş.


Aras, şadırvandan pet şişesini doldurup doldurup annesinin yanına, dış avluya geliyor ve serpiyor suları yere.


Annesi yere değil çiçeğe dök diyor.

Çalı gibi bir şey var, çiçek dediği, ona dökmeye başlıyor Aras.

Üç kapkara, yalınayak, üstü çıplak çingene çocuk gelip dolanmaya başlıyorlar avluda. Aras'ın annesi bozuk para veriyor en küçüğüne. En küçüğü ileri geçip büyüğüne veriyor parayı. Büyüğü kaparcasına alıyor parayı elinden.

Vakit yaklaştıkça cemaat birer ikişer artıyor.

Kamet...
Sonra kadınları iç avluya çağırıyor yaşlı bir adam.

Uydum imama...
Hatun kişi niyetine...

İlk kez bir cenaze namazındayım,
Evet, onun cenaze namazında olmalıydım.
Ağlıyorum yol boyunca.

Ayşe anne öldü.

Son bir kez göremeden...

Aklımda hep o gülen yüzü ve sesi ile,

Ayakta, kolları sıvalı,
"Fasulye tava yapıyorum, gelin beraber yiyelim" diyor

Ağlıyorum durup durup.

Genç ölümleri için göğ ekini biçmiş gibi der Yunus.
Göğ ekin, yani yeşil, daha olmamış, görevini tamamlayıp buğday olmadan,

Ya böyle birdenbire gidişler için?

Yarım kalmışlık duygusu...
Sanki ben kendim öldüm biraz da.

Mekanın cennet olsun Ayşe anne.



9 yorum:

  1. Boğazımda bir düğüm okudum yazını.:(
    Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olur umarım.

    YanıtlaSil
  2. Amin... yokluğuna alışmam epey zaman alacak görünüyor. ...

    YanıtlaSil
  3. Başınız sağ olsun :(

    YanıtlaSil
  4. Başın sağolsun. Ben de anneanneme Ayşe anne, derdim. İçim bir tuhaf oldu:-(
    Selamlar,

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)