22 Şubat 2018

TAŞIMA SUYLA DEĞİRMEN DÖNMEZ AMA HERKES AHMAK



Çiftçi Tv'yi izleyin.

Arada sırada.

Gerçekleri ilk ağızdan öğrenin.

Dün bir haber geçti. Hükümet çiftçinin mazot giderlerinin yarısını karşılayacakmış.

İsteyene 300 baş damızlık hayvan verecekmiş.

Voila! Ne güzel!


Güzel değil, çünkü belki yirmi yıldır böyle yapıyor devlet ama o kadardır tarım ve hayvancılık çöküşte.

Yerli ve milli atalarımız ne demişler: Taşıma suyla değirmen dönmez, ama herkes ahmak. Hepimiz.

Çiftçi Tv'yi ilk 20 kanalıma almıştım yazın. Nasıl bir kanal diye. Gerçekten çiftçiyle ilgili mi diye. İyi ki de almışım.

Seslerini duyurabildikleri bir kanal olduğu için şanslılar diyecektim ama sağıra davul zurna yetmez.

Geçen aylarda bir kooperatif başkanı anlatıyordu. Mazot desteği var sözde çiftçiye. 1 kuruş, 2 kuruş neyse. Vergisini her şeyini alıyor, sonra kuruş destek veriyor. Peki sene 2017, marinalardaki o bilmem kaç motor gücündeki lüks yatlardan devletin "hiç" vergi almadığını biliyor muydunuz?

Ben şahsen bilmiyordum. Tabii yerli gıda değil lüks yat sahipliği sektörü desteklenmeli!

Bugün de biri damızlık hayvan desteğinden bahsediyordu. Önceki desteklerden alan çiftçiler bin pişman. Niye?

*Çünkü gelen hayvanların otlayacağı çayır çimen mera yok.

*Çünkü gelen hayvanların bir kısmı daha ilk haftadan ölüyor hastalanıyor. Devlete karşı sorumlu oldukları için da daha ilk günlerden ağır bir borcun altına giriyor çiftçi.

İthal canlı hayvan macerasından da bahsettiler; onca yolu konteynerler içinde, üst üste,kendi pislikleri içinde gelen, pislemesinler diye yem ve su verilmeden eziyetle getirilen hayvanlar.... İhracatçı ülkedeki insanlar karşı çıkmış daha başta, böyle koşullarda hayvan taşınır mı diye?

Sonra da öyle hayvandan sağlık bekle. Dedim ya ahmağız diye.

Adam cümlelerini bitirirken şunları dedi:

Eğer hayvan desteği yapılacaksa önce bir bakılmalı

Etrafta mera var mı? Yoksa mahalle statüsüne geçilmiş ve etrafta villalar mı yükseliyor???

Bugün geneteğiyle oynanmış, hormonlu, ilaçlı, hibrid bilmem ne, insanı öldürmeyen, ama kanser, diyabet vs. eden gıda ürünlerine mecbur bırakıldıysak böyle taşıma su çözümlere sığınıldığından,

Kimsenin elini taşın altına koymak istemediğinden,

Küresel şirketlerin mallarını ithal etme kolaylığına -varsa vatan hainliği işte tam da budur- kaçmaktan.

12 yıl önce, Amerikanın bir meşhur firması, genetiğiyle oynannış mısırlarını bizim patronlara tavuk yemi olarak satmaya çalışıyorlardı. Sonradan ne yaptılar bilmiyorum.

Ha, sakın fabrikasyon tavuk yemeyin. Uzun zamandır yemiyorum ben de.  Sevdiğim halde.

Sabah sabah şiştim yine! Ne güzel Hayyam yazısı yazacaktım.

(Şeker fabrikaları olayını mı unuttum? Türkiye'de "yerli, milli, temiz, doğal şeker pancarı üretelim de şekerini yapalım diyen sermaye kafası mı var ki! Ne desek boş.)











4 yorum:

  1. Eline sağlık arkadaşım, işte vatana ihanet budur sen de belirtmişsin zaten. Cargill denen o firma istemiş şeker pancarı fabrikalarımızı kapatıp duruyorlarmış, zaten yıllar önce pancar üretimimiz sekteye uğradı bu ithal uyduruk diyorum ben şeker (şurubu) yüzünden, ama bunlar para kazansın ülke batsın umurlarında mı? Hayvanların halini gördüm pislik içinde yüzüyorlardı hepsi ölür onların, yasasalar da hasta olurlar etlerini yiyen hasta olur böö yani...:(( ben bazen diyorum ya sanki birileri bunlara
    "Türkiye'yi mahvedin" diye emir vermiş. :(

    YanıtlaSil
  2. Nereye kadar batacağız daha... Ben glikoz şurubundan yapilmiş gidalari tüketip dyabet_ obez olmak zorunda miyim? çoluk çocugumuz olak zorunda mi?..
    Benim bahsettigim firma da cargill idi. Adamlar yillardir sinsi sinsi dort koldan calişiyorlar...lanet olsun.

    YanıtlaSil
  3. Sorma....:( Hindistan'a yüzlerce çiftçinin intiharına sebep olmuştu bu Cargill, Monsanto filan...:( bu arada Sinatra yazını gördüm akışta, ben akşam saatlerinde diziyi hazırlayıp, düzenliyordum, çok meşguldüm, geç gördüm yazını ama tıkladım çıkmıyor, kaldırmışsın...:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sinatra yazisini duzenleyip yayinlayacagim:)

      Sil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)