11 Şubat 2015

ÇAĞLAR

                                                                                              

Bazen bir ismi yinelersin. Yineledikçe kaybolur, kaybolursun. Bir dervişin zikir çekmesini andırır halin; altıgen bir işaret, taşta bir kabartma, sık  bir sakal, açık yeşil bir göz, sert bir yatak, ipek rüzgâr... bir şeyler, bir şeyler... insanın soyut kısmını yakalarsın, ürperti, bilinemezlik, hüzün ve bir parça kızgınlık, Tanrı'ya...karışık şeyler işte...belki bir gün anlatabilirim.


Bazen de yinelemeden tuhaf gelir o ad. Doğduğundan beri duyduğun, duyduğundan beri benimsediğin o dilin içinde bambaşka gelir, masaya niye masa demişiz mesela? Masa ne biçim bir kelime? Masa, masa, masa... Ya da gömlek? Neden gömlek?

Ya da öz adın dudaklarında garipleşir, kulağında hayretengiz bir yabancılığa ulaşır.

Bazı adlardan nefret ederken bazıları sebepsiz yere aşinadır, sevimlidir.

Çağlar  bu isimlerden biri. Ç ve ğ ile anadilin tadını doya doya yaşatan; Çağla, Çağlayan ile kadınlara yakışan, çağıldayan...coşkun, coşan... güçlü bir ad. İçindeki suyun berraklığı olmasa acımasız olabilecek bir ad...

Çağlar ismi, kuşkusuz Çağlar öldükten sonra daha çok takılır oldu kalbime.

Sanırım kardeşimin bu adla ilkokulda sevdiği bir arkadaşı vardı. Kuleli yıllarında da aynı adla bir arkadaşı oldu. İki farklı şehirde okuduğumuz için ne o benim, ne ben onun arkadaşlarını yakından tanıma fırsatı bulduk ama Çağlar, adını andığı birkaç arkadaşından biriydi. Kardeşimin düğününde oynadığı zeybek hâlâ gözlerimin önündedir. Unutamıyorum...

Ondan daha önce de bahsetmiştim burada, ama sildim galiba o yazıyı...

Çağlar'ın ölümüne sebep olan komutanının rütbelerinin söküldüğünü okumuştum en son gazetede. Dava açan annesinin bir resmi vardı sayfada... Kitaplığımı karıştırırken rastladım şimdi o kupüre... Yine üzüldüm, yine düğün gecesine gittim:( 

Çağlar'ın bir başka çağrışımı daha var, başka bir Çağlar, benim ne kadar "köşeli"  biri olduğumu görmeme (çok sonradan) vesiledir. İki Çağlar... aynı meslekten hem de, tuhaf.

Tesadüflere inanmayalı çok oluyor

bir ad daha var ki hayatımda tam anlamıyla dönüm noktaları oluşturmuş (evet!) iki insanın ortak ismi.  (Memleketleri bile aynı!) Bunu 2 yıl önce fark ettiğimde de şimdiki kadar tuhaf olmuştum.... Eğer o iki kişi şimdi karşıma çıkacak olsalar yakalarına yapışıp hesap sorarım: Ne hakkınız vardı benim hayatıma böyle girmeye! Siz olmasaydınız hayatım bambaşka olabilirdi şu an! *

Hayat garipliklerle dolu mu demişti ünlü bir yazar?
Peh.

(*Olur muydu gerçekten? )








4 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Yazıyı beğendiyseniz ve o tad iyi geldiyse sabah sabah ne ala.

      Sil
  2. Yaşama, insana, doğaya saygısız, vicdandan uzak olan karanlık insanlar, acımasızca böyle pek çok yaşamı yok ediyorlar.
    doğal yaşam serüvenini tamamlamasına izin verilmeden, yarı yolda yaşamı çalınanlar, ayrı bi üzüyor..
    öfkelendiriyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aklıma geldikçe nasıl kahroluyorum bilsen... Tuna var bir de, ah...

      insanlar ve adları, insanlar ve "tesadüfler".... bunlarla da kafam meşgul epeydir... yazıyorum bunları.....

      Sil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)