16 Şubat 2014

Bugün ne ettim yazısı



Bu yazı iki türlü yazılabilir.  İlki  gevezelikle külhanbeyilik arasında tuhaf bir edayla:


Saçlarımdaki jöle kazık gibi olmuş, yıkamaya vaktim yok. Tarak geçmiyor len, yalandan bir bağladım, dansa gitmiyoruz nihayetinde. Valde Sultan kaç zamandır serzenip duruyor, havaların güzelinde evde tıkılıp kalıyorum diye, aldım hatun kişiyi yanıma, hoooop denize. Kafeler güldür güldür, dışarıda yer yok, malum öğleden sonraya kalmışız. Bu havada içeride oturulur mu, öyle olsa evde otururduk. İyi ki girişimci Türk insanı var: çimenliğe küçük masalar ve tabureler bile atmış abimiz.  Valde'anıma bi' çay ısmarladım, şöyle karabataklara, balıkçıllara  karşı. Yalnız trençkot biraz ince geldi, 15 dereceye. Akşama tıksırmasak bari, malum ağır bir hastalıktan yeni kalktık. Abicim, kaynıyor sahil. Manitasını, kankasını, veledini kapan gelmiş. Papatyalar açmış, martılar çığırıyor, uçurtmalar uçuyor filan. Epey bir rahatladım, bir hislendim, neredeyse şiir yazacaktım, o kadar yani. 

İleri doğru seğirttik sonra. O da ne abicim ileride bir şey var, kediyi merak öldürür, millet de birikmiş zaten. Gidip baksak ki banci camping vinçi. Bir banci campingimiz eksikti, o da oldu çok şükür. Daha ne isteyebilirim ki Allahtan :)



Ya da kişisel gelişimci / yaşam koçu edasıyla:

Üç dört yıl kadar önce sürekli dinlediğim bir radyo programı vardı. Programı yapan ve sunan adam, hayatımıza dair küçük noktalara değiniyordu. Hayatı ıskalıyoruz, diyordu. "Haydi bugün bir değişiklik yapın, birkaç saatliğine de olsa bir deniz kenarına inin, ertelediğiniz bir başka yere ya da. AVM'lere filan gitmeyin ha sakın, öyle yerlere değil… Yalnız ya da sevdiğiniz birileriyle… Bir banka oturun, denizi seyredin. Başka bir şey yapmayın. Sadece dinleyin,seyredin… hep şikâyet ettiğiniz, kendinize vakit ayıramadığınızı söylediğiniz o çemberi kırın. Sadece haz almak için yapın bunu. Amaaan, gitsem ne olacak ki, yapsam ne olacak ki, yine eski hamama döneceğiz… demeyin. Oturmayın tv'nin karşısında ezgin bezgin. Hiçbir fayda,çıkar düşünmeden çıkın, o an'ı  yaşamayı düşünün sadece." demişti bir keresinde.

Gerçekten de bu küçük ama döngü kırıcı kararlar balinaların nefes almak için su yüzeyine çıkmaları gibi önemli aslında. Gidin ve nefes alın.









2 yorum:

  1. Ah ahh! Gidilip nefes alınacak yer vardı da biz mi gitmedik bu kış günü. :)

    YanıtlaSil
  2. her şeyin hayırlısı :pp

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)