Sayfalar

16 Mayıs 2018

Böyle Böyle Olmuş

Aysan (http://yagmursusuncabaslar.blogspot.com.tr/ ) deyince yazdım. Bissürü blog açıp kapasa da epeydir tanıyorum onu:)

Bir önceki yazımın devamı gibi de okunabilir bu mim. Buyrun.


Blog âlemine Ahmet Ümit hakkında internette araştırma yaparken rastladım. 2007'nin sonları. Eve de yeni internet mi bağlatmıştım acaba? Her neyse. İşten ayrılmışım, kendimi edebiyata vereceğim. Sağda solda bir Ahmet Ümit, polisiye, iyi roman filan gidiyor. Bakayım dedim kimmiş bu fani ben edebi sahalardan uzakken kaçırdığım.

Ararken şu bloga rastladım. http://www.enaryo.com/ Hah, dedim işte aradığım bu: Blog yazmak. Ena'nın kitap incelemelerindeki üslubu, detaylandırmaları beni çok etkilemişti. Bayağı bir gözümde büyüyordu ama blog açmak. Beceremem gibi geliyordu. Teknik olarak tabii. Yoksa blog mlog çocuk oyuncağıydı benim için:)  2008 Ocak'ta açmışım Mavikalemdekiler'i.

Bloga isim alma da bazen zor olur bilirsiniz. "Mavi Kalem"di aklımdaki ilk isim. Ama ne kadar popülerdiyse artık çoktan alınmıştı. Hadi Mavi Kalemde olsun dedim. I-ıh, o da olmadı. Ek eke derken en son Mavikalemdekiler oldu. Çift anlam taşıması hoşuma gitti sonradan. Bir kaç yıl sonra alt başlığı İngilizce yaparak asıl anlamını tercih etmiş oldum: In My Blue Castle. Asıl beni ve kişisel bir blogu yansıtan isim bu olabilirdi zaten:) 

Bloga ilk yazdığım yazı ile son yazı arasında dağlar kadar fark olduğunu düşünüyorum. Çünkü ben değiştim. Önceki yazımda bahsetmiştim. Hem üslup hem de düşünce, değerler arka planı olarak farklı biriyim artık. Akla kara kadar değil elbet, ama farklıyım.

Yakın çevremdeki insanlar blogu mu biliyor mu?

Annem, kardeşlerim,eşim ve birkaç arkadaşım bilir. Ama onlardan okuyanlar sadece burada kendi blogları da olan arkadaşlarım. Okumak ve yazmak nedir dersem sözlüğe bakacak insanlara ne blogum var derim ne öykü yazdığımdan bahsederim. 

Blog yazmak yaşantıma ne kattı ya da çıkarttı?

Çok şey öğrenmedim, ama insan tanıdım. Benim gibi belki de asosyalliğin eşiğinde duran biri için çok faydalı oldu bu. (Bu tarafı ayrı hikaye, açmayalım şimdi:))

Şu an blogunda kaç yayının var, görüntülenme sayısı nedir?

Bununla birlikte 735 olacakmış. Görüntülenme sayısı 212500 kusür. 

Ben hangi blogun  hikayesini okumak isterdim?

Şu anda bir ad bulamadım. Yapmak isteyen yapsın deyince de olmuyor sanki. Demiyorum öyle ama herkes özgür:)



4 yorum:

  1. ''Biliyorsun yağmur susunca başlar
    Üşüyorsun yetmiyor yine kumaşlar
    Ah çok benziyorlar yapraklar ve insanlar
    Mevsimlere göre solup açıyorlar''

    aslında birkaç güzel blog ismi daha var aklımda:)
    ama bu blog son benim için.

    sadece 4 blogumu kapattığım için üzüldüm.sadece orda kalıp öyle devam etmek isterdim.

    evet uzun yıllar oldu.senin geçmiş yazılarına dönüp okudum çoğunu.avram usta'nın yorumlarına denk geldim.ne huysuz bir bloggerdi:)

    eğer buralara uğruyorsa selam gönderiyorum kendisine.

    hemen hemen aynı zamana denk geliyor blog açma zamanlarımız.
    ben ilk açtığı blogda kalabilen bloggerleri kutluyorum.

    YanıtlaSil
  2. ben de sadece sinema yazıları yazacağım bir blog daha açmayı düşünmüştüm ciddi olarak, ama olmadı, ikiye ayrılamadım:) Tüm blogu değil ama sildiğim yazılar da oldu. Mime bu konular da eklenebilirmiş bak:)

    Avram valla aynı huysuzlukta devam ediyor:) Daha geçenlerde ses alabildim kendisinden, meşgul adam:) Blogunu sildiğini geçenlerde fark etmiştim. İnstagramda görebiliyoruz artık kendisini. Selamını iletirim bugün:)

    İlk yerinde olmasa da sürekli yazarak gözümüzü yollarda bırakmayan tüm arkadaşları kutlayalım bence. Sait Faik'in lafından bir laf türettim ben : Yazmasam ölmüyorum ama yazmasam olmuyor.

    YanıtlaSil
  3. Eski blog sahiplerinin 500.700 800 yazısını görünce kıskanıyorum gerçekten.
    Nice 700 yazılara

    YanıtlaSil
  4. Darısı başınıza:) Z
    aman öyle geciyor ki bir bakmışsın senelerdir yaziyorsun...

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)