31 Aralık 2014

GÜNEŞ YÜZÜ

Arka pencereyi açtım. 9.30 civarı. Hava bulutlu. Mis gibi bir rüzgâr var. Üç güvercin arka arkaya mekanik sesleriyle uçtular, tepemden geçip gidişlerine baktım. Başımı kaldırıp yukarıya, üst katlara bakarak birşeyler görmeye çalıştım. Rüzgârdan uçuşan çamaşırlardan ve yırtık brandalardan başka şey göremedim. Çırpınan çaputlar olmasa  burada benden başka  yaşayanlar olduğuna inanmazdım.

Karşı binadaki gözlüklü kadın yine çamaşır asmaya çıkmış. İlk kez yalnız değil: küçük bir çocuğun mızmızlanan sesi var yanında.  Serince rüzgâr tertemiz esip geçiyor. Sonuna kadar açtığım sürgülü penceremi yarıya kadar kapatıyorum. Alt komşu çiçeklerini suluyor. Yeni uyanmış; saçları darmadağın. Kahvaltı bile etmeden çiçeklerinin yanına gelmiş. Kolay gelsin diyorum. Başını kaldırıp yüzüme bakıyor mahmur. Evet, kahvaltı bile etmemiş.

" Bu mayıs güneş yüzü görmeyeceğiz galiba" diyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)