27 Kasım 2012

WORLDCARD NASIL B.K CARD OLDU YAHUT: BU LAF ÇOK KOYDU BANA




"Bankanızın İzmir Balçova Şubesine, worldcard adı altında sunduğunuz kredi kartı için 6.11.2012 tarihinde başvurdum. İlgili bireysel müşteri temsilciniz (Erengül Hanım)emekli maaşımın SGK sisteminden dökümünü aldı, kimliğimin fotokopisini çekti ve başka bir belgeye ihtiyaç olMAdığını,kurye ile akşam evrakları göndereceğini,hafta sonunda ilgili cevabın geleceğini söyledi. Dün itibariyle, postama ulaşan 79723982/KD belge no'su ile merkezinizden gönderilen belgenin sonunda talebimin red sebebi: "Beyan etmiş olduğunuz geliri belgeleyememeniz ya da eksik belgelemeniz"  olarak bildirildi.

Şubeye gidip bu reddin sorumlusunun banka çalışanı olduğunu söylediğimde önce itiraz edildi, sonra ise hakkını arayan bir vatandaşa çatıldığı anlaşıldığında  pişkin pişkin "evet,yanlışlık bizde,kusura bakmayın,müşteri hizmetlerini arayın ve neler gerekli öğrenin". Şeklinde bir cevapla karşılaştım.

2012 yılında verdiğiniz bankacılık hizmeti bu mudur? Yapı Kredi, -son tahlilde başvuru evrak şartları bir günde değişse bile- şube çalışanlarını anında bilgilendiremeyecek kadar "özürlü" bir şirket midir? Öyleyse Koç Holdinge yakışan bir yöneticilik  midir bu?

Çalışanınızın yaptığı işe ve şahsıma olan lakayt tavırları gözümde bankanızın değerini düşürmüştür.

Madem tüm süreci sürdürüp biz takip edecektik neden araya banka elemanlarını sokuyorsunuz? Ben kendim bu işi tek seferde daha düzgün yapardım!"


Evet sayın seyirciler, yukarıdaki yazıyı (babamın ağzından, çünkü başvuru sahibi o, anlaşıldığı üzere) "1ooo" karakter sınırı sebebiyle kısaltarak, ikinci denememde, Yapı Kredi Bankasının ilgili web sayfasından ilettim. Amma şikayet-öneri varmış; bana verilen takip numarası bir milyon yediyüzdoksanyedibin  üçyüzkırkyedi.

Yapı Kredi Bankasının yayınları kalitelidir, alır okurum. Ancak iş hizmete, müşteri memnuniyetine  gelince orada iki kere dururum…

Annem bahsettiğim olay karşısında "biraz" sinirlendiğimi görünce ( Bankanın 444 o 444 no'lu hattıyla 12 dakika boyunca konuşmamdan sonra :p) kısık sesle bana laf attı: "Seninle yaşanmaz."

Çok koydu bu laf bana.

İşini düzgün yapmayan insanlara tahammülüm çok azdır. Eğer bu beceriksizlik sistemin kendisinden kaynaklanıyorsa o sisteme de tahammülüm yoktur.

Neden tahammülüm az? İlki;
yıllarca aldığım endüstri mühendisliği eğitimim yüzünden. Sistem mühendisliği, yön-eylem analizi, kuyruk teorileri, karar verme süreçleri…daha adını saymayacağım bir çok "bilimsel metod" ve bilim dalı sayesinde, ilgili üretim ya da hizmet sistemini optimize etmektir görevimiz. Kısacası "bir yerde aksayan bir şeyi hemen görür, sebebini bulur ve düzeltmek için kolları sıvarız." (örneğin bankanın "queue sisteminin" çok dallanmış ve bu yüzden ilk gelen müşterinin  hizmet alımı süresini uzatan ve memnuniyetsizliği had safhaya çıkaran bir sistem olduğunu hemen görüyoruz. Keza, web sayfası da, 444'lü hattı da benzer  şekilde problemli….)Ve bu eğitimimiz, stajlarımız,projelerimiz,iş hayatımız boyunca görürüz ki bu metodlarla - hatta basit gözlemlere dayalı basit çözümlerle-  iyileştirelemeyecek sistem yoktur, sistemlerin çalışmamasına, verimsizliğine neden olan ilk faktör de elbetteki insandır. İnsan da "bir şey" değildir. Biz bu yüzden insanı çark dişlisi olarak da asla görmeyiz. Uzatmayayım.

İkinci sebebim adalet duygumun çok gelişmiş olması, haksızlıklara karşı tahammülümün olmayışı. Bu özelliğim saman alevi gibi olan koç burcu öfkemle birleşince, ilk etapta sesim biraz yükselir ve titrer. Kavga etmedim şimdiye kadar, hayır, ama sesimi yükselterek konuştuğum doğrudur.


Üçüncü sebep ise hemen hepimizdeki "hakkımızı arayamamak" endişesi…bu konuda başka bir yazım daha var taslaklarda ama buraya en azından şunu eklemeliyim:  Yazım için bir şeyler ararken nette, bir haber dergisinin başlığına rastladım "Hakkınızı Arayabiliyor musunuz?" ve giriş cümlesi şöyleydi:


Türkiye’de yaşayıp da devlet dairelerinde veya ticari alışverişlerde haksızlığa uğramayan neredeyse yoktur. Peki, haksızlık karşısında ne yapıyorsunuz? Eğer hâlâ üzerine bir bardak soğuk su içiyorsanız haksızlıkların bitmesini daha çok  beklersiniz!

Başka da lafım yok sayın hakim :p



22 yorum:

  1. Bi önceki yazıya yaptığım şikayetlenme yorumunu yok sayabilirsin.. Ama bu yine de senin yaptığın işin karman çormanlığını değiştirmez. Reader üzerinden ulaşmaya kalkışıldığında, yayında yok yazısı ile karşılaşıyorsun ki bu da yazıyı kaldırıp tekrar yayınladığını gösterir. Demek ki hizmet birinci sınıf değil, dikkatli olunuz!.:P
    Not: İşiniz mi yok allasen, kredi kartı için YKB ile uğraşıcam.. Koçtan olsa olsa otomotivci, buzdolapçı olur; bankacı olmaz.:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. feedback için teşekkür ederiz, en kısa sürede ilgili birimce size geri dönülecektir :p

      Sil
    2. tez zamanda Ziraat Bankasının eline düşesin e mi.:P

      Sil
    3. kötü mü ziraat de, hiç bulaşmasın babam oraya o zaman :p

      Sil
  2. her şey bir yanada çalışanın müşteriye yaptığı lakayıt tavır kesinlikle müdahale edilmesi gereken bir durum..Zira orada sizin sorununuzla ilk muhattap kişi sizi karşılayan çalışandır..Bir de bankaların hepsi aynı al birini vur ötekine :) o derece:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. maalesef öyleler, valide hatun da belki bu yüzden sakin olmamı istiyordur,sonuçta hepsi aynı!

      Sil
  3. müşteri temsilcilerimizin vaktini boşuna harcamayın lütfen... öyle telefonda falan da ısrar etmeyin çünkü duvara çarparsınız... papağan gibi aynı lafı tekrarlayan bir sürü robotinsan orada oturuyor... daha ötesine geçmek de ayrı bir sorun... hakkını aramak isteyen densizleri yıldırmak için iyi bir politika değil mi? yabana atmayın büyük KOÇ şirketini ve diğerlerini... bilir onlar işlerini...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gerçekten yıldırma projesi, telefonla arıyorsunuz, önce bekletiyorlar ( ..temcilsine bağlanma süreniz tahmini 4 dakika diye de uyarıyor baştan) sonra şu şu ise derdin; ikiye bas,yoksa beşe bas...Web sayfasında dahi onların sıraladığı şikayet başlığını seçmezseniz meramınızı yazıp gönderemiyorsunuz! Gel de sinirlenme.

      Gerçekten de yıldırma projesi ve işlerini iyi biliyorlar.

      Sil
  4. hah haaaaa annen seni anlamıyoooo.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aslında anlaması lazım 35 senedir yanındayım :p Belki de diğer şirretliklerimle toplayınca hepsi için bi defada demiştir :p

      Sil
  5. Yazınızda bana da en çok koyan laf "seninle yaşanmaz" oldu. Ne acı değil mi hakkı olan birşeyi talep eden insanın "huysuz, müşkülpesent, kaprisli" sayılması. Ancak çok azımız bu cesarette olabildiğimiz için sanırım kendimiz gibi olmayanlara mutlaka kötü bir yafta yapıştırıp rahatlayabiliyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte beklediğim yorum buydu. Nasıl koydu o laf bi bilsen... :)

      Sil
  6. :))

    Bankacılar mı benden çekiyor ben mi bankacılardan bilmem ama benimde senden farkım yok bu konuda.

    Hakkımızı savunmazsak sürekli pasifize ediliriz.

    Boş ver hakkını aramak tek olmak anlamına geliyorsa bile hiç bir zaman vaz geçme :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O bankacılar ve emlakçılar var ya...yatacak yerleri yok kardeş :)(Deniz alınma sen,yarası olanlar gocunsun :p)

      Ben uzun yıllar sessiz kaldım bu tip şeylere karşı. Artık tam tersini yapıyorum.Haliyle bir birikinti ve onun getirdiği sinirlilik de oluyor, buz gibi sakin kalıp da bu konuşmaları yapmayı isterdim tabii :p

      Sil
  7. Kşke bunu yapan yanlızca yapı kredi olsa..
    Bi çok şirket reklamını yapma ürünü satma konusunda üst seviyedeyken müşteri memnuniyetine gelince iş sınıfta kalıyolar..

    Anlıyorum seni..
    Benzer durumu eşimde yaşadı..
    O çok anlamadığı için sabrıda olmadığı için bu konulara , ben ilgilendim..
    Sırf bu yüzden savcılık ,davalar dilekçeler uğraştık durduk..
    Sonunda bi özürü bile çok gördüler ..
    Yazık..

    Annene de üzülme hiç sen :) anneler hem söyler hem sever ;)
    Ben kızıma neler söylemiyorumkiii ah ah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, iş reklama gelince mangalda kül bırakmıyorlar, en albenili ,en yalanlı reklamlar bunlarda maalesef.

      Ülkemizde hak aramak bile böyle zorlaştırılırken herkes daha başlamadan cayıyor...Mahkemeymiş,davaymış,şimdi kaç sene sürer filan diyoruz...Sonunda da güçlü olan haklı oluyor, yahut abuk bürokratik bir sebepten haksız bulunuyorsunuz..

      Ah valide sultanlar ne diyim size ki :p

      Sil
  8. Bu sev,mli şeyle bugün bana da komiklik ettiler :) İstanbul a gitmeden evvel telefpn açıp bana kredi kardı vermek istediklerini sçyelediler.. Peki dedim. Tek kredi kullanıyorum yıllardır, şkşncş karta evet dedim. Çabuk evet dediğim için şaşırdılar bile. SOnra dedim ki 10 gün kadar yokum olaki kartım onaylanırsa Kasım ın 27 sinden sonra gönderin çünkü ev boş kimse yok. gayet anlaşılır konuştum not aldılar felan. Sonra bir mesaj kartım ben yokken eve gelmiş evde olmadığım için banka merkezine iade edilmiş. Telefon aöçmaya bile mecalim yok alsınlar kartlarını kafalarına çalsınlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Sabah mesaj atmışlar, kartınız onaylandı diye. Şimdi mi akılları başlarına geliyor? Babama senin dediğinin aynısını dedim: alsın başlarına çalsınlar, kabul etme geldiğinde. O kadar da kızdım yani:)Yahu böyleleri için bi' laf vardır hani; lafı neresinden anlıyorsun diye, o hesap. Türkçe
      mi bilmiyorlar yoksa?

      hoşgeldin bu arada İzmir'e.

      Sil
  9. Sanki inadına yapıyor. BU sefer de iki yazıyı birden kaldırmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. işim gücüm yok sırf seni kızdırmak için uğraşacağım,hıh :)

      Sil
  10. Annen dediyse doğru demiştir, tanır evladını neticede. ayrıca 1 milyon şikayet az bile bence, para ve insanla çalışan bir sektörden bahsediyoruz 70 küsür miyonluk ülkede...

    kolay gelsin ayrıca.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şimdi sana kocamaaaaaaaan bi cevap yazardım ama işim gücüm var :p

      Sil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)