22 Ağustos 2013

Fikriye

 * Belki padişahlıktan, halifelikten kalma, bilmiyorum ama bizde bir yanlış var: Devlet kutsaldır.  Devlet "baba"dır. Bu çarpık kabul iliğimizi kemiğimizi kurutuyor. Kutsal olan devlet değil, insandır yani  devletin vatandaşı. "Sağdan soldan" hükümetler gelip gidiyor ama bunu anlayamadığımız- anlatamadığımız için hâlâ - adam gibi!- yeni bir anayasamız yok, hâlâ abuk subuk şeyleri tartışıyoruz, hâlâ ağır, adaletsiz vergiler ödüyoruz, hâlâ suç, işleyenin yanına kâr kalıyor… Hâlâ birbirimizi yiyoruz… Önce biz kendimizi insan yerine koymalıyız belki de.  Hizmet etmesi gerekirken sömüren, hırpalayan bir yapı, bu anlayış değişmeli önce…



* Okumak ve bakmak… İnternetin günlük hayatta yerini sağlamlaştırmasıyla bu iki fiilin yer değiştirdiğini görüyoruz. O kadar acelemiz var ki, okumuyor, bakıyoruz ve bir sonraki ekrana koşuyoruz. Sanırım internetin okuma eylemine zararı bu noktada: hızla geçiştirmek. (Edebiyatın da hızdan ve slogandan yana olmadığını düşünürsek bir kısım okurun  basılı kitap-dergi vb.de ısrarında bunun bir  faktör olduğunu söyleyebiliriz.) Okumak, bir sabır işi. Daha hızlı bilgisayarlar çıkıyor ve birkaç saniye geç açılan bir sayfa için sinirleniyoruz. Bu halde,  kitap okumaktan da, ekrandaki uzun bir yazıyı okumaktan da sıkılıyoruz.  Oysa okumadan değil bakarak, göz atarak, sadece başlığı okuyarak, ya da sloganları, aforizmaları  "beğenerek" hızla vakit geçirilen bu dünya ve onun "kullanıcısı" kendine "düşünme  payı" da ayıramaz… Dolayısıyla içselleştirilmiş, duygu ve düşüncelerle kalıcı hale getirilmiş bir okuma eylemi zor gibi görünüyor internet ortamında. 


8 yorum:

  1. Ne doğru tespitler bunlar,özellikle okumakla ilgili kısım,gerçekten üzücü..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bence internet kesinlikle bilgi ve okuma "mekanı" değil, ancak haberdar olma yeri olabilir...yine de başına oturduğumuz da saatlerimizi harcayabiliyoruz :(

      Sil
  2. Paternalist devlet anlayışı. Devlet babadır. İnsanlar onun çocukları... :/

    ikinci paragrafa ise tamamen katılıyorum. Bakmak ile okumak. Sekmelerden sekmelere yarışmak. Bu hataya sık düşüyorum ben de :( sayende farkettim. Sağol :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu ebeveyn devlet anlayışından kurtulmak lazım bir an önce. Çocuğun büyüdüğünü ve kendi ayakları üzerinde durduğunu görmeli artık!

      İnternet perhizi filan mı yapsak bir süre:)

      Sil
  3. çok özlü ve anlamlı bir yazı. harika yazmışsınız. tamamen katılıyorum.aynı duygu düşünceler içindeyim.
    yazınızı baştan sona yavaşça okudum..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tabi canım, sakin, telaşa ne gerek, şurada iki satır blog okuycaz, obari sakin olsun :) Teşekkürler.

      Sil
  4. Merhabalar;
    Blogunuzu yeni keşfettim ve hemen takibe aldım.
    288. takipçiniz benim.
    Bu arada çok hoş bir çekilişim var, muhakkak beklerim :)
    Sevgiler
    http://http://whiteglaze.blogspot.com/2013/08/beyaz-srn-buyuk-cekilisi.html

    YanıtlaSil

Ölümü görün yazın bi' şeyler, üşenmeyin :)