9 Mayıs 2011

YALNIZ GEZENİN DÜŞLERİ

İşte yeryüzünde yalnızım; kendimle başbaşayım; artık ne kardeşim var, ne bir benzerim, ne dostum ne de ait olduğum bir toplum. İnsanların en şefkatlisi, en cana yakını, bu insanlar arasından söz birliği ile dışlandı.Bunlar, olanca kinleriyle hassas ruhuma hangi azabın daha çok dokunabileceğini araştırıp beni kendilerine bağlayan bağları kesip attılar. Onları istemedikleri halde sevebilecektim. Sevgimden ancak insan olmaktan çıkma yoluyla kurtuldular…

Ah! Beni nasıl bir kaderin beklediğini önceden nasıl bilebilirdim? Esiri olduğum bugün bile olanları aklım bir türlü almıyor. Hep aynı adam olan, hâlâ aynı adam olan ben, günün birinde bir canavar, bir katil sayılacağımı, insan ırkının korkusu, ayaktakımının oyuncağı olacağımı, gelip geçenlerin vereceği tek selamın yüzüme tükürmek olacağını, bütün bir kuşağın anlaşarak beni diri diri gömmekten zevk alacağını nasıl tahmin edebilirdim?...


…Usta,becerikli, ikiyüzlü ve ihtiyatlı olmadığım gibi; dürüst, açık sözlü,sabırsız, taşkın biri olarak çırpındıkça daha çok battım ve düşmanlarıma bana daha çok kötülük yapma fırsatı verdim…

Ama hâlâ geleceğe güveniyor ve daha insaflı bir kuşağın, bugünün kuşağının, gerek hakkımdaki yargısını,gerekse bana olan davranışlarınıinceleyip kendisini yönetenlerin hilelerini meydana çıkaracağını ve beni olduğum gibi göreceğini ümit ediyorum…

…Kişiler ölse bile kurumlar ölmez ve bana karşı duyulan kin, bu kurumların yöneticileri değişse bile hiç değişmiyor…

…Denemeler’i sadece başkaları için yazmışken Düşler’i sadece kendim için yazıyorum…

Başıma gelen ilk felâketler başlar başlamaz talihime isyan etmemesini ve bugün verdiğim kararı vermesini bilseydim, insanların bütün çabalarının, çirkefliklerinin bana hiçbir etkisi olmazdı…

…Doğruluk ve açık sözlülük insanlar için işte böyle cinayet sayılıyor ve kendileri gibi sahtekâr ve kalleş olmamaktan başka suçum olmadığından, çağdaşlarıma kötü ve merhametsiz görünüyorum…

Kitabın adı: Yalnız Gezenin Düşleri (Les reveries du Promeneur Solitaire- 1782)


Yazarı: Jean Jacques Rousseau; 1712- 1778 (Bu Fransızlar İngilizlerden de çok harf müsrifi canım, Jan Jak Russo işte! Oturup zırt pırt da Jean Jacques Rousseau yazacak değilim; Russo neyimize yetmiyor.)

Çeviren: Ester Yanarocak

Yayınevi: Bordo-Siyah

Basım yılı: 2004

“Russo; Fransız yazar, düşünür ve siyaset kuramcısı. Aydınlanma çağında yetişmiş olmasına rağmen uygarlık eleştirisi ve “doğaya dönüş” önerisiyle romantik akıma öncülük etmiş, monarşiye karşı halk üstünlüğünü savunmasıyla da Fransız devrimini özellikle jakobenleri etkilemiştir.


Annesi doğum yaparken öldü, saatçilik yapan babası da hapse girmemek için Cenevre’den kaçtı. Annesinin zengin akrabaları yanında ezilen Russ o,16 yaşında Cenevre’den ayrıldı. Tanıştığı Madam de Warens’in evine yerleşip tutkuyla okumaya başladığında,Russo hiç okula gitmemişti….Bu arada beste de yapıyordu…Saray bestecisi olup rahat bir hayat sürebilecekken bu yolu seçmemişti…”

“…Aydınlanma çağının bilime ve teknolojiye olan inancını ve güvenini paylaşmayıp bu konuda kötümserliğini ve karamsarlığını dile getirmekten çekinmemesi, onu,Aydınlanma’nın muhalifi değilse bile kıyasıya bir eleştiricisine dönüştürmüştür…”

Russo bu samimi notlarında son zamanlarını, sürgününü, hüznünü… anlatıyor. Sorgulamaları, itirafları da var. Bir günlük, bir iç dökme…Russo’yu sıradan bir insan olarak tanımada ipuçları barındırıyor haliyle…Zavallı Russo. Çocuklarını bile isteye yetimhaneye bırakmış Russo…Düşünen adam Russo, kırılgan Russo, insandan kaçan insansever Russo, anlaşılamayanlardan Russo…Tanıştığımıza memnun oldum Russo...

5 yorum:

  1. Önce bi hoşgeldin.ÇAbuk açılmış, iyi.:) Sonra da yazıyı okuyup yorumlayalım.

    YanıtlaSil
  2. Çok etkilemiş ama çok da tartışılır görüşlere sahiptir Rousseau (Bana bakma, ben alışığım ezbere yazıyorum.) Çoğunluk-azınlık; Milli Egemenlik üzerine görüşleri ile Jakobenleri değil sadece tüm akımların üzerinde etkisi olmuştur.Olmuştur ama kabul edilirliği tartışılır görüşlerdir bunlar. Yine de saygı ile selamlarız kendisini. Bu kitabını da ben okumamıştım.Epey ilginç görünüyor.

    YanıtlaSil
  3. Hoş bulduk.Kitap Russo'nun duyguları ve kişiliğini,son yıllarında hem de, kendi ağzından anlatıyor olmasıyla ilginç, evet.Ben de ilk kez Russo okumuş oluyorum bu kitabıyla.Sondan başlamış olduk ama olsun. Benim her işim terstir zaten:)

    YanıtlaSil
  4. İyi bir çeviri gibi görünüyor, orjinalinden araştırma konum için epey bir okumuştum ve beğenmiştim. J.J.R'ya merakım var, bakalım ne zamana kısmet okumak :)

    YanıtlaSil
  5. Evet, çeviride bir sorun görmedim, anlaşılır bir Türkçe. Tabii Russo'nun(Fransızca'nın da olabilir:)) karışık cümleleri olduğunu tahmin ettiğim bazı paragraflar/ uzun cümleler hariç:)

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)