15 Mart 2017

RİVAYET ODUR Kİ

Tevatürdür ki, annemin dedesi,  zamanın behrinde bir düğüne gider.

Düğünde de türkü söyler.

Ama ne düğün, ama ne türkü...


Dün öğrendik ki validemle, bu türkü Sivas Zara yöresine aittir.

"Aşağıdan gelir, eli develi
Devesinin boynu altın laleli
Kız gelin olalı burnun havalı
Ben seni kız iken seven oğlan.
Konma bülbül konma ağaç dalına
Seni de vurular yarin yoluna..."

Ve dedemin babasının, günümüzden en az  100 yıl önce bu türküyü söylediği düğün, gerçekten de sevdiği kızın düğünüdür. Ne ki ona yar olmamıştır...


Gözlerim doldu yazarken bile. Ben eskiden bu kadar duygusal değildim be.




* Nikâhına beni de çağır sevgilim diye basbas bağıran pacavra ile karsilastirdim da türküyü , ne kadar çiğ değil mi bu bilmem kac yüz yıllık türkünün yanında? 

4 yorum:

  1. O kadar çok ki, böyle sevdiğine varamayıp türkü yakanlar ve ne kadar nezih, kaliteli yapmışlar, dediğin gibi arebeskteki o bayağılık, banallık yok.

    YanıtlaSil
  2. Kavusamayinca adı aşk olur derler ya o yüzden söylenmiş galiba... Türküler bence sözlü klasikleri edebiyatımızın

    YanıtlaSil
  3. Offff! Bütün tüylerim ayakta... :/ Bu kadarcık, kuş kadar paylaşımla böyle derinden hissettiren hiç olmamıştı. Bravo! Gözlerimi de zor tutuyorum bu arada. :'/

    Teşekkürler, sevgiler... <3

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)